<div><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Herkese iyi hafta sonları,</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Borsa İstanbul’da gördüğümüz momentum, yabancı yatırımcıların tahvil ve hisse senedi tarafındaki artan iştahıyla destekleniyor. Aralık ayı enflasyonunun beklenti altı kalmasını ve Hazine’nin uluslararası piyasalardaki başarılı borçlanma aksiyonlarını, Türk varlıklarına yönelik iyimserliği artıran temel unsurlar olarak sayabiliriz. TCMB’nin veri odaklı şahin duruşu dezenflasyon sürecine dair güveni tazelemeye devam ediyor. Global tarafta ise ABD istihdam piyasasından gelen zayıf sinyaller, Fed’in faiz patikasındaki belirsizliği artırıyor. Trump yönetiminin dış politikada kurumsal sınırları zorlayan pragmatik çıkışları ve Grönland üzerinden tırmanan gerilim, transatlantik ilişkilerde yeni bir risk primi oluşturuyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Okuma süresi: 8 dakika 5 saniye.</p><h2 style='font-size: 24px'>Makroekonomi-Jeopolitik-Yurtdışı</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣&nbsp;Borsa İstanbul haftayı %6,11 getiriyle 12.200,95 puandan kapatarak oldukça güçlü bir performans sergiledi. Teknoloji endeksi (XUTEK) Aselsan öncülüğünde %16,33 yükselerek zirveye yerleşti. Perakende tarafı (XTCRT) %9,25 getiri sağlarken bankacılık endeksinin (XBANK) haftayı yatay tamamlaması rallinin bu aşamada sanayi ve teknoloji ağırlıklı ilerlediğini gösteriyor. JPMorgan’ın Kasım 2028 vadeli tahviller için yayınladığı alım önerisi yabancı yatırımcının Türk varlıklarına olan yapısal güveninin sürdüğüne işaret ediyor. Raporda vurgulanan "boğa düzleşmesi" senaryosu, enflasyondaki iyileşme ve ılımlı faiz indirimleriyle birleşerek makro dengelenmeyi destekliyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-85bd12b2-f89f-42c6-a985-5667fdbcbc1c.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣&nbsp;Aralık ayı enflasyonu %0,89 artışla piyasa beklentilerinin hafif altında kalarak yıllık bazda %30,9 seviyesine geriledi. Bu düşüşte mevsimsellik etkisiyle %3’ü aşan oranda gerileyen giyim ve ayakkabı kalemi belirleyici bir rol oynadı. Ancak manşet verideki bu rahatlamaya karşın üretici fiyatlarında yönün tersine döndüğünü ve yıllık ÜFE’nin %27,7’ye yükseldiğini not etmemiz gerekiyor. Gıda cephesinde işlenmemiş ürünlerdeki fiyat artışları yıllık enflasyonu yukarı taşırken, talep göstergesi olan dayanıklı mallardaki yavaşlama ise ivme kaybının sürdüğünü teyit ediyor. Goldman Sachs, Türkiye için yıl sonu manşet enflasyon tahminlerini %20 seviyesinde sabit tuttu. Banka yayınladığı raporda, çekirdek enflasyon göstergelerinin temmuz ayından bu yana ilk kez aralık ayında belirgin bir zayıflama gösterdiğine dikkat çekti. Mevcut yavaşlama sıkı para ve maliye politikası duruşunun yanı sıra Türk lirasındaki stabil seyirle uyumlu bir tablo çiziyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-d65410e6-a2b8-4cbc-ae95-692761723a1d.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;Yabancı yatırımcılar 2026 yılına oldukça iştahlı bir başlangıç yaptı. 2 Ocak haftasında fiyat ve kur etkisinden arındırılmış veriler hisse senedinde 102 milyon dolar net alışa işaret ediyor. Devlet İç Borçlanma Senetleri tarafında ise 289 milyon dolarlık çok daha güçlü bir giriş gözlendi. Haftalık toplam net alış 394 milyon dolara ulaştı. Son altı haftalık periyotta hisse ve tahvile gelen toplam kaynak 2 milyar doları geçti. Bu ivme yabancıların tahvil stokundaki payını %7,79 seviyesine taşıdı. Toplam hisse senedi stoku 33,9 milyar dolar olurken tahvil stoku 18,4 milyar dolar olarak kaydedildi. Aralık ayındaki 1 milyar dolarlık hisse alımı 2025 yılının en güçlü ikinci aylık performansı oldu.