Araştırma Kripto
/
Yazılar
/
Kripto Varlıklar
/
Tarihin En Değerli Airdrop’unu Atan Protokol: Hyperliquid

Tarihin En Değerli Airdrop’unu Atan Protokol: Hyperliquid

Yaklaşık 100.000 kullanıcıya toplam token arzının %31’ini dağıtan Hyperliquid, bu airdrop ile büyük bir etki uyandırdı. Airdrop’a hak kazanan cüzdanların %12’si 5.000-10.000 $HYPE token aldı ve bu tokenlerin değeri, zirve noktasında 150.000 dolardan fazlasına ulaştı. Peki, Hyperliquid nedir? Gelin yakından inceleyelim!

Tarihin En Değerli Airdrop’unu Atan Protokol: Hyperliquid

Hyperliquid nedir?

Hyperliquid, kendi katman 1 (L1) blokzinciri üzerinde çalışan, merkeziyetsiz(?) bir borsa(DEX) olduğunu söyleyebiliriz. İşlemleri üçüncü taraflara bağlı kalmadan tamamen kendi zinciri üzerinde gerçekleştiriyor. Platform, düşük işlem ücretleri, hızlı işlem süreleri ve gelişmiş ticaret araçlarıyla kullanıcılarına üst düzey hızlı ve kolay alım-satım deneyimi sunuyor. Hyperliquid’in sunduğu en büyük avantajlardan biri, merkezi borsalara (örn. Binance, Coinbase) benzer bir kullanım kolaylığı sağlarken, merkeziyetsiz finansın (DeFi) temel prensiplerinden ödün vermemesi ve merkezi borsalardaki komisyon oranlarıyla karşılaştırıldığında çok daha düşük komisyon oranları sunması. Kullanıcılar, Bitcoin (BTC), Ethereum (ETH), Solana (SOL) ve birçok altcoin ile vadeli, marjin ve spot işlemler yapabiliyor. Hyperliquid’i sadece merkeziyetsiz bir borsa olduğunu da söylemek doğru olmaz, aslında kendi blokzinciri de olduğu için ekipler ve projeler üzerinde proje geliştirebiliyor.

Aslında yukarıdaki merkeziyetsiz kısmına soru işareti koymamın altında teknik bir sebep yatıyor. Bu kısımdan da hızlıca bahsetmek gerekirse, HyperEVM; Hyperliquid’in yerel olarak entegre edilmiş Ethereum Sanal Makinesi olarak öne çıkıyor. Bu yapı, Ethereum tabanlı akıllı sözleşmelerle tam uyumluluk sağlarken, platformun işlem özellikleriyle kesintisiz bir etkileşim sunuyor. Öte yandan, HyperBFT; Hotstuff protokolünden esinlenerek geliştirilmiş özel bir konsensüs algoritmasıdır. Bu algoritma, yüksek işlem hacmini desteklerken, Bizans Hata Toleransı sayesinde güvenliği de ön planda tutuyor; böylece saniyede çok sayıda işlemi çok düşük gecikme süresiyle gerçekleştirebiliyor. Ayrıca, Hyperliquid, merkeziyetsiz platformların çoğunun otomatik piyasa yapıcılarına (AMM) dayanması yerine, merkeziyetsiz emir defterleri kullanarak derin likidite ve düşük kayma (slippage) sağlıyor. Bu yaklaşım, fiyat eşleştirmeyi daha verimli hale getirirken, volatil piyasalarda bile işlemlerde minimum kayma yaşanmasına olanak tanıyor. Ama merkeziyetsizlik konusundaki en büyük soru işaretlerinden biri, validatör sayısının azlığı. Toplamda yalnızca 16 validatör bulunuyor. Karşılaştırma yapmak gerekirse, Ethereum ağında 800.000’den fazla validatör var. Açık konuşmak gerekirse bu durum sadece Hyperliquid’e özgü değil. Ethereum dışındaki birçok katman 1 (L1) blokzincirinde benzer bir yapı görüyoruz. Örneğin, 6 yıldır çalışan Binance Smart Chain üzerinde yalnızca 45 aktif validatör bulunuyor, Hyperliquid’in en yakın ve benzer mantıkla olan rakiplerinin arasından dYdX üzerinde ise 60 aktif validatör bulunuyor. Diğer soru işaretlerinden biri de Hyperliquid’in köprüsünün geçtiğimiz aylarda büyük tartışmalara yol açmasıydı. Çünkü köprü 3 imzalı bir multisig(çok onaylı cüzdan) olarak çalışıyordu, bu da ciddi bir güvenlik zaafiyeti yaratıyordu. Gelen yoğun eleştirilerden sonra bu sorun düzeltilmişti ama yinede akıllarda soru işareti bırakmıştı.

