<div><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Herkese iyi hafta sonları,</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Piyasanın katalist eksikliği ve hikaye arayışı devam ediyor. Haftanın en belirleyici gelişmesi, hükümetin 2026 vergi artışlarını gerçekleşen yerine hedeflenen enflasyona endeksleme planı ve TCMB’nin sektörel enflasyon beklentilerindeki iyileşme sinyali oldu. Söz konusu gelişmeler tahvil faizlerinde geri çekilmeyi ve yabancı girişlerinin desteğiyle brüt rezervlerin 192,4 milyar dolarla rekor tazelemesini beraberinde getirdi. Önümüzdeki hafta, yılbaşı etkisiyle düşük hacimlerin sürmesi beklenirken, piyasaların ana odağı 5 Ocak’ta açıklanacak aralık ayı enflasyon verisinde olacak.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Okuma süresi: 9 dakika 23 saniye.</p><h2 style='font-size: 24px'>Makroekonomi-Jeopolitik-Yurtdışı</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣&nbsp;BIST-100 endeksi, global piyasaların tatil rehavetinde olduğu ve yön belirleyici bir gelişmenin bulunmadığı haftayı dar bir bantta dalgalanarak %0,42’lik değer kaybıyla 11.294,37 puandan tamamladı. BIST-100 endeksinde Oba Makarna (%15,36), Balsu Gıda (%14,97) ve Katılımevim (%14,49) en çok yükselenler olarak pozitif ayrıştı. Gram altının %4,82’lik primle haftanın en çok kazandıranı olurken, Euro/TL %0,87 ve Dolar/TL %0,17 yükseldi. Haftaya yıl başı haftası olduğu için piyasalarda düşük işlem hacmi ve zayıf katılım izlememiz muhtemel. Haftaya aralık enflasyonu için beklentileri takip edeceğiz. Aralık enflasyonu 5 Ocak günü açıklanacak. Piyasanın katalist arayışı devam ediyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-3ac53822-15d1-4807-ba08-6a005327eab6.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣&nbsp;Hafta boyunca sakin bir veri takvimi takip ettik. Haftanın yurt içinde kayda değer verisi sektörel enflasyon beklentileriydi. TCMB’nin aralık ayı sektörel enflasyon beklentileri raporuna göre, piyasa katılımcıları, reel sektör ve hanehalkı olmak üzere tüm kesimlerin 12 ay sonrasına ilişkin enflasyon tahminlerinde düşüş kaydedildi. Piyasa katılımcılarının beklentisi sınırlı bir iyileşmeyle %23,35’e, reel sektörün beklentisi ise %34,80’e geriledi. Hanehalkı beklentisi 1,34 puanlık azalışla %50,90 seviyesine indi. Genel beklentideki bu geri çekilmeye rağmen, gelecek 12 aylık dönemde enflasyonun düşeceğine inanan hanehalkı oranının %24,53’e gerilemesi ise beklenti kanallarındaki temkinli duruşun sürdüğünü gösterdi.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-68833494-0086-4eb3-9e7a-09a560e9555c.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;TÜSİAD tarafından yayımlanan rapora göre, yılın üçüncü çeyreğinde bir önceki çeyreğe kıyasla %1,5 oranında artışla 90,1 değerine yükselen Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), yıllık bazda ise %0,3’lük sınırlı bir gerileme kaydetti. İhracatçı firmaların rekabet gücündeki bu çeyreklik toparlanmada, yurt içi maliyetlerin genel olarak ılımlı seyri ve rakip ülkelerde dolar bazında yaşanan maliyet artışları belirleyici oldu. Yıllık bazdaki düşüşte işgücü ve finansman maliyetlerindeki artışlar sırasıyla 0,8 ve 0,1 puanlık negatif etki yaratırken, ara malı maliyetlerindeki olumlu seyir endeksteki kaybı sınırlayan ana unsur olarak öne çıktı. Buna karşın, rakip ülkelerde %3,5 artan enerji maliyetlerinin yurt içinde %11,6 oranında keskin bir yükseliş göstermesi, enerji kaleminde geçmişte sağlanan rekabet avantajının kaybedilmesine yol açtı.