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-e30457c5-73ce-43fa-80a8-e481f0b34fc5.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;İSO Türkiye İmalat Sektörü İhracat Pazarları İklim Endeksi, aralık ayında 51,6 seviyesine gerileyerek son beş ayın en düşük oranını kaydetti. Kasım ayındaki 52,4 seviyesinden yaşanan bu geri çekilme, talep koşullarındaki iyileşmenin hız kestiğini gösteriyor. Buna rağmen endeks, eşik değer olan 50’nin üzerinde kalarak büyüme eğilimini üst üste ikinci yılına taşıdı. Orta Doğu pazarı, Birleşik Arap Emirlikleri ve Suudi Arabistan öncülüğünde ana büyüme motoru olma özelliğini korudu. ABD tarafında ise ivme Nisan 2025’ten bu yana en düşük seviyeye inse de ekonomik aktivite güçlü kalmaya devam etti.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-62a1bb3c-b8b6-4789-8800-2788de06192e.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>5️⃣&nbsp; Türkiye, 2026 yılının ilk günlerinde gelişmekte olan piyasalardaki borçlanma rüzgarına katılarak uluslararası piyasalardan toplam 3,5 milyar dolar finansman sağladı. İki aşamalı gerçekleştirilen ihraçta, 7 yıl vadeli dilim için %6,35 getiriyle 2 milyar dolar ve 12 yıl vadeli dilim için %6,90 getiriyle 1,5 milyar dolar borçlanıldı. Getiri oranlarının ilk beklentilerin altında gerçekleşmesi, ülke risk primine dair yatırımcı güvenini yansıtıyor. Hazine, 2026 yılı için planladığı 13 milyar dolarlık dış borçlanma hedefinin yaklaşık dörtte birini bu ilk operasyonla tamamlamış oldu.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>6️⃣&nbsp;TCMB Başkanı Fatih Karahan’ın Türkiye İhracatçılar Meclisi’ndeki açıklamaları, dezenflasyon sürecine dair güvenin ve veri odaklı şahin duruşun sürdüğünü gösteriyor. Karahan, 2025 yılında 2.505 firma ile yapılan yüz yüze görüşmelerden elde edilen verilerin politika kararlarındaki ağırlığına dikkat çekti. Rezervlerdeki artış ve KKM bakiyesinin sıfıra yaklaşması, finansal istikrarın tesisinde önemli birer başarı olarak not edildi. Hizmet grubunun dirençli kalemleri olan kira ve eğitim fiyatlarında beklenen iyileşme, önümüzdeki dönemde enflasyon ana eğilimindeki yavaşlamayı destekleyecek en somut beklentiler arasında yer alıyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>7️⃣&nbsp;ABD istihdam piyasası, aralık ayında beklentilerin altında kalarak 50.000 kişilik sınırlı bir artışla yılı zayıf bir ivmeyle tamamladı. İşsizlik oranı %4,4 seviyesine gerilemiş olsa da bu düşüş, işten çıkarmaların azlığından ziyade iş gücüne katılımın zayıflamasıyla destekleniyor. 2009'dan bu yana görülen en durağan işe alım dönemlerinden birini geride bırakan ABD ekonomisinde, Fed'in 2025 sonundaki üç faiz indirimine rağmen iş gücü piyasasındaki kırılganlık devam ediyor. Sektörel bazda konaklama ve sağlık sektörleri büyümeyi sürdürürken; perakende, inşaat ve imalat kollarında istihdam kaybı gözleniyor. Ücret artışlarının hız kesmesi ve uzun süreli işsiz sayısındaki artış, yaklaşan ara seçimler öncesinde tüketici güveni üzerinde baskı kurmaya devam edebilir. Mevcut tablo, Fed yetkililerinin ocak ayı toplantısında faizleri sabit tutma eğilimini güçlendirirken, piyasada temkinli bir bekleyiş hakimiyetini koruyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-65b3d744-c35d-469e-880c-11e45af224a7.png' width='100%' height='auto'/><div style="opacity: 0.75;font-size: 0.85em"><em>ABD’de tarım dışı istihdam artışı&nbsp;eğitim-sağlık ve kamu sektörlerinde yoğunlaşıyor. (ING)</em></div><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>8️⃣&nbsp;ABD Başkanı Trump, uluslararası arenada yetkilerinin tek sınırının kendi aklı ve ahlakı olduğunu belirterek