Akış
/
Risk iştahında seçici toparlanma
Cumartesi Okumaları

Risk iştahında seçici toparlanma

Herkese iyi hafta sonları,

Küresel piyasalar haftaya ABD tahvil faizlerindeki baskıyla başladı. Hafta ortasında uzun vadeli faizlere yönelik hassasiyetin belirginleşmesi ve doların geri çekilmesi riskli varlıklara nefes aldırsa da bu rahatlama kalıcı olmadı. BIST 100 haftayı %2,4 yükselişle 14.515 puandan tamamlarken S&P 500 %1,4, Nasdaq %2,1 geriledi. Altın ile petrolün güçlü yükselmesi, fiyatlamanın büyüme iyimserliğinden çok zayıf dolar, mali belirsizlik ve jeopolitik riskler etrafında şekillendiğini gösterdi.

Borsa İstanbul’daki hareketin iç yapısı manşet endeksten daha seçiciydi. Sanayi endeksi %4,4 yükselirken bankacılık yatay kaldı. Madencilik, ticaret ve kimya sektörlerindeki güçlü performans, haftalık kazancın banka öncülüğünde geniş tabanlı bir ralliden çok sektör rotasyonuyla oluştuğunu gösteriyor. İçeride rezervlerin güçlenmesi ve yabancıların hisse alımına devam etmesi destekleyiciydi.

Okuma süresi: 6 dakika 52 saniye

Makroekonomi-Jeopolitik-Yurtdışı

1️⃣ ABD Hazinesi’nin uzun vadeli tahvil piyasasına yönelik geri alım kapasitesini artırması haftanın ana fiyatlama başlığı oldu. 10 yıl ve üzeri eski tahvillerde işlem başına geri alım tavanının 2 milyar dolardan en az 4 milyar dolara çıkarılacağının açıklanması, ilk aşamada 10 yıllık faizi 6, 30 yıllık faizi 9 baz puan aşağı çekti. Fakat cuma kapanışında 10 yıllık faiz %4,74’e, 30 yıllık faiz %5,27’ye döndü ve ilk rahatlamanın neredeyse tamamı geri verildi. Bu tablo müdahalenin piyasa likiditesini iyileştirebildiğini, ancak yüksek bütçe açığı ve tahvil arzından kaynaklanan vade primini tek başına ortadan kaldıramadığını gösteriyor. İşlem Fed’in bilançosunu büyüten bir parasal genişleme de değil. Hazine daha az likit eski tahvilleri geri alırken finansman ihtiyacını yeni ihraçlarla karşılamaya devam ediyor.

2️⃣ Doların yaklaşık %0,9 gerilemesi gelişmekte olan piyasalara alan açarken ABD hisseleri aynı desteği alamadı. BIST 100 %2,4 yükselirken BIST 30 %4,3, sanayi endeksi %4,4 değer kazandı. Bankacılık endeksi ise haftayı hemen hemen değişmeden tamamladı. Madencilik %10,9, ticaret %8,9 ve kimya %8,4 yükselirken teknoloji %4,8 geriledi. Buna karşılık S&P 500 %1,4, faize daha duyarlı Nasdaq %2,1 düştü. ABD’nin 10 yıllık nominal faizi haftayı 6 baz puan yükselişle %4,74’te tamamlarken 10 yıllık reel faiz 1 baz puan gerileyerek %2,40’ta yatay kaldı. Ons altın yaklaşık %5,6, Brent petrol yaklaşık %6 yükseldi. Hafta genelinde tek bir risk iştahı hikâyesinden ziyade ayrışmalı bir fiyatlama izlendi. Zayıflayan dolar BIST ve altını desteklerken, yükselen petrol fiyatları ile artan enflasyon primi ABD büyüme hisseleri üzerinde baskı yarattı.

3️⃣ Fed’in temmuz toplantı tutanakları kurul içindeki ayrışmanın düşündüğümüzden daha belirgin olduğunu gösterdi. Üç üye 25 baz puanlık faiz artışını tercih ederken bazı üyeler enflasyonun yeterince gerilememesi halinde ek sıkılaştırmanın gerekebileceğini savundu. Bu nedenle dolar ve tahvil faizlerinde hafta ortasında görülen geri çekilmeyi kalıcı bir politika dönüşümü olarak okumak için erken. Önümüzdeki dönemde istihdamdaki yavaşlamanın enflasyon riskini ne ölçüde dengeleyeceği belirleyici olacak. Tahvil piyasasında hafta sonuna doğru görülen geri dönüş de yatırımcıların bu belirsizliği tamamen geride bırakmadığını gösteriyor.

4️⃣ ABD’nin mali görünümü tahvil piyasasındaki baskının arka planında kalmaya devam ediyor. Toplam federal borç 20 Ağustos itibarıyla 40,0 trilyon doları aştı. Bunun 32,3 trilyon doları piyasa ve diğer kamu dışı yatırımcıların elindeki borçtan, 7,8 trilyon doları kurumlar arası yükümlülüklerden oluşuyor. Eski tahvillerin geri alınması piyasa işleyişini rahatlatabilir, fakat yeni borçlanma ihtiyacını azaltmadığı için uzun vadeli faizlerin ana belirleyicisi bütçe açığı ve ihraç miktarı olmaya devam edecek.

