<div><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Herkese iyi hafta sonları,</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Geride bıraktığımız haftada, ABD ve İsrail'in İran'a yönelik geniş çaplı askeri operasyonları beklentisiyle küresel piyasalarda risk iştahı belirgin şekilde geriledi. Ki nitekim operasyonların bu sabah itibarıyla başladığını görüyoruz. Borsa İstanbul haftayı %1,55 değer kaybıyla tamamlarken, güvenli liman arayışıyla gram altın %3,84 yükseldi. Yurt içinde şubat ayı enflasyon beklentileri %2,8-3,0 bandında şekillenirken, hanehalkı tarafında dezenflasyon sürecine güvenin zayıfladığına işaret eden sinyaller dikkat çekti. Önümüzdeki hafta, 3 Mart'ta açıklanacak şubat enflasyonu, OPEC+ toplantısı kararları ve İran-İsrail geriliminin seyri piyasaların yönünü belirleyecek temel gelişmeler olarak öne çıkıyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>Okuma süresi: 7 dakika 16 saniye.</p><h2 style='font-size: 24px'>Makroekonomi - Jeopolitik</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣ Borsa İstanbul'da işlem gören hisse senetleri haftalık bazda ortalama %1,55 değer kaybederken, BIST 100 endeksi haftayı bir önceki kapanışın %1,55 altında 13.717,81 puandan tamamladı. BIST 30'da haftanın en yüksek getirisi %17,41 ile Destek Faktoring'den gelirken, demir-çelik sektörü Ereğli Demir Çelik (%8,65), Kardemir (%6,27) ve Türk Metal (%8,21) ile pozitif ayrıştı. Savunma temasıyla Aselsan %2,79 yükselirken, bankacılık sektöründe Yapı Kredi (%3,10) ve Akbank (%2,04) haftayı artıda kapattı. Negatif tarafta ise Koç Holding (%-6,86), TAV Havalimanları (%-6,01), Turkcell (%-5,70) ve THY (%-4,06) öne çıktı. BIST 30'da haftayı yalnızca 12 hisse pozitif tarafta kapattı. BIST 100'de ise MSCI endeks kararının etkisiyle Kiler Holding %29,47 değer kaybederek haftanın en sert düşüşünü yaşadı. Gram altın %3,84, euro/TL %0,53 ve dolar/TL %0,43 değer kazandı.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-09ec640a-eaa8-42b4-8c25-079aeb9273ef.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣ ABD Başkanı Donald Trump, ABD'nin İran'a karşı büyük çaplı operasyonlarına başladığını açıklayarak hedefin rejimden kaynaklanan tehditleri ortadan kaldırmak olduğunu belirtti. Hava saldırılarının İsrail ve ABD tarafından ortaklaşa gerçekleştirildiği ve İran'ın birçok eyaletinin hedef alındığı bildirildi. Gelişmeler, İran'ın nükleer programına ilişkin haftalarca süren görüşmelerin sonuçsuz kalmasının ardından gelirken, İran medyası ülkenin "ezici bir karşılık" hazırlığında olduğunu aktardı. İran'da eş zamanlı olarak yaygın siber saldırılar ve hack operasyonları yaşandığı, devlet ajansı IRNA ve yarı resmi ISNA'nın internet sitelerinin erişilemez hale geldiği bildirildi. Petrol piyasalarında gözler, İran'ın günde 3,3 milyon varil üretiminin akıbetine ve küresel petrol arzının bel kemiği olan Hürmüz Boğazı'na yönelik risklere çevrildi. Boğaz'ın kapanması durumunda Suudi Arabistan, Irak, BAE ve Katar sevkiyatları doğrudan risk altına girebilir. OPEC+ pazar günü yapacağı toplantıda üretim artışını daha da yükseltme seçeneğini değerlendirecek.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-96abffe5-98be-4ff6-bf14-80316de31a55.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;Morgan Stanley, MSCI Turkey endeksinin yılbaşından bu yana dolar bazında %25 toplam getiri sağlayarak EEMEA bölgesinde ikinci, küresel ölçekte beşinci en iyi piyasa konumuna yerleştiğini belirterek Türk hisse senetlerinin "makroekonomik yerçekimine karşı koyduğunu" ancak bunun sürdürülebilir olmadığını değerlendirdi. Analistler, yükselişin büyük ölçüde şirket kârlarından değil çarpan genişlemesinden kaynaklandığına dikkat çekerek BIST 100'ün ileriye dönük fiyat-kazanç oranının yıl sonundaki 5,9 katından 7,6 kata yükseldiğini vurguladı. Bununla birlikte Türkiye için "endekse paralel getiri" görüşünü koruyan Morgan Stanley, piyasa geneline göre ciddi iskontoyla işlem gören bankalarda daha fazla yukarı potansiyel görürken, makro tarafta enflasyonun beklenenden kalıcı olması ve jeopolitik risklerin tırmanması nedeniyle uzun vadeli tahvil pozisyonu yerine döviz carry stratejisini tercih etmeyi sürdürdüğünü açıkladı.