---
title: "Yabancı Yatırımcının Hisse Tercihleri: 2008’den 2026’ya"
slug: "yabanci-yatirimcinin-hisse-tercihleri"
created_at: "2026-02-18T11:32:45.669541+00:00"
updated_at: "2026-02-18T16:17:03.300766+00:00"
category: "sektor-analiz"
author: "ali-cenk-gozen"
---

# Yabancı Yatırımcının Hisse Tercihleri: 2008’den 2026’ya

Uzun dönem eğilime bakıldığında üç farklı faz net biçimde ayrışıyor. 2008–2011 arası dönem kriz ve toparlanma evresi olarak öne çıkıyor. 2008 ve 2011’de net satış görülürken, 2009 ve 2010’da güçlü net girişler gerçekleşiyor. Bu girişlerin ağırlıklı olarak bankacılık ve holding hisselerinde yoğunlaştığı dikkat çekiyor.

2012–2017 arası dönem görece daha istikrarlı ve pozitif bir fazı temsil ediyor. 2015 hariç yabancıların nette alımda olduğunu görüyoruz. 2012 yaklaşık 3,5 milyar dolarlık net girişle en güçlü yıllardan biri olarak öne çıkıyor. 2017’de ise yaklaşık 1,8 milyar dolarlık net giriş gerçekleşiyor. Bu dönemin belirleyici özelliği bankacılık sektörü. Garanti Bankası, İş Bankası, Akbank, Halkbank ve VakıfBank güçlü alım yıllarının büyük kısmında ilk sıralarda yer alıyor.

![](https://storage.fintables.com/media/editorjs-ae037f37-3881-4788-ade4-7d1b1786ae80.jpeg)

2018–2024 döneminde ise koşulların değiştiğini gözlemliyoruz. Brunson kriziyle başlayan dönemde 7 yıl üst üste net satışları takip ettik. 2020, 2022 ve 2024 yılları en sert çıkışların yaşandığı dönemler oldu. Toplam net çıkış yaklaşık 15 milyar dolara ulaşıyor. Bu faz, yabancı payındaki yapısal gerilemenin ana dönemini temsil ediyor. Makro belirsizlik, kur oynaklığı ve risk primindeki artış yabancı pozisyonlanmasını aşağı çekiyor.

### 2025’te Neler Değişti?

2025 yılı yaklaşık 3,9 milyar dolarlık net girişle önemli bir kırılma yarattı. 2026’nın ocak ayında gelen 2 milyar dolarlık ek giriş, bu hareketin devamlı olduğunu gösterdi. Ancak burada asıl dikkat çekmek istediğimiz nokta, girişin kompozisyonu.

Geçmiş güçlü alım yıllarında bankalar belirleyici rol oynarken, 2025’te savunma ve telekom sektörü öne çıktı. Aselsan yılın en fazla net alım alan hissesi olurken, Turkcell ve Astor da onu takip etti. Tüpraş güçlü giriş alan bir diğer hisse oldu. Bankalar tamamen geri planda kalmadı ancak liderliği tematik sektörlere kaptırdı. Bu durumun yabancı yatırımcı motivasyonunda bir kaymaya işaret ettiğini söyleyebiliriz. Artık genel bir “Türkiye rallisi” beklentisinden ziyade belirli sektör tezleri üzerinden pozisyonlanma görülüyor.

Ocak verilerinde daha dengeli bir tablo var. Akbank, Yapı Kredi ve Garanti BBVA yeniden güçlü giriş alan hisseler arasında. Bununla birlikte enerji ve holding hisseleri de yüksek pay alıyor. Bu görünüm, bankaların yapısal önemini koruduğunu ancak tek başına belirleyici olmadığını gösteriyor.

![](https://storage.fintables.com/media/editorjs-767316ab-14ca-4f27-b66d-6913485ed4f7.png)

### Yabancı Yatırımcı Nasıl Pozisyon Alıyor?

Elimizdeki veri seti yalnızca hangi hisselerin alındığını değil, alımların zamanlamasının da önemli olduğunu gösterdi. Güçlü alım yıllarında girişlerin genellikle dalgalar halinde gerçekleştiği görülüyor. İlk aşamada bankalar ve holdingler gibi likiditesi yüksek ve bilanço derinliği güçlü sektörler tercih ediliyor. Ardından demir-çelik, telekom gibi sektörlere yayılım başlıyor. Daha ileri aşamada enerji ve havacılık gibi daha döngüsel sektörler öne çıkıyor.

2025’te bu klasik sıralama kısmen değişiyor. Savunma ve telekom gibi tematik sektörler ilk dalgada liderliği üstleniyor. Bu farklılaşma, yabancı yatırımcıların yalnızca makro toparlanma beklentisiyle değil, spesifik sektör hikâyeleriyle hareket ettiğini gösteriyor. Geçtiğimiz yıl hatırlarsak savunma temasının dünyada güçlü olduğu bir yıl oldu. Yabancı yatırımcıların tema bazlı yatırımı önceliklendirdiğini anlıyoruz.

