Kimpur Analist Toplantısı Notları (2026/06)
Kimpur, 2026 yılının ilk yarısına ilişkin finansal sonuçlarının ardından bir analist toplantısı düzenledi. Toplantıda Kobe Poliüretan'ın devralınmasının ardından başlayan üretim süreci, ihracatın Avrupa ağırlıklı yeniden konumlanması ve poliüretan hammadde fiyatlarındaki son dönem hareketleri ele alındı.

Finansal Performans
2.çeyrekte brüt kâr 287 milyon TL artışla yüzde 36 büyürken brüt kâr marjı %20,2'den %25,7'ye genişledi. Aynı dönemde FAVÖK 429 milyon TL'den 794 milyon TL'ye çıkarak %85 arttı ve FAVÖK marjı yüzde 10,9'dan %18,8'e yükseldi. Ciro artışının %36'da kalmasına karşın FAVÖK'ün neredeyse iki katına çıkmasında fiyatlama tarafındaki iyileşmenin yanı sıra gider kontrolü etkili oldu. Genel yönetim giderleri ve pazarlama giderleri ciro büyümesinin altında kaldı. Yönetim, ikinci çeyrekte düşük maliyetli stokların kârlılığa olumlu bir katkı sunduğunu da teyit etti. Vergi öncesi kâr 520 milyon TL, net dönem kârı ise 400 milyon TL olarak gerçekleşti.
Satış Hacmi ve İhracat
Toplam satış hacmi 2026'nın ilk yarısında 76.700 tona ulaşarak yıllık bazda %13 büyüdü. Yurt içi satışlar 43.400 tondan 47.300 tona çıkarak %9 artarken ihracat 24.500 tondan 29.400 tona yükselerek %20,3 büyüdü. Bu kırılımla birlikte ihracatın toplam satışlar içindeki payı %38,4 oldu.
İhracattaki ivme yıl içinde belirgin şekilde hızlandı. İlk çeyrekte %10 seviyesinde olan ihracat büyümesi ilk yarıda %20,3'e çıktı. İkinci çeyrekte ihracat tek başına %29,3 büyürken çeyreklik satışlar içindeki payı %42'ye ulaştı.
Coğrafi kırılımda ağırlık Avrupa'ya kaydı. Avrupa ülkelerinin ihracat içindeki payı %56,8'e, hacim olarak 16.711 tona ulaştı ve bu pazarlardaki büyüme geçen yılın aynı dönemine göre %42 olarak gerçekleşti. Afrika ülkelerinin payı %16,5 seviyesinde olurken bu bölgedeki büyüme %25 oldu. Orta Doğu'nun payı %9 düzeyinde kaldı ve bölgeye satışlar %11 arttı. Buna karşılık Bağımsız Devletler Topluluğu ülkelerinin payı geçen yılın aynı dönemine göre geriledi. Şirket beş kıtada 60'tan fazla ülkeye ihracat yapıyor ve Amerika pazarına yönelik olarak bir şirket kuruluşu gerçekleştirdi.
Ürün Grupları ve Pazar Konumu
Rigid, hem iç pazarda hem ihracatta en büyük ürün grubu olma konumunu korudu ve satışlar içindeki payı %54-61 bandında seyretti. Rigid'in iç pazar ve ihracat toplamındaki büyümesi %18, yalnızca ihracat tarafındaki büyümesi ise %31,6 oldu. Flexible, polyester ve case ürün gruplarında ihracat büyümesi %75 seviyesine ulaştı.
Ayakkabı ürün grubunda satışlar nominal olarak %1 küçüldü. Yönetim, bu daralmanın sektörün kendi içindeki küçülmesinden kaynaklandığını ve iş güvenliği ayakkabıları başta olmak üzere pazar payının artmaya devam ettiğini aktardı. Ayakkabının satışlar içindeki payı %18-21 bandında bulunuyor.
Polyester polyolde yıl geneli için belirlenen 10.000 tonluk hedefe karşılık ilk yarıda 5.296 ton gerçekleşti. Yapı kimyasalları ağırlıklı case ürün grubunda ise 3.000 tonluk yıllık hedefe karşılık ilk yarı üretimi 2.678 ton oldu.
Sektörel çerçevede küresel poliüretan pazarı 25-26 milyon ton büyüklüğünde bulunuyor. Şirketin etkin olduğu EMEA pazarı yaklaşık 6 milyon ton, Türkiye pazarı ise 600 bin ton seviyesinde. Slapstock yatak üreticilerine ait 200 bin tonluk bölüm ayrıştırıldığında sistem evi olarak hizmet verilen pazar 400 bin tona iniyor. Rigid ürünler hem küresel hem Türkiye pazarında toplamın yüzde 50'sinden fazlasını oluşturuyor.
Kimpur'un Türkiye poliüretan pazarındaki payı %27 seviyesinde bulunuyor ve Türkiye'den yapılan poliüretan ihracatının %45'inden fazlasını tek başına gerçekleştiriyor. Şirket, tamamlanan kapasite yatırımlarının ardından dünyanın ilk 10 üreticisi arasında yer aldığını ve bu sıralamada yedinci ya da sekizinci konumda bulunduğunu değerlendiriyor.