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;Bank of America, Türk lirasında reel değerlenmeyi destekleyen makro göstergelere dikkat çekerek dolar/TL'nin 2026 yıl sonunda 50,7 seviyesine ulaşacağını öngördü. Kurum, şubat ayında enflasyonist baskıların devam edeceği beklentisiyle TCMB'nin mart toplantısında 50 baz puan indirime gideceğini tahmin ederken, yıl sonunda politika faizinin %31'e gerilemesini bekliyor. Kademeli gevşeme sürecinin reel faizleri yüksek tutacağını ve bu durumun lira talebini desteklemeyi sürdüreceğini belirten kurum, yıl sonu enflasyon beklentisini %24'te sabit bıraktı.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>5️⃣ Bloomberg HT'nin şubat ayı enflasyon anketine göre 24 kurumun medyan beklentisi aylık %2,81, yıllık %31,35 seviyesinde şekillenirken, aylık beklentiler %2,45 ile %4,36 arasında geniş bir banda yayıldı. AA Finans anketi ise aylık %2,87 artış beklentisine işaret ederken, ocaktaki %30,65 olan yıllık enflasyonun şubatta %31,42'ye çıkacağı tahmin ediliyor. 2026 yıl sonu medyan beklentisi %24 olarak belirlendi. Beklentilere paralel bir gerçekleşme durumunda ilk iki ayın kümülatif enflasyonu %8 civarında gelecek olup, geçen yılın aynı dönemindeki %7,5 seviyesinin hafif üzerinde kalacak. Veriler şubat ayında ocağa kıyasla belirgin bir yavaşlamaya işaret etse de merkez bankası faiz indirim patikası açısından belirsizlik canlılığını koruyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>6️⃣&nbsp;Şubat ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri verilerinde piyasa katılımcıları ve reel sektör tarafındaki iyileşme sınırlı da olsa devam ederken, hanehalkı cephesinde katılık gözlemlendi. Piyasa katılımcılarının 12 ay sonrası beklentisi 0,10 puanlık azalışla %22,10'a, reel sektörün beklentisi 0,90 puanlık gerilemeyle %32,00 düzeyine çekilirken hanehalkı beklentisi %48,81 seviyesinde sabit kaldı. Enflasyonun düşeceğini öngören hanehalkı oranının 4,63 puanlık sert bir düşüşle %20,33'e gerilemesi, tüketici tarafında dezenflasyon sürecine yönelik güvenin zayıfladığına ve beklenti çıpalanmasının henüz tam anlamıyla sağlanamadığına işaret ediyor.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-3b969128-8c53-4228-a79f-eb64afdecd5c.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>7️⃣ TCMB, ocak ayı itibarıyla hanehalkı beklentilerini daha sağlıklı ölçmek amacıyla yeni Hanehalkı Beklenti Anketi'ni yayımlamaya başladı. Katılımcılara mevcut enflasyon verisi hatırlatılarak yöneltilen bu yeni metodoloji, eski Tüketici Eğilim Anketi'ne kıyasla beklentilerin ocak ve şubat aylarında sırasıyla 3,3 ve 2,3 puan daha düşük ölçülmesine yol açtı. Şubat sonuçlarına göre hanehalkı gelecek 12 ay için %48,8 enflasyon beklerken, döviz kuru artış beklentisinin %19,0 seviyesinde kalması Türk lirasında reel değerlenme öngörüldüğünü teyit ediyor. Yatırım tercihlerinde hanehalkı %55,5 ile altını ve %30,0 ile gayrimenkulü öncelikli güvenli liman olarak görmeye devam ederken, döviz ve diğer finansal araçlara olan ilginin oldukça sınırlı kaldığı dikkat çekti.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-6704a022-ace5-43df-8988-e17e03bac827.