---
title: "İş Bankası Analist Toplantısı Notları (2026/06)"
slug: "isctr-analist-toplantisi-notlari-2026-06"
created_at: "2026-08-04T08:21:13.075326+00:00"
updated_at: "2026-08-04T08:22:50.257336+00:00"
category: "sirket-notlari"
author: "fintables-arastirma"
---

# İş Bankası Analist Toplantısı Notları (2026/06)

## Kredi Portföyü ve Aktif Kalitesi

Krediler yılbaşından bu yana %13,1 artışla 2.606.420 milyon TL'ye ulaştı ve toplam aktiflerin %51,2'sini oluşturdu. TL krediler ikinci çeyrekte %6,3, yılbaşından bu yana %14,2 büyüdü. Yıl geneli için %30'ların ortası seviyesindeki TL kredi büyümesi beklentisi korundu. YP krediler kur etkisinden arındırılmış olarak yılbaşından bu yana %2,2 arttı. Bireysel kredilerde yılbaşından bu yana büyümenin %16, TL bireysel dışı kredilerde %12 olduğu paylaşıldı. Portföyün %60'ı bireysel ve KOBİ kredilerinden oluşuyor. Kredi/mevduat oranı %76,7 seviyesinde.

Takipteki krediler oranı haziran sonu itibarıyla %3,8'e yükseldi. Oran 2025 sonunda %3,2, mart sonunda %3,5 seviyesindeydi. Net takibe intikal tutarı ikinci çeyrekte 17.814 milyon TL oldu. Çeyreksel net kredi riski maliyeti 237 baz puan, kümülatif maliyet ise 222 baz puan olarak gerçekleşti. Kur etkisi hariç tutulduğunda kümülatif maliyet 215 baz puana geriliyor. Üçüncü aşama karşılık oranı %60,4, ikinci aşama karşılık oranı %10,6 seviyesinde. Kredi portföyünün toplam karşılık oranının %4,1'e yükseldiği ve emsalleri arasında en yüksek seviyede olduğu belirtildi.

Yıl sonu için %4 civarındaki takipteki krediler oranı ve 250 baz puanın altındaki net kredi riski maliyeti beklentilerinin korunduğu aktarıldı. Bu beklentiye portföy satışları da dahil. İlk yarıda yaklaşık 8 milyar TL tutarında portföy satışı gerçekleştirildi ve yılın kalanında ek satış yapılabileceği ifade edildi. Bireysel tarafta intikallerin sürdüğü, KOBİ tarafında intikal hızının bir miktar yavaşladığı, görünümü değiştirecek büyük tutarlı bir intikal beklenmediği paylaşıldı.

## Gelir ve Gider Kalemleri

Net ücret ve komisyon gelirleri ilk yarıda yıllık %39,4 artışla 83.301 milyon TL'ye ulaştı. Çeyreksel artış %18,8 ile emsalleri arasındaki en yüksek seviye olarak paylaşıldı. Ödeme sistemleri %68,2 payla komisyon tabanının en büyük kalemi olmayı sürdürdü ve yıllık %40,5 büyüdü. Varlık yönetimi komisyonları yönetilen portföy büyüklüğündeki genişlemeye bağlı olarak %69,6, sigorta komisyonları %55,2, para transferi komisyonları %24,7, kredi kaynaklı komisyonlar ise %21,0 arttı. Komisyon üretiminin dijital altyapıyla ilişkisine dikkat çekilerek, 16 milyon İşCep müşterisi, şube dışı işlemlerde %97 ve komisyon gelirlerinde %80 dijital kanal payı aktarıldı.

Faaliyet giderleri ilk yarıda yıllık %65,8 artışla 109.657 milyon TL oldu. Yıllık artış hızının ilk çeyrekteki %70 seviyesinden gerilediği belirtildi. Personel giderleri %53,2, personel dışı giderler %74,2 yükseldi. Yıl başında belirlenen %40'ların ortası seviyesindeki gider artış beklentisinin korunduğu, artışın toplu iş sözleşmesi ve bilinçli olarak artırılan iş geliştirme harcamalarından kaynaklandığı aktarıldı. İş geliştirme giderlerinin payının 4 puan artışla %27'ye çıktığı, yıl sonuna doğru %30 seviyesine yaklaşmasının beklendiği paylaşıldı. 2025'in son çeyreğinden gelen baz etkisiyle yıl sonunda beklenen seviyeye yakınsama öngörülüyor. Komisyon gelirlerinin faaliyet giderlerini karşılama oranı ilk yarıda %76,0 seviyesinde gerçekleşti.