Genellikle yabancıların üç dalgada giriş yaptığını izliyoruz. Ocak-şubat, mart-mayıs ve haziran sonrası. Hatta bunlar arasında ilk dalga olan ocak-şubat arasında girişin çok büyük bir kısmı gerçekleşiyor. Bunu da not etmekte fayda gördük.

| Yıl | İlk Dalga (Ocak-Şubat) | Girişin Payı |
| --- | --- | --- |
| 2009 | Sadece Telekom | %7 |
| 2010 | Holding, Telekom, Demir-Çelik | %63 |
| 2012 | Banka + geniş sepet | %83 |
| 2016 | Banka liderliğinde diğer sektörler | %100 |
| 2017 | Havacılık + Banka + Diğer | %99 |
| 2025 | Savunma + Telekom + Banka | %79 |

### Dayanıklılık ve Rotasyon

Uzun dönem veriler, bazı hisselerin güçlü alım yıllarında sürekli öne çıktığını gösteriyor. İş Bankası tüm güçlü alım yıllarında ilk 10’da yer alıyor. Garanti ve Akbank benzer şekilde yüksek süreklilik sergiliyor. Bu tablo bankacılık sektörünün yabancı yatırımcı için yapısal bir referans noktası olduğunu teyit ediyor. Sabancı Holding ve Türk Hava Yolları beşer kez güçlü yılların içinde yer alırken, Turkcell özellikle 2025’teki güçlü dönüşüyle dikkat çekiyor. Tüpraş ve Erdemir ise hem eski banka dominasyonu döneminde hem de daha yeni fazda öne çıkabilen, farklı rejimlerde varlık gösterebilen hisseler olarak ayrışıyor.

| Hisse | Kez |
| --- | --- |
| ISCTR | 8/8 |
| GARAN | 7/8 |
| AKBNK | 6/8 |
| SAHOL | 5/8 |
| THYAO | 5/8 |
| TCELL | 5/8 |
| TUPRS | 4/8 |
| EREGL | 4/8 |

Ancak aynı veri seti dramatik rotasyonlar da barındırıyor. Bir yılın en çok alım yapılan hissesi, bir sonraki yıl net satıcı konumuna düşebiliyor. Türk Hava Yolları 2016’nın en net satıcılı hissesiyken ertesi yıl güçlü lider olması bu davranışın en çarpıcı örneklerinden biri. Bu durum, yabancı yatırımcının pasif bir endeks takibi yapmadığını; konjonktüre, beklenti değişimlerine ve sektör hikayelerine duyarlı aktif bir strateji izlediğini gösteriyor.

## 2026 verileri ne söylüyor?

Ocak verileri, yabancı girişinin genel olarak geniş tabanlı olduğunu gösterirken bazı şirketlerde bilinçli bir dışarıda kalma ve bazı temalarda da belirgin bir tempo düşüşü olduğunu ortaya koyuyor. Sasa Polyester ve BİM bu anlamda en net ayrışan iki hisse oldu. Sasa, 2025’in tamamında en çok satılan şirketti ve ocak ayında da bu satışın hızlandığı görülüyor. Tek bir ayda 142 milyon dolarlık çıkış, geçen yılın aylık ortalamasının oldukça üzerinde.

| Ay | Aselsan Net Alım/Satım (2025-2026) |
| --- | --- |
| Oca-Tem | +$160M/ay ortalama |
| Ağu-Eki | -$50M/ay (Realizasyon) |
| Kas-Ara | Toparlanma (+$171M Aralık 2025) |
| 2026 Ocak | +$7M (2025 ortalaması $68M/ay) |

BİM ise tarihsel olarak yabancıların favorilerinden biri olmasına rağmen ocak ayındaki satışlar dikkat çekiyor. Öte yandan 2025’in yıldızı olan Aselsan’da bir çıkıştan ziyade belirgin bir yavaşlama söz konusu. Geçen yıl güçlü ve düzenli girişlerin ardından ocak ayında sınırlı bir artış görüyoruz. Koç Holding, Yapı Kredi, Sabancı Holding ve Pegasus gibi şirketlerde güçlü girişler var. Özellikle Koç Holding’deki sert yön değişimi holding tarafına yeniden ilgi oluştuğunu gösteriyor.

## Sonuç

2008–2026 Ocak dönemi incelendiğinde yabancı yatırımcı davranışının lineer bir trendden ziyade rejim değişimleriyle ilerlediği görülüyor. 2009–2017 arası banka ağırlıklı giriş dönemi, 2018–2024 arası yapısal çıkış fazı ve 2025 sonrası tematik ağırlıklı dönüş evresi olarak ayrışıyor. 2026 başındaki veriler ise bankaların yeniden güç kazandığını ancak daha dengeli bir sektörel dağılım oluştuğunu gösteriyor.

Yabancı yatırımcı Türkiye’ye döndüğünde ilk refleksinin bankalar olduğu tarihsel olarak sabit. Ancak son veriler, artık tek bir sektör üzerinden değil, daha seçici ve hikaye odaklı bir dağılımın oluştuğuna işaret ediyor. Bu da önümüzdeki dönemde yabancı akımlarının yalnızca miktarına değil, hangi sektörlerde yoğunlaştığına da dikkat edilmesi gerektiğini gösteriyor.