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;<a href="https://www.bloomberg.com/news/articles/2025-12-26/turkey-plans-modest-tax-hikes-to-aid-fight-against-inflation">Dün Bloomberg’de çıkan</a> habere göre hükümet, enflasyonla mücadelede Merkez Bankası’nı desteklemek amacıyla 2026 yılında akaryakıt ve yönetilen fiyatlardaki vergi artışlarını, geçmiş enflasyon verileri veya üretici fiyatlarına endeksli formüller yerine Banka'nın %16'lık yıl sonu hedefiyle uyumlu ve daha ılımlı bir seviyede tutmayı planlıyor. Bakanı Şimşek’in daha önce işaret ettiği "hedeflenen enflasyona dayalı artış" stratejisini yansıtan bu haberin ardından tahvil faizlerinde sert düşüşler gördük.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>5️⃣&nbsp;2026 asgari ücret maratonu, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan’ın açıklamasıyla sona erdi. Net asgari ücret %27 artışla 28 bin 75 TL, brüt ücret ise 33 bin 30 TL olarak belirlendi. 2025’in %30-31 seviyelerinde tamamlanması senaryosunda, asgari ücret artışının Piyasa Katılımcıları Anketi’ndeki %23,4’lük 2026 beklentisi ile gerçekleşen enflasyonun ortasında bir noktada belirlendiği görülüyor. Reel sektör cephesinde ise, işverene maliyetin 39 bin 553 TL seviyesinde tutulması ve devlet desteğinin 1.270 TL’ye yükseltilmesi, şirket bilançoları adına ‘dengeleyici’ bir unsur olarak öne çıkıyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-d0f227cf-2764-421e-b4e0-33d475301cda.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>6️⃣&nbsp;Merkezin Güncesi’nde çıkan araştırma yazısında Merkez Bankası ekonomistleri, temmuz ayından bu yana süregelen faiz indirimlerinin bankacılık sistemine ve kredi maliyetlerine nasıl yansıdığını verilerle analiz etti. Ekonomistlerin analizi, 650 baz puanlık politika faizi indiriminin, piyasada 690 baz puanlık bir gevşeme ile karşılık bulduğunu gösteriyor. Analize göre, indirimler en çok KOBİ’lerin finansman maliyetlerini rahatlattı. Büyük firmaların kredi maliyetleri 630 baz puan düşerken, KOBİ’lerde bu düşüş 750 baz puanı buldu. Ekonomistler, buna karşın bireysel tarafta (ihtiyaç kredileri) düşüşün 300 baz puanla sınırlı kaldığını, bunun da makroihtiyati tedbirlerin bir sonucu olduğunu vurguluyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>7️⃣&nbsp;TBMM’de kabul edilen yeni düzenlemeyle, iş dünyasında vergi matrahı üzerinde belirsizlik yaratan enflasyon muhasebesi uygulaması, Vergi Usul Kanunu (VUK) kapsamında 2025, 2026 ve 2027 yılları için ertelendi. Bu kararla devlet, geçici vergi dönemlerinde oluşabilecek "fiktif kârlar" üzerinden vergi alma veya matrah aşınması risklerini bertaraf ederek vergi hesabını basitleştirmeyi amaçlıyor. Ancak bu erteleme yalnızca vergi hesaplamalarını içeren yasal defterleri (VUK) kapsıyor. Yatırımcıların şirket performansını gerçeğe uygun görmesini sağlayan Türkiye Finansal Raporlama Standartları (TFRS) cephesinde ise değişen bir şey yok. Borsaya kote şirketler ve TFRS'ye tabi kurumlar, ekonomik gerçeklik gereği ve TMS 29 standardı uyarınca (3 yıllık kümülatif enflasyon %100'ün altına inene kadar) finansal tablolarını enflasyona göre düzeltmeye devam edecekler.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>8️⃣&nbsp;TCMB verilerine göre 19 Aralık haftasında Türk varlıklarına yönelik ilgisini sürdüren yabancı yatırımcılar, hisse senedi piyasasında 354,5 milyon dolar, tahvil piyasasında ise 202,8 milyon dolarlık net alım gerçekleştirdi. Yurt dışı yerleşiklerin tahvil stokundaki payları %7,4 seviyesine yükseldi. Yılbaşından bu yana hisse senedinde 2 milyar dolar, tahvilde ise 3,1 milyar dolarlık kümülatif girişe ulaşan yabancılar, aralık ayı başından itibaren her iki piyasada da alıcılı seyrini koruyor.  TCMB rezervlerinde de güçlü seyir devam ediyor. Net rezervler 0,8 milyar dolar artışla 80,3 milyar dolara ulaşırken, brüt rezervler 1,5 milyar dolarlık yükselişle 192,4 milyar dolar seviyesine çıkarak tüm zamanların rekorunu tazeledi.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>9️⃣&nbsp;Global ticaret sistemi, Trump’ın ördüğü tarife duvarları ve yeniden şekillenen tedarik zinciri dinamikleriyle dönüştürücü bir yılı geride bırakırken, 2026 yılına istikrar ve büyümeye yönelik yeni beklentilerle giriyor.