küresel hukuk sistemine ihtiyacı olmadığını açıkladı. Karar merciinin bizzat kendisi olduğunu vurgulayan bu çıkış, ABD'nin dış politika vizyonunda kurumsal kuralların yerini şahsi pragmatizmin aldığını açıkça gösteriyor. Trump, Rusya-Ukrayna savaşında kendi müdahalesi sayesinde tam bir işgalin engellendiğini savunurken, NATO’nun finansal yapısındaki değişimleri de kişisel başarısı olarak niteliyor. Venezuela’daki askeri müdahalenin ardından bölgedeki ABD nüfuzunun uzun yıllar süreceğini ifade eden Trump, bu stratejiyi uyuşturucu ve suçla mücadele üzerinden gerekçelendiriyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>9️⃣&nbsp;Trump’ın Grönland’ı ilhak etme söylemleri, adayı 'zor yoldan' ele geçirme tehdidiyle küresel jeopolitik riskleri tırmandırdı. Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen, olası bir askeri müdahalenin NATO ittifakını sona erdireceği uyarısında bulunarak cepheyi netleştirdi. Beyaz Saray’ın bu çıkışı, Venezuela operasyonu sonrası müttefikler arasında askeri güç kullanımına dair endişeleri derinleştiriyor. Trump, adayı Rusya ve Çin’e karşı kritik bir ulusal güvenlik kalesi olarak tanımlarken henüz resmi bir finansal teklif sunmuş değil. Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun önümüzdeki hafta Danimarkalı yetkililerle yapacağı görüşme, krizin diplomatik bir satın alma zeminine çekilip çekilemeyeceğini belirleyecek. Stratejik konumuyla dikkat çeken bölgedeki bu gerilim, transatlantik ilişkilerde ciddi bir kırılma potansiyeli taşıyor.</p><h2 style='font-size: 24px'>Sektörler</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣&nbsp;Türkiye’nin sanayi üretimi Kasım ayında aylık %2,5 artış kaydetti. Bu rakam, ekim ayındaki %0,8’lik daralmanın ardından gelen net bir toparlanmaya işaret ediyor. Yıllık bazda %2,4 büyüme gösteren endeksin ana itici gücü, aylık %3,1 yükselen imalat sanayii oldu. Madencilik sektöründe aylık %4,8 oranında görülen gerileme ise üretimdeki sektörel ayrışmayı ön plana çıkarıyor. Elektrik, gaz ve iklimlendirme tarafındaki zayıf seyir yıllık %2,0’lık düşüşle devam ediyor. Genel tablo, reel sektörün dördüncü çeyrekte yeniden ivme kazandığını kanıtlıyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-245c5312-b48c-4e01-826b-8690f8ed3dbe.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣&nbsp;Türkiye otomotiv pazarı 2025 yılında 1 milyon 368 bin 400 adetlik satışla tüm zamanların yıllık rekorunu kırdı. Bir önceki yıla göre %10,49 büyüme kaydeden pazarın ana taşıyıcısı 1 milyon adedi aşan otomobil satışları oldu. Tüketici tercihlerinde SUV gövde tipi %61,9 pay ile liderliğini perçinledi. Vergi avantajlı C segmenti araçlar ise toplam otomobil satışlarının yarısından fazlasını domine etmeye devam ediyor. Hafif ticari araç tarafında görülen %10’luk genişleme, ticari faaliyetlerdeki dinamizmin korunduğuna işaret ediyor. Söz konusu tablo, otomobilin Türkiye'de hala en güçlü ihtiyaç ve yatırım araçlarından biri olduğunu kanıtlıyor. Otomotiv bülteninde sektörün son dönemde öne çıkan gelişmelerini detaylı olarak ele aldık. <a href="https://fintables.com/arastirma/bultenler/sektorel-gorunum/sektorel-gorunum-ocak-2026-otomotiv-bulteni">Linkten</a> ulaşabilirsiniz.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-37e29580-62f6-4f68-a0de-281072cf5625.