Hyperliquid kimler tarafından kuruldu?

Hyperliquid, Harvard mezunu olan Jeff Yan ve Iliensinc tarafından kuruldu. Ekip, Caltech, MIT, Citadel ve Hudson River Trading gibi köklü kurumlarda deneyim kazanmış uzmanlardan oluşuyor. Aynı zamanda Jeff Yan, merkezi bir borsa olan Chameleon Trading’in eski kurucu ortaklarından biri. FTX’in çöküşü sonrası, türev ürünler sunan güvenilir bir merkeziyetsiz borsaya duyulan ihtiyacı fark eden Yan ve ekibi, Hyperliquid’i geliştirerek bu boşluğu doldurmayı hedeflediler. Hyperliquid Labs, tamamen kendi fonlarıyla finanse edilen bir proje olarak ilerledi ve ilerlemeye devam ediyor. Yatırımcı bağımsızlığına öncelik veren ekip, geleneksel risk sermayesi (VC) desteği almadan, şeffaf ve verimli bir ticaret platformu oluşturma vizyonuyla hareket etti. Bu da, büyük ölçekli bir airdrop gerçekleştirmelerine olanak sağladı çünkü üzerinde herhangi bir yatırımcı baskısı yoktu. Ancak bu, tek neden değildi. Hyperliquid’in sunduğu ürün gerçekten rakip protokolere kıyasla yüksek UX kalitesi, hızlı listelemeleri ve kullanıcı dostu yapısıyla Product-Market Fit’i yakaladı. Platformun kalitesi, kullanıcıları Hyperliquid’e yönlendirirken, doğal olarak $HYPE tokenine de talep oluşturdu. Üstelik, 2024 yılında piyasada sıkça eleştirilen düşük dolaşımdaki (low float) ve yüksek tam seyreltilmiş piyasa değerine (high FDV) sahip projelerin aksine, Hyperliquid tam tersi bir model uygulayarak öne çıkmayı başardı. Birazdan da inceleyeceğimiz veriler bu çıkarımı destekliyor. Haydi gelin metrikleriyle Hyperliquid'i inceleyelim ve rakipleriyle karşılaştıralım.

Metriklerle Hyperliquid

TVL (Toplam Kilitli Varlık)

İlk olarak, yukarıdaki toplam kilitli varlık değerlerini inceleyelim. Grafiğe baktığımızda, başlangıçta 158 milyon dolar olan toplam kilitli varlık miktarının 8 Şubat 2025 itibarıyla 672 milyon dolara ulaştığını görüyoruz. Bu, neredeyse 4 katlık bir artış anlamına geliyor. Burada göz ardı edilmemesi gereken önemli bir nokta var: Kilitlenen varlıkların tamamı stabil kripto paralardan (USDC ve USDT) oluşuyor. Bu da, Hyperliquid’e olan güvenin arttığını gösteriyor diyebiliriz. Kullanıcılar platforma gelip varlıklarını kilitleyebiliyor ve birazdan inceleyeceğimiz kullanıcı sayısındaki artış da bu veriyi destekliyor.

Vadeli İşlem Hacmi

Protokol üzerinde gerçekleştirilen vadeli işlem hacmine baktığımızda, neredeyse 1 trilyon dolara (güncel 870 milyar dolar) ulaşmış durumda. 1 Ocak 2024’te 54 milyar dolar olan hacim, yaklaşık 17 kat artarak bu seviyeye geldi. Günlük işlem hacmine baktığımızda ise Hyperliquid’in günlük hacmi 5.9 milyar dolar seviyesinde. Şimdi bu verileri güncel rakipleriyle karşılaştırarak inceleyelim.