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>8️⃣&nbsp;ING Türkiye'nin 2025 yılı 4. çeyrek "Türkiye'nin Tasarruf Eğilimleri Araştırması" sonuçlarına göre kentsel yerleşim yerlerinde her iki kişiden birinin (%54) tasarrufu bulunurken, tasarruf sahipliğinde ilk kez erkekler (%55) kadınların (%52) önüne geçti. Tasarrufu olmayan %46'lık kesimin en büyük engeli %60 ile gelir yetersizliği ve %23 ile borç yükümlülükleri olarak öne çıktı. Tasarruf araçlarında %43 ile yastık altı altın ve %32 ile yastık altı nakit tercihi zirvedeki yerini korurken, bireysel emeklilik fonlarına ilginin 4 puanlık artışla %15'e yükselmesi dikkat çekti. Borçluluk oranının %69'a tırmandığı bu dönemde, harcamaları kontrol etme eğilimi 5 puan artarak %65'e ulaşırken, finansal durumundan memnun olanların oranı %27 seviyesinde yatay bir seyir izledi.</p><img src='https://storage.fintables.com/media/editorjs-86e3d9a1-d086-4332-a083-79ac2259acf4.png' width='100%' height='auto'/><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>9️⃣  TCMB rezervlerinde 20 Şubat haftası itibarıyla belirgin bir gerileme yaşandı. Brüt rezervler 211,8 milyar dolardan 206,1 milyar dolara, net rezervler 95,9 milyar dolardan 89,2 milyar dolara, swap hariç net rezervler ise 81,6 milyar dolardan 75,6 milyar dolara düştü. Yurt dışı yerleşikler aynı hafta 410 milyon dolarlık alımla hisse girişini üst üste 12. haftaya taşırken yılbaşından bu yana kümülatif hisse alımı 2,3 milyar dolara ulaştı. Tahvil tarafında ise tablo tersine döndü; ocak ayından beri güçlü tahvil alan yabancı yatırımcı, geçen hafta 838 milyon dolarlık net satışla yedi haftalık kesintisiz girişin ardından çıkışa geçti. Yılbaşından bu yana toplam tabloda hisse piyasasında 2,3 milyar dolar, bono piyasasında ise repo hariç 4,8 milyar dolar net yabancı girişi gerçekleşti.</p><h2 style='font-size: 24px'>Sektörler</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣&nbsp;Türk Beyaz Eşya Sanayicileri Derneği (TURKBESD) verilerine göre 2026 yılı ocak ayında altı ana ürün grubunda iç satışlar 635.475 adet olarak gerçekleşerek geçen yılın aynı dönemine kıyasla %18 oranında daraldı. İhracat hacmi 1.340.670 adet seviyesinde %19 düşerken, üretim tarafında 2.013.496 adetlik gerçekleşme ile yıllık bazda %19 gerileme yaşandı. Yurt içi satışlarda yıllık bazda artış kaydeden herhangi bir ürün grubu bulunmazken en sert daralma %34 ile kurutucu segmentinde, ihracatta ise %30 ile buzdolabı grubunda gerçekleşti. Üretim tarafında en belirgin düşüş %28 ile çamaşır makinesi segmentinde kaydedildi. Sektör, 2026'nın ilk ayında hem iç hem dış talep kaynaklı baskılarla karşı karşıya kalırken, henüz herhangi bir ürün grubunda dipten dönüş sinyali oluşmamış olup toparlanma için hem iç talepte güven artışı hem de ihracat pazarlarında talep koşullarının iyileşmesi gerekiyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣ Goldman Sachs, bankacılık sektörü raporunda yılbaşından bu yana belirgin bir yeniden fiyatlama yaşandığını ifade ederek sektörün 12 aylık ileriye dönük ortalama fiyat-defter değeri oranının 1,05x seviyesine ulaştığını belirtti. Kurum, güçlü dördüncü çeyrek kârları ve 2026 özkaynak kârlılığı artışı beklentileriyle kısa vadede yukarı potansiyelin önemli kısmının fiyatlandığını vurgulayarak asıl fırsatı 2027 yılında görüyor. Dezenflasyonun sürmesi ve faiz oranlarının düşmesinin bankalar için elverişli bir kombinasyon oluşturacağını, net faiz marjlarının genişlemeye devam edebileceğini savunan Goldman, en dikkat çekici hamle olarak İş Bankası'nı "Nötr"den "Al"a yükseltti.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;Petrol piyasalarında İran operasyonu sonrası tedarik güvenliği endişeleri ön plana çıktı. İran'ın günde yaklaşık 3,3 milyon varillik üretiminin büyük kısmını, günde 2 milyon varile kadar, ciddi indirimlerle Çin'deki bağımsız rafinerilere sattığı göz önüne alındığında, olası bir kesinti durumunda bu rafinerilerin alternatif arz araması gerekecek. Bölgeye yayılabilecek bir tırmanış, Suudi Arabistan, Irak, BAE ve Katar petrolünün önemli bir kısmının sevk edildiği Hürmüz Boğazı'nı tehdit edebilir. İran hükümeti geçmişte deniz ablukası uygulama kapasitesine sahip olduğunu açıklamış olsa da şimdiye kadar su yolunu fiilen kapatmadı. OPEC+, bu gelişmelerin ardından pazar günü yapacağı toplantıda üretim artışını daha da yükseltme seçeneğini değerlendirecek.