Kapasite, Yatırımlar ve Kobe Poliüretan
Şirket üç üretim tesisiyle 281.000 tonluk toplam kapasiteye ulaştı. Düzce tesisi tam kapasiteye erişti ve Ravago işbirliği kapsamında ikinci tesisin 85.000 tonluk kapasitesi makinelerin taşınıp revize edilmesiyle Düzce'de devreye alındı. 2025'te tamamlanan Letonya yatırımı 25.000 ton kapasiteye sahip ve şirketin bu ortaklıktaki payı yüzde 75. Letonya operasyonu 4.400 tonluk satış hacmiyle konsolide net kârın %10'undan fazlasına katkı sağladı.
Dönemin öne çıkan stratejik adımı Kobe Poliüretan'ın %80 hissesinin sermaye artırımı yöntemiyle devralınması oldu. Yaklaşık 10 bin tonluk satış hacmine sahip şirketin niş ürün gruplarındaki ihracat oranı yüzde 37 seviyesinde bulunuyor. Üretim faaliyetleri, formüller ve ARGE desteği Kimpur tarafına taşındı ve temmuz ayı itibarıyla üretim Kimpur tesislerinde başladı. Yönetim, ortak ARGE altyapısı, daha yüksek üretim verimliliği ve 10 bin tonluk ek satın alma hacmi üzerinden sinerji beklendiğini, üçüncü çeyreğin adaptasyon dönemi olacağını ve etkinin konsolide finansallara dördüncü çeyrekte yansıyacağını aktardı.
Gümüşova'daki ikinci tesiste teşvik kapsamında yürütülen PET geri dönüşüm yatırımı tamamlandı. Şirket artık PET geri dönüşümünü kendi bünyesinde yapıyor ve polyester ürünlerinde kendi sentezlerini kullanıyor. Yönetim, önümüzdeki beş yıllık iş planına yönelik yatırımların büyük ölçüde tamamlandığını, bundan sonraki dönemde idame yatırımlarının sürdürüleceğini ancak bunların büyük tutarlar oluşturmayacağını belirtti.
2017'den bu yana faaliyet gösteren ARGE merkezinde 30 kişiyi aşan bir ekip çalışıyor ve merkez bünyesinde 68 proje tamamlandı, 12 proje devam ediyor. Dönem içinde raylı sistemlere yönelik EN 45545 kapsamında yüksek performanslı bir sistem belgelendirildi ve savunma sanayisine yönelik denetim sonrası onaylı tedarikçi statüsü alındı. Şirket ayrıca geri dönüşüm içeriği %40'a kadar ulaşan ürünleri için İtalya'da geçerli olan ve Avrupa Birliği içinde yaygınlaşan Remade sertifikasını Türkiye'de alan ilk firma oldu. Entegre rapor dört yıldır yayımlanıyor ve TSRS uyumlu sürdürülebilirlik raporlaması sürdürülüyor.
Hammadde ve Finansman
Hammadde tarafında ortalama alım fiyatı ilk çeyrekteki kilogram başına 1,67 eurodan ikinci çeyrekte 2,20 euronun üzerine çıktı. Temmuz ve ağustos aylarında fiyatlar bu seviyelerde seyrederken eylül ayına yönelik yeni artış sinyalleri geldi ve tedarikçiler fiyat artışlarını ilan etti. Yönetim, üçüncü ve dördüncü çeyrek bağlantılarının 2,10-2,20 bandında şekillenebileceğini, 2025'in son çeyreğindeki düşük fiyat seviyelerine dönülmesini beklemediklerini aktardı. Şirket 3,5-4 aya ulaşan stok yönetimi ve tedarikçi ilişkileriyle bu tip dalgalanmalardan görece olumlu etkilendiğini belirtti.
Net borç 31 Aralık 2025'teki 5,19 milyar TL seviyesinden 30 Haziran 2026 itibarıyla 5,85 milyar TL'ye yükselerek %12,5 arttı. Artışın kaynağı hammadde fiyatlarındaki yükselişe ve hacim büyümesine bağlı işletme sermayesi ihtiyacı oldu. Buna karşılık Net Borç/FAVÖK oranı yıl sonundaki 2,64 seviyesinden son 12 aylık veriyle 2,09'a geriledi.
Finansman tarafında faiz gideri 499 milyon TL'den 570 milyon TL'ye çıkarak %14,3 arttı. Finansman gelirleriyle netleştirilmiş toplam finansman gideri ise 2025'in ilk yarısındaki 1.443 milyon TL seviyesinden 757 milyon TL'ye indi ve satışlara oranı %10'un altına geriledi. Şirket, döviz veya dövize endeksli krediler ile Eximbank kaynaklarını kullanarak finansman maliyetinin ciro içindeki payını düşürdüğünü, stokların doğal korunma işlevi sayesinde döviz açık pozisyonu oluşturmadan modelini dönüştürdüğünü aktardı.
Beklentiler
Yönetim, üçüncü ve dördüncü çeyrekte ihracattaki büyüme trendinin sürdürülmesini hedefliyor. Üçüncü çeyrek FAVÖK'ünün ilk çeyreğin üzerinde, stok maliyeti etkisi nedeniyle ikinci çeyreğin altında gerçekleşmesi bekleniyor. Şirket, yıl geneli için belirlediği yüzde 15-16 seviyesindeki FAVÖK marjı hedefinin altına inilmeyeceğini belirtti. Hammadde fiyatlarında mevcut seviyelerin ötesinde bir artış yaşanmaması durumunda net borcun büyümeye paralel bir seyir izleyeceği, kârlılıktaki yükselişle birlikte borçluluğun azaltılmasının öncelikli hedef olarak korunacağı aktarıldı.