Peki Hyperliquid’in Rakipleri Kimler?

Şimdi de diğer merkeziyetsiz vadeli işlem protokolleri ile karşılaştıralım.

Karşılaştırma için kullanılan veriler, 8 ve 9 Şubat 2025 tarihli verilere dayanmaktadır.

dYdX V4

Aslında rakipler arasından Hyperliquid'e en benzer olanın dYdX olduğunu söyleyebiliriz çünkü o da kendi zincirine sahip (dYdX v4 ile kendi ağlarına geçtiler ve ana zincirleri bu oldu). Bu yüzden incelemeye ilk olarak ondan başlamak istiyorum. Kısaca dYdX’ten bahsetmek gerekirse: dYdX, Cosmos SDK ve CometBFT üzerine inşa edilmiş, merkeziyetsiz vadeli işlem (perpetuals) borsasını destekleyen bir blokzincir. dYdX Chain, merkeziyetsiz bir yapı sunarak konsensüs mekanizması, emir defteri, eşleştirme motoru ve arayüz dahil tüm süreçleri tamamen zincir üzerinde yürütmektedir. 

TVL (Toplam Kilitli Varlık)

Grafiğe baktığımızda, dYdX V4 üzerindeki toplam kilitli varlık miktarının başlangıçta 135 milyon dolar olduğunu ve 8 Şubat 2025 itibarıyla 353 milyon dolara ulaştığını görüyoruz. Bu, yaklaşık 2.5 katlık bir artış anlamına geliyor. Ayrıca dYdX’te kilitlenen varlıkların tamamının yalnızca USDC’den oluşuyor.

Şimdi Hyperliquid ile kıyaslayalım: Hyperliquid’in güncel TVL’si dYdX’ten yaklaşık %90 daha fazla (672M vs 353M), ayrıca TVL büyüme oranı da dYdX’ten yüksek (4x vs 2.5x). Bu fark, Hyperliquid’in likidite çekme gücünün dYdX’e kıyasla daha güçlü olduğunu ve kullanıcıların daha fazla fon kilitlediğini gösteriyor. Aynı zamanda şu detayı unutmamak gerekiyor ki dYdX’in eski versiyonu, bir önceki boğa piyasasında 1 milyar dolara yakın TVL'e ulaşmıştı ve o zamandan bu yana ciddi bir düşüş yaşadı. dYdX’in toplam vadeli işlem hacmine baktığımızda aktif olarak 255 milyar dolar, günlük hacmi ise 306 milyon dolar. Hyperliquid ile kıyasladığımızda, Hyperliquid’in toplam vadeli işlem hacmi 876 milyar dolar seviyesinde. Yani dYdX’in toplam hacminden yaklaşık 3.5 kat daha büyük. Günlük hacimde ise Hyperliquid, dYdX’e kıyasla yaklaşık 19 kat daha fazla işlem hacmine sahip. Kısaca, dYdX’in önceki döngüdeki likidite seviyesini ve işlem hacmini yeniden yakalamakta zorlandığını ve kullanıcı fonlarının alternatif platformlara kaymış olduğunu gösteriyor.

Şimdi de yazıyı daha fazla uzatmamak adına, kendi ağları olmasa da merkeziyetsiz vadeli işlemler denildiğinde akla gelen protokoller olan GMX ve Jupiter Perps ile hızlıca bir karşılaştırma yapalım.

GMX Perps

Kısaca GMX, Avalanche ve Arbitrum ağlarında çalışan merkeziyetsiz bir vadeli işlem protokolüdür. Kaldıraçlı işlemler ve GLP havuzu üzerinden likidite sağlayıcılarına getiri sunar. 2021’den itibaren de aktif olarak kullanılabiliyor.