İkinci çeyrekte emekli sandığı için 1.719 milyon TL karşılık ayrıldı. Diğer faaliyet gelirleri çeyreksel %44,6 azalarak 5.161 milyon TL'ye indi. Bu gerilemenin ilk çeyrekte tahsilat kaynaklı kaydedilen iptallerin yarattığı mevsimsellikten kaynaklandığı ifade edildi. Net ticari zarar ikinci çeyrekte 17.622 milyon TL olurken, swap maliyeti hariç tutulduğunda 4.502 milyon TL seviyesinde gerçekleşti. Yılın kalanında swap işlemleri dışındaki ticari gelirin yatay seyredeceği değerlendirildi. İştiraklerden gelen kâr katkısı çeyreksel %25,5 artışla 15.405 milyon TL'ye ulaştı. Net kâr ilk yarıda yıllık %0,7 artışla 30.013 milyon TL oldu.

## Marj Gelişimi

Çeyreksel net faiz marjı %3,5, swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjı ise %2,1 seviyesinde gerçekleşti. Kümülatif bazda ilk yarı marjı %4,0, swap maliyetine göre düzeltilmiş marj %2,9 oldu. Swap maliyeti dahil net faiz geliri yıllık %180,6 artışla 53.924 milyon TL'ye ulaşırken, çeyreksel bazda %39,9 geriledi. Swap maliyeti ikinci çeyrekte 13.120 milyon TL'ye yükseldi.

Mart ayında gerilimin başlangıç aşamasında marjı korumak amacıyla marjinal mevduata kıyasla daha düşük maliyetli swap ve repo fonlamasına ağırlık verildiği, bu nedenle ilk çeyrekte mevduat maliyetlerinin sınırlı etkilendiği aktarıldı. Jeopolitik risklerin kalıcılık kazanmasıyla ikinci çeyrekte mevduat maliyetlerinin kademeli olarak arttığı belirtildi. TL getiri-maliyet farkı ikinci çeyrekte %10,07 seviyesine geriledi. Aynı dönemde TL kredi getirisi %43,81, TL mevduat maliyeti %33,74 olarak ölçüldü.

Menkul değerler portföyünün toplam aktifler içindeki payı %16,9 olurken, portföyün %69,8'i TL, %30,2'si YP kıymetlerden oluştu. Çeyrek boyunca kısa vadeli sabit getirili tahvillerin yanı sıra ağırlıklı olarak TLREF endeksli değişken faizli kıymetlerin tercih edildiği paylaşıldı. TÜFE'ye endeksli kıymetlerin faiz geliri katkısı ilk çeyrekteki 10.048 milyon TL seviyesinden ikinci çeyrekte 12.190 milyon TL'ye çıktı. Portföyün %95'i devlet tahvili ve hazine bonolarından oluşuyor. Durasyon TL kıymetlerde 1,4 yıl, YP kıymetlerde 4,3 yıl seviyesinde.

## Fonlama ve Mevduat Tabanı

Mevduat 3.397.986 milyon TL'ye ulaşarak toplam pasiflerin %66,7'sini oluşturdu. TL mevduat çeyreklik %8,4 büyürken, yılbaşından bu yana artış %11,4 oldu. YP mevduat kur etkisinden arındırıldığında çeyrek boyunca %5,9 geriledi. Mevduat içinde TL payı mart sonundaki %54,7 seviyesinden %57’ye yükseldi. Vadesiz mevduatın toplam mevduat içindeki payı %42,6 olurken, bu oran TL mevduatta %15,7, YP mevduatta %77,6 seviyesinde gerçekleşti. Mevduat tabanında bireysel payının arttığı, küçük tutarlı ve yaygın mevduat odağının korunduğu aktarıldı.

Toptan fonlama tarafında 1,3 milyar dolar karşılığında bir yıl vadeli sürdürülebilirlik temalı sendikasyon kredisi işlemi tamamlandı. Orta vadeli tahvil ihraç programı kapsamında sürdürülebilirlik odaklı ihraçlara devam edildi. Temmuz ayında ise 500 milyon dolar tutarında Tier 2 eurotahvil ihracı gerçekleştirildi. Yönetim, bu adımların toptan fonlama kaynaklarını çeşitlendirme ve pasif vade yapısını uzatma stratejisinin parçası olduğunu belirtti.