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;Bu hafta <a href="https://fintables.com/arastirma/bultenler/sektorel-gorunum/sektorel-gorunum-subat-2026-havacilik-bulteni">havacılık</a> ve <a href="https://fintables.com/arastirma/bultenler/sektorel-gorunum/sektorel-gorunum-subat-2026-gayrimenkul-bulteni">gayrimenkul</a> bültenlerimizi yayımladık. Havacılıkta aylık veriler gücünü korurken, gayrimenkulde TCMB’nin yeni yayımlamaya başladığı Yeni Kiracı Kira Endeksi’ne biz de ilk kez yer verdik.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>5️⃣&nbsp;Türkiye Varlık Fonu Genel Müdürü Arda Ermut, kamuya ait katılım bankalarının tek çatı altında toplanmasına ilişkin çalışmalara açık olduklarını belirterek böyle bir adımda TVF'nin en önemli aktör konumunda yer alacağını vurguladı. Detayların henüz netleşmediğini ifade eden Ermut, yaklaşık 10 milyar dolarlık yatırım öngörülen rafineri ve petrokimya tesisi için doğru zaman ve doğru ortaklarla ilerlemeyi hedeflediklerini açıkladı. TVF, hem finans hem de enerji alanındaki büyüme gündemini canlı tutmayı sürdürüyor.</p><h2 style='font-size: 24px'>Şirketler</h2><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>1️⃣ MSCI, şubat ayı endeks değerlendirmesinde Kiler Holding (KLRHO) için aldığı Global Standard Endeksi'ne yükseltme kararını, piyasa katılımcılarından gelen geri bildirimler ve fiili dolaşımdaki pay oranına ilişkin belirsizlikler nedeniyle iptal etti. Planlanan segment değişikliğinin durdurulmasıyla şirket mevcut MSCI Small Cap endeksinde kalmaya devam edecek ve Yabancı Yatırım Faktörü 0,25 seviyesinde sabit tutulacak. Endeks sağlayıcısının bu kararı, şeffaflık kaygıları ve ortaklık yapılarındaki opaklık gibi gerekçelerle operasyonel takdir yetkisini kullandığı nadir örneklerden biri olarak kaydedildi. MSCI'nın benzer bir dondurma kararını kısa süre önce Endonezya piyasasında koordineli işlem davranışları gerekçesiyle uygulamış olması, global kurumsal yatırımcılar nezdinde veri kalitesine verilen önemi bir kez daha vurguluyor.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>2️⃣&nbsp;Reuters'ın konuya yakın kaynaklara dayandırdığı habere göre Zorlu Holding, borçlarını yeniden yapılandırmak üzere kamu bankalarıyla görüşmelere başladı. 2018 dolar şokundan bu yana en büyük kurumsal kredi yapılandırmalarından biri olması beklenen süreçte, kamu bankaları ve bazı küçük özel bankalarla CEO düzeyinde temas kurulduğu belirtildi. Şirketin Zorlu AVM dahil bazı varlıklarını kamu bankalarına teminat olarak gösterdiği ifade edildi.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>3️⃣&nbsp;Sermaye Piyasası Kurulu, Metropol Kurumsal Hizmetler ve Gentaş Kimya Sanayi'nin ilk halka arz başvurularını onayladı. Yemek kartı hizmetleri alanında faaliyet gösteren Metropol Kurumsal Hizmetler, MCARD koduyla 2-4 Mart'ta talep toplayacak. Satış fiyatı 80,00 TL, halka arz sonrası piyasa değeri 7,4 milyar TL olarak belirlendi. Çarpanlar F/K 10,08, PD/DD 2,89 ve FD/FAVÖK 10,03 seviyesinde şekillenirken toplam halka arz büyüklüğü 1,51 milyar TL tutarında. Elde edilecek gelirin %30'u fin-tech yatırımlarına, %25'i araç filosuna, %15'i Ar-Ge'ye ve %30'u işletme sermayesine ayrılacak.</p><p style='text-align:left;font-size: 18px;line-height:26px'>4️⃣&nbsp;Gentaş Kimya, formaldehit, reçine ve akrilik levha üretimi alanında GENKM koduyla 2-3 Mart'ta halka arz edilecek. Satış fiyatı 11,00 TL, halka arz sonrası piyasa değeri 6,7 milyar TL olarak belirlendi. Çarpanlar F/K 26,88, PD/DD 1,09 ve FD/FAVÖK 9,50 seviyesinde. Elde edilecek gelirin %45-55'i işletme sermayesinin güçlendirilmesine, %15-25'i yeni pazarlara erişime, %15-25'i finansal borçluluğun azaltılmasına ve %5-15'i Ar-Ge faaliyetlerine yönlendirilecek.</p></div>