TVL (Toplam Kilitli Varlık)

GMX Perps’in toplam kilitli varlık miktarı şu an 394 milyon dolar seviyesinde. Bu TVL, yalnızca stabil kripto paralardan oluşmuyor; USDC, WBTC, WAVAX, WSOL ve diğer altcoinleri içeriyor. Şimdi Hyperliquid ile kıyaslayalım: Hyperliquid’in güncel TVL’si 672 milyon dolar, yani GMX Perps’ten yaklaşık %70 daha fazla. GMX Perps’in toplam vadeli işlem hacmi 89.3 milyar dolar, Hyperliquid’in ise 876 milyar dolar, yani Hyperliquid yaklaşık 10 kat daha büyük bir toplam hacme sahip. Günlük işlem hacmine baktığımızda, GMX Perps’in günlük hacmi 654 milyon dolar iken, Hyperliquid 5.9 milyar dolar ile yaklaşık 9 kat daha yüksek hacme ulaşıyor.

Jupiter Perps

Kısaca Jupiter Perps, Solana blokzinciri üzerinde çalışan, likidite sağlayıcı (LP) tabanlı bir perpetual (süresiz) merkeziyetsiz vadeli işlem protokolüdür. Platform, kullanıcıların SOL, ETH ve WBTC gibi varlıklar için süresiz vadeli işlemler yapmalarına olanak tanır. Geleneksel vadeli işlemlerden farklı olarak, bu sözleşmelerin bir vadesi yoktur, yani yatırımcılar pozisyonlarını süresiz olarak açık tutabilirler. 

TVL (Toplam Kilitli Varlık)

Jupiter Perps üzerindeki toplam kilitli varlık miktarı şu an 1.87 milyar dolar seviyesinde. Bu TVL yalnızca stabil kripto paralardan oluşmuyor; yaklaşık yarısı SOL, geri kalanı ise WBTC, USDC, WETH ve diğer altcoinlerden oluşuyor. Şimdi Hyperliquid ile kıyaslayalım: Hyperliquid’in güncel TVL’si 672 milyon dolar, yani Jupiter Perps’in TVL’si Hyperliquid’den yaklaşık 2.8 kat daha fazla. Jupiter Perps’in toplam vadeli işlem hacmi 250 milyar dolar, Hyperliquid’in ise 876 milyar dolar, yani Hyperliquid yaklaşık 3.5 kat daha büyük bir toplam hacme sahip. Günlük işlem hacmine baktığımızda Jupiter Perps’in günlük hacmi 568 milyon dolar, Hyperliquid ise 5.9 milyar dolar ile yaklaşık 10 kat daha yüksek hacme ulaşıyor.

Bu veriler, Jupiter Perps’in TVL açısından Hyperliquid’den daha büyük olduğunu, ancak işlem hacmi bakımından Hyperliquid’in daha fazla kullanıldığını söyleyebiliriz. Jupiter Perps’in TVL bileşiminin büyük oranda SOL ve altcoinlerden oluşması, likiditenin daha hızlı değişmesine yol açıyor. Jupiter hakkında daha fazla bilgiye ulaşmak için Jupiteri detaylı incelediğimiz yazımızı okuyabilirsiniz. (Buraya link koyarız)

Tarihin En Değerli Airdrop’u: $HYPE

Airdroptan önce $HYPE’ın detaylarını öğrenelim. 2024 yılında Hyperliquid, kendi yerel tokeni $HYPE’ı piyasaya sürdü. $HYPE ağda yönetişim (Govarnance), ekonomik teşvikler ve işlem ücretleri için kullanılıyor. $HYPE sahibi olan kullanıcılar, platformun geleceğine dair alınacak kararlara katılabiliyor ve yönetişim mekanizmaları aracılığıyla oy verip ağ üzerindeki kararları etkileyebiliyor.

Ayrıca HYPE, çok yüksek bir getiri sağlamasada stake edilebiliyor. Staking sayesinde kullanıcılar ağın güvenliğine katkıda bulunurken belirli oranlarda ödüller kazanabiliyor. 2024 sonunda başlatılan HYPE staking programında, token sahiplerine şu an için yıllık yaklaşık %2 oranında getiri sağlanıyor.