## Beklenti Revizyonu

Banka, 2026 yılı için swap maliyetine göre düzeltilmiş net faiz marjı beklentisini %3,2-3,4 aralığına revize etti. Revizyonun gerekçesi olarak fonlama dinamiklerinin marj iyileşmesi üzerinde yarattığı gecikme gösterildi. Bunun marj patikasında bir bozulma değil, erteleme anlamına geldiği, toparlanmanın dezenflasyon sürecine paralel biçimde 2027'ye taşınacağı belirtildi. Buna bağlı olarak 2026 yıl sonu özkaynak kârlılığı beklentisi %20'ye, maddi özkaynak kârlılığı beklentisi %25'e güncellendi. İlk yarıda kümülatif özkaynak kârlılığı %13,8, maddi özkaynak kârlılığı ise %16,8 olarak gerçekleşti.

Marjın izleyeceği seyre ilişkin olarak üçüncü çeyrekte en az 50 baz puan, dördüncü çeyrekte en az 100 baz puan artış öngörüldüğü paylaşıldı. Bu iyileşmenin faiz indirimlerine bağlı olmadığı, mevduat maliyetlerindeki artışın ikinci çeyrek sonunda zirveye ulaştığı ve aktif tarafındaki yeniden fiyatlamanın üçüncü çeyrekten itibaren belirginleşeceği aktarıldı. Koşulların normalleşmesi ve gevşeme döngüsünün yeniden başlaması durumunda bunun görünüme ek destek sağlayacağı ifade edildi.

Makro tarafta jeopolitik gerilimin Türkiye ekonomisi üzerindeki etkisinin ikinci çeyrekte daha görünür hale geldiği, haziran ayında artan uzlaşma ihtimaline karşın temmuz ayında çatışmanın yeniden tırmandığı aktarıldı. Enerji fiyatlarındaki yüksek seyre bağlı olarak cari açık, enflasyon ve politika faizine ilişkin 2026 yıl sonu beklentilerinin yukarı, büyüme beklentilerinin ise aşağı yönlü güncellendiği belirtildi. Merkez Bankasının bir hafta vadeli repo ihalelerine ara vermeyi sürdürdüğü ve piyasayı faiz koridorunun üst bandından fonladığı, makroihtiyati tedbirlerin ise sıkılaştırıldığı hatırlatıldı. Bankanın yıl sonu TÜFE varsayımı %30 civarında. Politika faizinin %36 seviyesine gerileyebileceği ya da mevcut seviyelerine yakın seyredebileceği paylaşıldı. 2027 için henüz bütçe çalışması yapılmadığı, ön değerlendirme olarak TÜFE'nin %25 seviyelerine, politika faizinin %28-29 aralığına gerileyebileceği aktarıldı.

## Sermaye Yeterliliği ve İçsel Derecelendirme

Sermaye yeterliliği oranı haziran sonunda %15,40'a, çekirdek sermaye oranı %12,1'e yükseldi. Ana sermaye oranı %12,7 seviyesinde. TL'de %10 değer kaybının sermaye yeterliliği oranına etkisi yaklaşık 25 baz puan, TL faizlerde 100 baz puanlık artışın etkisi ise yaklaşık 5 baz puan olarak paylaşıldı.

Banka, içsel derecelendirmeye dayalı yaklaşıma geçiş için BDDK onayını aldı ve gelecek çeyrekten itibaren sermaye oranlarını bu yaklaşıma göre açıklayacak. Kurumsal ve bireysel portföylerde risk parametrelerinin içsel modellerle tahmin edileceği, modellerin kredi tahsis, fiyatlama ve sermaye planlama süreçlerine de entegre edileceği aktarıldı. Haziran 2026 verileriyle hesaplandığında, yaklaşımın sermaye yeterliliği oranına 190 baz puan, çekirdek sermaye oranına 220 baz puan, ana sermaye oranına ise yaklaşık 230 baz puan katkı sağlayacağı paylaşıldı. Temmuz ayındaki Tier 2 ihracının sermaye yeterliliği oranına katkısının yaklaşık 78 baz puan olması bekleniyor. Yönetim, mevcut sermaye ve likidite pozisyonunun aktif büyümesini sürdürülebilir biçimde destekleyecek güçte olduğunu belirtti.