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;2025’in dördüncü çeyreğinde sanayi talebindeki zayıflama elektrik üretiminde duraksamaya yol açarken, devam eden kuraklık hidroelektrik kaynakların payını azaltarak fosil yakıt bazlı üretimi öne çıkardı. TL bazlı fiyat artışlarına rağmen USD bazlı gerileme ve kur hareketliliği, şirketlerin ciro performansları üzerinde belirleyici oldu. Şirket bazlı operasyonel ayrışmaları ve üretim verilerinden hareketle oluşturduğumuz tahmini finansal beklentileri <a href="https://fintables.com/arastirma/yazilar/sirket-analizleri/2025-dorduncu-ceyrek-enerji-uretim-sirketleri-icin-nasil-gecti">araştırmamızda</a> bulabilirsiniz. Çalışmaya ek olarak <a href="https://fintables.com/arastirma/bultenler/sektorel-gorunum/sektorel-gorunum-ocak-2026-enerji-bulteni">enerji bültenimizi</a> yayınladık. Oradan da enerji sektöründeki son gelişmeleri takip edebilirsiniz.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-0391c3a5-17f7-4a1f-b7f2-fda0aeeae1e4.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;Goldman Sachs’ın son anketi, kurumsal yatırımcıların petrole yönelik son on yılın en karamsar beklentileri içinde olduğunu gösteriyor. Katılımcıların %59’u düşüş yönlü görüş bildiriyor. Bu negatif algı, sadece nisan ayındaki gümrük vergisi şokunda daha düşüktü. Küresel piyasalardaki arz fazlası fiyat baskısının ana kaynağı durumunda kalmaya devam ediyor. ABD’nin rekor üretim seviyeleri ve yeni arz kaynakları piyasa dengesini bozuyor. Brent petrol 61 dolar seviyelerinde tutunmaya çalışırken, Rusya-Ukrayna savaşındaki barış ihtimali ve Venezuela’nın piyasaya dönüşü endişeleri besliyor. Trend takip eden fonların WTI tarafında %91 oranında kısa pozisyonda olması piyasadaki satış iştahını açıkça kanıtlıyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>5️⃣&nbsp;Resmi Gazete’de yayımlanan kararla Bireysel Emeklilik Sistemi’nde (BES) %30 olan devlet katkısı oranı %20 seviyesine çekildi. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren bu düzenleme sadece Türk lirası cinsinden yapılan katkı payı ödemelerini kapsıyor. İşveren tarafından ödenen katkı payları ise mevcut hesaplama modelinin dışında tutulmaya devam edecek. Cayma hakkını kullanmayan katılımcılar için sağlanan ilave devlet katkısı tutarı 500 TL olarak belirlendi. Teşvik oranındaki bu geri çekilmenin sistemdeki fon büyüme hızına olan etkisi kısa vadede önemli olacak. Aralık ayının sonunda çıkan haberler üzerine bir etki çalışması yapmıştık.&nbsp;<a href="https://fintables.com/arastirma/yazilar/sektor-analiz/beste-katkinin-yuzde-20ye-dusmesi-neleri-etkileyebilir">Link</a>&nbsp;üzerinden erişebilirsiniz.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>6️⃣&nbsp;Goldman Sachs (GS), Çin çelik sektöründeki kapasite kısıtlamalarının beklenenden yavaş ilerlemesi nedeniyle üreticilerin kâr marjları üzerindeki baskının bir süre daha devam edeceğini öngörüyor. İhracat oranlarının yüksek seyretmesine rağmen GS, Baoshan ve Maanshan gibi sanayi devlerinin kazanç tahminlerini aşağı yönlü revize etti. Sektörde kapasite fazlasını dizginleme çabaları, özellikle emisyon standartlarına uyum sürecindeki zorluklar nedeniyle istenen hıza ulaşamıyor. Çelik üreticilerine yönelik bu temkinli duruş, liman stoklarının Kasım 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine ulaştığı demir cevheri fiyatlarını da negatif etkiliyor. Singapur’da 105,40 dolara gerileyen cevher, artan stoklar ve zayıf talep beklentisiyle dar bir bant hareketine sıkışmış durumda.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>7️⃣&nbsp;Türkiye, Suudi Arabistan ve nükleer güç Pakistan arasındaki savunma ittifakına katılma hazırlığıyla Orta Doğu ve Güney Asya'daki güç dengelerini kökten değiştirebilecek stratejik bir hamle yapıyor. Pakistan ve Suudi Arabistan arasında Eylül ayında imzalanan ve NATO’nun 5. Maddesi'ne benzer şekilde taraflardan birine yapılan saldırıyı "tümüne yapılmış" sayan anlaşma, Türkiye’nin katılımıyla genişlemeye çok yakın. Ankara, özellikle ABD’nin bölgedeki güvenilirliği ve Trump yönetiminin NATO taahhütleri sorgulanırken; Suudi Arabistan'ın finansal gücü ve Pakistan’ın nükleer caydırıcılığı ile kendi savunma sanayii yetkinliklerini birleştirmeyi hedefliyor. Bölgesel çatışmaların ve değişen ittifakların ortasında şekillenen bu pakt, Türkiye’nin savunma sanayii ihracatı ve jeopolitik ağırlığı için kritik bir dönüm noktası teşkil ediyor.