&nbsp;<a href="https://www.bloomberg.com/news/articles/2025-12-24/trump-tariffs-usmca-global-trade-poised-for-rocky-2026?srnd=homepage-middle-east">Bloomberg’de çıkan analize göre,</a>&nbsp;ABD ithalatındaki %8’lik daralmaya karşın gelişmekte olan pazarların desteğiyle küresel hacimlerin dirençli kaldığı bu dönemde, uzmanlar 2025'i "tarife yılı", 2026’yı ise "tarife sonuçlarının hissedileceği yıl" olarak tanımlıyor. Önümüzdeki dönemin en kritik başlıkları arasında; ABD, Kanada ve Meksika arasındaki ticaret anlaşmasının (USMCA) zorlu geçmesi beklenen revizyon süreci, Kızıldeniz rotasının yeniden açılması ve ABD ekonomisindeki potansiyel ısınmanın yaratacağı lojistik darboğazlar yer alıyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-544fa056-87f6-42a2-8f1a-1ae50c4be5b4.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>🔟&nbsp;Yılın son günlerinde düşük piyasa likiditesi, zayıflayan ABD doları ve tırmanan jeopolitik gerilimlerin etkisiyle ralliye kalkan değerli metaller cephesinde altın, gümüş ve platin tarihi rekor seviyelerine ulaştı. Spot altın %1,6 artışla 4.540 doların üzerine çıkarak rekor tazelerken, gümüş %7,6’lık yükselişle 77 doları aştı ve platin 1987’den bu yana ilk kez 2.400 dolar seviyesini gördü. ABD’nin Venezuela’daki petrol tankerlerine uyguladığı abluka ve Nijerya’daki askeri operasyonları güvenli liman talebini canlı tutarken, dolar endeksinin Haziran ayından bu yana en sert haftalık düşüşünü kaydetmesi ve Fed’in faiz indirimleri, altın ve gümüşün 1979’dan bu yana en iyi yıllık performanslarına ulaşmasını sağladı.</p><h2 style='font-size: 24px'>Sektörler</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣&nbsp;Reel Kesim Güven Endeksi bir önceki aya kıyasla 0,5 puan artarak 103,7 seviyesine yükseldi ve 100 eşik değerinin üzerindeki iyimser seyrini korudu. Endeksin yükselişinde özellikle gelecek üç aya yönelik üretim hacmi, toplam istihdam ve genel gidişata ilişkin beklentilerin güçlenmesi etkili oldu. Verilerde mevcut toplam siparişlerin zayıflığı, gelecek dönem ihracat siparişlerindeki düşüş beklentisi ve sabit sermaye yatırım harcamalarındaki isteksizlik endeksi aşağı yönlü baskılayan ana unsurlar oldu. İmalat sanayi genelinde mevsimsel etkilerden arındırılmış Kapasite Kullanım Oranı (KKO-MA) ise sınırlı bir artışla yüzde 74,2 oldu. Sanayideki genel gidişat konusunda kötümser olduğunu belirtenlerin oranındaki azalma, sektörde temkinli bir toparlanma algısının hakim olduğunu gösterdi.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣&nbsp;Türkiye Perakendeciler Federasyonu’nun (TPF) zincir marketlerin pazar günü kapatılması yönünde sektörde mutabakata varıldığı iddiası, diğer çatı kuruluşlardan gelen yalanlamalarla büyük bir tartışmanın fitilini ateşledi. TPF’nin açıklamasının gerçeği yansıtmadığını duyuran Gıda Perakendecileri Derneği (GPD) ve TAMPF, böyle bir görüş birliğinin olmadığını vurgularken, pazar tatilinin kayıtlı ekonomide onarılması güç yaralar açacağını ve sadece mağaza tarafında bile %14’lük istihdam kaybına neden olacağını savundu. Sektör temsilcileri ayrıca, 7/24 işleyen dijital ticaret gerçeği ortadayken fiziksel mağazaları kısıtlamanın tedarik zincirini bozarak ürün kayıplarını artıracağı ve nihayetinde faturanın tüketiciye çıkacağı uyarısında bulundu.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-d23ea2fd-2d26-4250-9c57-926699e611ed.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;Kültür ve Turizm Bakanlığı verilerine göre, kasım ayında Türkiye’yi ziyaret eden yabancı turist sayısı geçen yılın aynı ayına kıyasla %2,61 artarak 2 milyon 804 bin kişiye ulaştı. Ekim ayında kümülatif bazda %0,1’lik sınırlı bir daralma kaydeden turizm verileri, kasım ayındaki bu toparlanmayla birlikte yılın ilk 11 ayında yeniden pozitife döndü. Ocak-Kasım döneminde toplam turist sayısı çok kısmi bir artışla 50 milyon 57 bin seviyesine yükseldi. En çok giriş yapılan sınır kapılarında İstanbul ve Antalya başı çekmeye devam etti.