$HYPE Token Dağılımı

Hyperliquid, token dağıtımını çok büyük ölçüde topluluk odaklı bir modelle gerçekleştirdi. Toplam arzı 1 milyar token ile sınırlı olan HYPE, büyük ölçüde kullanıcıları ve ekosistem gelişimini desteklemeye yönelik olarak paylaştırıldı:

  • %38.88 – Gelecekteki ödüller ve topluluk teşvikleri
  • %31 – Genesis Airdrop
  • %23.8 – Core contributor’lara (Hyperliquid Labs geliştiricileri) ayrıldı
  • %6 – Hyper Foundation (Hyper Vakfı)
  • %0.3 – Topluluk hibeleri

Yani arzın neredeyse %71’ini topluluğa ayırdığını söylebiliriz. Bununda sebepleri arasında Hyperliquid ekibi yatırımcılara veya risk sermayesi (VC) fonlarına herhangi bir token dağıtımı ayırmadı, bu sayede de herhangi bir baskı olmadan topluluğu ödüllendirebildi. Core contributor(Hyperliquid Labs)’lara ayrılan tokenler, 2027-2028 yıllarına kadar kilitli olacak şekilde ayarlandı. Böylece içeriden satış baskısının en aza indiğini söyleyebiliriz

$HYPE Airdrop: Tarihin En Değerli Airdrop’u

Uniswap’ın bugüne kadar gerçekleştirdiği tarihin en değerli airdrop’unun tahtını Hyperliquid devraldı. 29 Kasım 2024’te Hyperliquid, yaklaşık 100.000 kullanıcıya yönelik büyük bir airdrop gerçekleştirdi. Airdrop’un büyük bir kısmı mevcut ve gelecekteki kullanıcılara ayrıldı ve tarihin en değerli airdrop’larından biri olarak adlandırıldı. Airdrop’a hak kazananların %12’si, 5.000-10.000 aralığında $HYPE token aldı. Bu miktar, birkaç hafta içinde 150.000 doların üzerine çıktı. Hyperliquid, bu model ile topluluk odaklı dağıtımın önemini vurgularken, yalnızca 94.000 kullanıcıyı airdrop’a dahil etti. Çoğu proje 500.000 ila 1 milyon kullanıcıyı hedeflerken, Hyperliquid daha sınırlı bir kitleye yüksek miktarda token dağıtmayı tercih etti. Eğer 1 milyon kullanıcıya dağıtılsaydı bile, ortalama kişi başı 5.000 dolarlık bir dağıtımla yine piyasadaki standartların üzerinde bir değer sunulmuş olacaktı.

Genellikle airdrop sonrası piyasa düşüşleri yaşansa da, HYPE token bu trendi tersine çevirdi ve $4 seviyesinden $35’e kadar yükseldi. Aynı zamanda platformun toplam kilitli varlık değeri (TVL) de yukarıda incelediğimiz gibi hızla büyüdü. Üç ay içinde yaklaşık 10 milyar dolar piyasa değerine ulaşan $HYPE, en büyük 20 kripto para birimi arasına girdi.

Hyperliquid Ekosistemi, Bir Dex’ten Daha Fazlası 

Şimdi gelin, birlikte Hyperliquid ekosistemini hızlıca yakından inceleyelim.

HypurrFun

HypurrFun, Hyperliquid ekosisteminin Pump.fun tarzı bir token çıkarma platformu. Katılım HypurrFun Telegram botu aracılığıyla gerçekleşiyor ve projeler Telegram grubu veya hypurr.fun web sitesinde görüntüleniyor. Kullanıcılar USDC ile katılım sağlıyor ve havuzdaki toplam miktar mevcut açık artırma fiyatının %65’ini aşarsa, yeni bir token açık artırmaya çıkıyor ve Hyperliquid üzerinde başlatılıyor. Kendi tokenleri olan $HFUN da güncel olarak 70 milyon dolar piyasa değeri ile Hyperliquid üzerindeki en yüksek piyasa değerine sahip 3. token. X hesapları ve Web sitesi

Hyperlend

Hyperlend, Hype ekosisteminin ilk yerel lending (borç verme) protokolü. Temel fonksiyonlarının yanı sıra HLP hazinesini teminat olarak kullanma desteği sunarak kaldıraçlı getiri fırsatları sağlıyor. Kullanıcılar HLP’yi teminat olarak gösterip stabil kripto para ödünç alabiliyor, ardından bu stabil kripto paralarI tekrar HLP hazinesine yatırarak kaldıraçlı getiri döngüsü oluşturabiliyor. Şu an için sadece test ağında aktifler. Ayrıca yakın zamanda LayerZeroCore ile partnerliklerini duyurdular. X hesapları ve Web sitesi