</p><h2 style='font-size: 24px'>Şirketler</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣&nbsp;Karsan CEO’su Okan Baş, CNBC-e’ye yaptığı değerlendirmelerde, Avrupa odaklı büyüme stratejisi doğrultusunda her yıl ortalama %30 büyüyerek kıta genelinde %5,5 pazar payına ulaştıklarını belirtti. Ana hedeflerinin global bir marka yaratmak olduğunu vurgulayan Baş, ABD pazarındaki beş yıllık tecrübelerini JEST modeli için aldıkları 10 adetlik ilk siparişle yeni bir ticari aşamaya taşıdıklarını ifade etti. Renault ile süregelen üretim anlaşmasının 2027 yılında sona ereceğine dikkat çeken Baş, bu iş birliğinin uzama ihtimalinin yanı sıra farklı markalardan gelen yeni proje tekliflerini karşılayabilecek operasyonel esnekliğe sahip olduklarını açıkladı. Şirketin mevcut kapasitesini ve teknolojik yetkinliğini küresel ortaklıklarla çeşitlendirme stratejisi, orta vadeli gelir projeksiyonları ve pazar payı sürdürülebilirliği açısından kritik bir temel oluşturuyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣&nbsp;&nbsp;Türk Hava Yolları’nın aralık ayı verilerini öğrendik. Toplam yolcu sayısı yıllık bazda %13,5 artışla 7,3 milyon seviyesine ulaştı. Arz edilen kapasitedeki %9,2’lik genişlemeye karşılık ücretli yolcu kilometresindeki %11,7’lik büyüme, talebin kapasite arzını geride bıraktığını teyit ediyor. Bu dinamik, toplam yolcu doluluk oranını 1,9 puanlık artışla %82,6 seviyesine taşıdı. Özellikle dış hat yolcu sayısındaki %15,2 ve dıştan dışa transfer yolcusundaki %14,1’lik ivme, küresel pazar payının korunduğuna işaret ediyor. Kargo ve posta hacmindeki %15,9’luk artış ise ana faaliyet dışı gelir kalemlerindeki güçlü performansın sürdüğünü gösteriyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-589ba53c-3c85-4a97-8087-7c37020ccf1b.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;TAV Havalimanları, 2025 yılında operasyonel performansını koruyarak toplam ve dış hat yolcu sayısında %6’lık bir büyüme yakaladı. Portföyün son dönemde öne çıkan varlığı Ankara Esenboğa, AJet’in stratejik kapasite artırımlarıyla dış hat yolcusunu %14 artırmayı başardı. İzmir ve Almatı’daki dış hat trafiği istikrarlı büyümesini sürdürürken, Almatı iç hat operasyonları Pratt &amp; Whitney motor sorunlarının yarattığı kapasite kısıtlamalarıyla karşılaştı. Gürcistan rotalarındaki güçlü bölgesel talep ve Kuzey Makedonya’daki filo yenileme çalışmaları koltuk kapasitesini ve verimliliği destekledi. Orta Doğu’daki jeopolitik gerilimlerin yarattığı baskıya rağmen, Türkiye iç hatlarındaki bilet tavan fiyat düzenlemesi sektörel kârlılığı koruyan bir adım olarak öne çıktı.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-40343964-7852-43d9-8d24-462bf5e2d1fd.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;Sermaye Piyasası Kurulu, 30 Aralık 2025 tarihli bülteniyle, 2025 yılı içinde halka arzı onaylanan son şirketleri kamuoyuna duyurdu. Bu kapsamda, gayrimenkul portföyü yönetimi alanında faaliyet gösteren Z GYO ile plastik boru ve bağlantı elemanları üreticisi Formül Plastik’in halka arz başvuruları onaylandı. FRMPL ve ZGYO hakkında yazdığımız kısa bilgilendirme yazımıza <a href="https://fintables.com/arastirma/yazilar/sirket-analizleri/2025-te-onaylanan-son-arzlar-frmpl-zgyo">linkten</a> ulaşabilirsiniz.</p></div>