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;Türk Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TÜRKBESD) verileri, kasım ayında iç pazarda %5’lik sınırlı bir artışa rağmen, ihracatta %17 ve üretimde %11 oranında kaydedilen sert düşüşlerin etkisiyle genel bir daralma yaşadığını ortaya koydu. Ürün bazında bakıldığında bulaşık makineleri hem iç satışta hem de üretimde pozitif ayrışırken, derin dondurucu pazarında %47’ye varan kayıplar ve buzdolabı ihracatındaki %32’lik erime dikkat çekiyor. Yılın ilk 11 ayını kapsayan kümülatif tablo ise daralmanın yapısal olduğunu teyit ediyor. İç satışlarda %4, ihracatta %9 ve üretimde %9 gerileme yaşanırken, toplam satış hacmi %8 düşüşle 27,9 milyon adet seviyesinde kaldı.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>5️⃣&nbsp;İş Yatırım, bu hafta perakende sektörü ile ilgili detaylı bir rapor yayımladı. Raporda sektörün, 2025 yılında reel talepteki zayıflığa ve artan rekabete rağmen sektörün etkin maliyet yönetimi ve verimlilik artışlarıyla dayanıklı bir marj performansı sergilediği belirtiliyor. 2026 görünümünde ise reel tüketimdeki toparlanma hızı, %27 olarak belirlenen asgari ücret artışı ve operasyonel giderlerdeki verimlilik kazanımlarının belirleyici olacağı öngörülüyor. Kira enflasyonundaki normalleşme ve düşen faiz oranlarının finansman maliyetlerini hafifleterek marjları desteklemesi beklenirken, 2026’nın ikinci yarısında rekabet baskısının azalacağı tahmin ediliyor. Ayrıca, 2026’da pilot olarak uygulanması planlanan "Gelir Tamamlayıcı Aile Destek Sistemi"nin düşük gelir grubuna yönelik nakit transferiyle özellikle indirim marketleri için trafik ve sepet hacmini destekleyici ikincil bir faktör olabileceği ifade ediliyor. Hedef fiyatlara ve potansiyellere Analist Tavsiyeleri&nbsp;<a href="https://fintables.com/araci-kurumlar/IYM/analist-tavsiyeleri">sayfamızdan</a>&nbsp;ulaşabilirsiniz.</p><h2 style='font-size: 24px'>Şirketler</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣&nbsp;Turkcell CEO’su Ali Taha Koç, Bloomberg HT’ye yaptığı değerlendirmelerde, Ankara’da kurulacak ve üç ayrı yedekli merkezden oluşacak hiper ölçekli veri merkezinin toplam değerinin 3 milyar dolar olacağını belirtti. Bu stratejik yatırımın 1 milyar dolarını Turkcell, 2 milyar dolarını ise Google Cloud’un üstleneceğini ve merkezin 2028 yılında hizmete girmesini planladıklarını açıklayan Koç, enerji tarafında ise yeşil enerjiye 240 milyon dolarlık yatırım yapacaklarını vurguladı. Van, Karaman ve Urfa’daki güneş santralleri ile İzmir’deki rüzgar santrali sayesinde tüketilen enerjinin tamamının öz kaynaklarla karşılanmasını hedeflediklerine dikkat çeken Koç, mevcut 63 MW olan kapasiteyi kısa sürede 200 MW’a çıkarmayı planladıklarını ifade etti.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣&nbsp;Yükselen Çelik CEO’su Barış Göktürk, Bloomberg HT’ye yaptığı değerlendirmelerde, çelik sektörü açısından kasım ayının çok pozitif geçtiğini, aralık ayının iyi seyrettiğini ve 2026’nın ilk çeyreği için alınan güçlü siparişlerle birlikte dipten dönüşün başladığına dair emareler gördüklerini belirtti. Alınan siparişlerin görünürlüğü sayesinde birinci çeyrek beklentisinin çok olumlu olduğunu ve ocak ayı itibarıyla pozitif net ve brüt kâr rakamlarına ulaşacaklarına inandığını vurgulayan Göktürk, 1,2 milyar TL olan finansal borç yükünün halihazırda 300 milyon TL seviyesine gerilediğine, bedelli sermaye artırımından elde edilecek kaynaklarla bu tutarın daha da aşağı çekilmesini hedeflediklerine dikkat çekti.</p></div>