Debridge

Farklı ağlardan Hyperliquid ağına nasıl köprü yapacağınız aklınıza gelmiş olabilir, Debridge bu konuda yardımımıza koşuyor. Debridge’in desteklediği birçok ağdan körp yapabilirsiniz. Web sitesi 

HypurrScan

HypurrScan, Hyperliquid ekosisteminin blok gezgini olarak çalışıyor ve protokol gelirlerini ve gerçek zamanlı işlemleri takip etmeye imkan tanıyor. Şu anda Hyper ekosistemindeki en yaygın kullanılan veri sorgulama platformu. Web Sitesi 

Hyperliquid Names

Hyperliquid Names, Ethereum’daki ENS benzeri, Hyperliquid üzerinde çalışan bir isim sağlayıcı. Tokenize edilmiş isimlerin çıkarılması, alım satımı ve yönetimini sağlar. Şu an testnet üzerinde aktif. X hesapları ve Web sitesi

Drip.Trade

Drip.Trade, Hyperliquid üzerinde çıkmayı planlayan ilk NFT alım-satım platformu. Ancak henüz testnet veya mainnette çıkış yapmadılar. Aslında Hyperliquid’de NFT ekosistemi henüz tam anlamıyla canlanmadı diyebiliriz. Bu yüzden, Hyperliquid üzerinde çıkması beklenen NFT koleksiyonlarını inceleyelim.

Wealthy Hypio Babies - X Hesapları

Ocak 2025’te Base ağında 5,555 arz ile çıkış yaptılar ve 2,094 ETH’lik hacim çevirdiler. Base ağındaki NFT’leri Hyperliquid’e köprüleyecekler ve ekosisteme dahil edecekler. - Küçük Resim Lİnk

LiquinaHL - X Hesapları

“Meme coinler NFT’lerle buluşuyor” mottosuyla Hyperliquid’in kraliçesi olarak öne çıkıyor. Proje, memecoin kültürüyle NFT ekosistemini birleştirmeyi hedefliyor.

K-16 a.k.a KARU - X Hesapları

Base ağında 1,500 adet arz ile çıkış yaptılar ve 57 ETH hacim çevirdiler. AI’nın dünyayı ele geçirmesine karşı insanlığın son umudu temalı bir koleksiyon. NFT’leri Base ağından Hyperliquid’e köprüleyecekler ve burada da aktif hale getirecekler. - Küçük Resim Link

HypersOnHL - X Hesapları

Hyperliquid üzerindeki en fazla takipçiye sahip koleksiyonlardan biri olarak öne çıkıyorlar. Ekosistemde büyük bir topluluk ilgisiyle dikkat çekiyorlar.

Özet ve Yorum

Özetlemek gerekirse, Hyperliquid, kendi blok zinciri üzerinde çalışan, hızlı ve düşük maliyetli işlemler sunan yenilikçi bir merkeziyetsiz vadeli işlem protokolüdür. Harvard mezunu Jeff Yan ve deneyimli ekibi tarafından kurulan protokol, topluluğa verdiği önemi kanıtlar nitelikte, büyük bir airdrop ile $HYPE tokenini dağıtarak kullanıcılarına “Tarihin En Değerli Airdrop’unu” attı.

Ancak Hyperliquid, sadece büyük bir airdrop yapmakla kalmadı, aynı zamanda kaliteli ve son kullanıcıya ulaşan bir ürün ortaya koyarak işlem hacmi ve TVL gibi metriklerde dYdX, GMX ve Jupiter Perps gibi rakiplerine karşı üstün performans sergiledi.

Ve Hyperliquid’i sadece bir merkeziyetsiz vadeli işlem protokolü olarak tanımlamak eksik olur. İnşa ettikleri ekosistem, hem kullanıcıları hem de projeleri kendine çekmeye başladı. Bence Hyperliquid, yaptığı hamlelerle ekosistemdeki birçok projeye örnek oldu. Kaliteli, kullanıcı odaklı ve topluluğu önemseyen bir stratejinin ne kadar etkili olabileceğini gösterdi. Buraya kadar okuduğunuz için teşekkürler, keyifli günler!