5️⃣ İran kaynaklı riskler petrol fiyatındaki yükselişi destekledi. ABD yönetimi Tahran’a karşı “ekonomik savaş ve izolasyon” söylemini sertleştirirken İran’a ticari ve finansal destek veren ülkeleri de yaptırımlarla karşı karşıya bırakabileceği mesajını verdi. Ancak hafta kapanışında yeni yaptırım paketi, ülke listesi veya istisnalar henüz yayımlanmamıştı. Bu nedenle söz konusu adım uygulanmış bir yaptırımdan çok ikincil yaptırım tehdidi. Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat belirsizliğiyle birleşen bu tehdit, fiziki arz kesintisi yaşanmadan da petrolün risk primini yükseltti. Brent’in haftalık yaklaşık %6 artarak 94 dolar civarına çıkması bu etkinin fiyatlara yansıdığını gösteriyor.

6️⃣ Türkiye’de 14 Ağustos haftasına ait para ve menkul kıymet verileri rezerv tarafında güçlü, portföy akımlarında ise karışık bir tablo sundu. Brüt rezervler 5,1 milyar dolar artarak 183,5 milyar dolara, swap hariç net rezervler 3,7 milyar dolar artarak 54,3 milyar dolara çıktı. Yabancılar hisse senedinde 176 milyon dolar, özel sektör tahvilinde 446 milyon dolar net alım yaparken devlet tahvilinde 306 milyon dolar satış gerçekleştirdi. Yurt içi yerleşiklerin parite etkisinden arındırılmış döviz talebi 297 milyon dolar azaldı. Hanehalkı 1,1 milyar dolar satarken şirketler 759 milyon dolar aldı. Yabancı bankaların TL swap pozisyonunun 62,4 milyar dolara ulaşması da yüksek reel getiriye dönük iştahın sürdüğünü gösteriyor. Basına yansıyan bilgilere göre özellikle yabancı kurumsal yatırımcıların para piyasası fonları üzerinden taşıdığı kısa vadeli pozisyonlara sağlanan stopaj avantajı yeniden değerlendiriliyor.

7️⃣ TCMB dört ay aradan sonra ilk kez doğrudan tahvil alımı yaptı ve 5 milyar TL’lik alımla piyasaya sınırlı likidite sağladı. İşlemi tek başına parasal genişleme başlangıcı olarak okumak doğru değil. JPMorgan ekonomisti Fatih Akçelik, TCMB’nin eylülde bir hafta vadeli repo ihalelerine yeniden başlamasını, ekim ve aralık toplantılarında ise 100’er baz puanlık faiz indirimi yapmasını bekliyor. Bu senaryoda politika faizi yıl sonunda %35’e geriliyor. Tahminin temel koşulu, aylık enflasyonun yeniden belirgin biçimde hızlanmaması.

8️⃣ İç talep göstergeleri ağustosta sınırlı bir toparlanmaya işaret etti. Tüketici güven endeksi %1 artarak 90,8’e, mevsimsellikten arındırılmış reel kesim güven endeksi 1,2 puan yükselerek 102,4’e çıktı. Buna karşılık imalat sanayi kapasite kullanım oranı 0,3 puan düşerek %73,5’e geriledi. Tüketicilerin gelecek 12 ayda konut satın alma veya inşa ettirme ihtimali 14,9 ile yılın en düşük düzeyine inerken dayanıklı tüketim ve konut talebindeki temkin sürdü. Güven göstergelerindeki iyileşmenin üretime dönüşebilmesi için siparişlerin ve kapasite kullanımının da eşlik etmesi gerekecek.

Sektörler

1️⃣ İnşaatta yeni proje arzı ile tamamlanan proje arzı ters yönde hareket etti. İkinci çeyrekte yapı ruhsatı verilen bina sayısı yıllık %2, daire sayısı %9,5 ve toplam yüzölçümü %7,4 geriledi. Buna karşılık yapı kullanma izin belgesi verilen bina sayısı %13,7, daire sayısı %10,7 arttı. Bu ayrışma, kısa vadede tamamlanan konut stokunun yükseldiğini ancak yeni proje hattının zayıfladığını gösteriyor. Konut alma ihtimalinin yılın en düşük seviyesine inmesiyle birlikte düşünüldüğünde, geliştiricilerin yeni arz kararlarında finansman maliyeti ve satış hızı belirleyici olmaya devam edecek.

2️⃣ Turizmde temmuz ayı güçlü hacme rağmen geçen yılın hafif altında kaldı. Yabancı ziyaretçi sayısı %0,3 gerileyerek 7,1 milyon oldu. Yılın ilk yedi ayındaki kümülatif görünüm de ziyaretçi büyümesinin ivme kaybettiğine işaret ediyor. Sektör açısından asıl soru kişi sayısından çok ziyaretçi başına gelir ve maliyet baskısı olacak. Ziyaretçi hacmindeki yataylaşma, fiyat artışlarıyla gelir büyüten otel ve hizmet şirketlerinde doluluk ile marj dengesini daha önemli hale getiriyor.

3️⃣ Enerjide ham petrol arzından çok rafine ürün ve doğal gaz sıkışıklığı öne çıkıyor. Avrupa’da eylül vadeli doğal gaz fiyatı hafta içinde megavatsaat başına 65 avroyu aşarak beş ayın zirvesine çıktı. Hürmüz geçişlerinin düşük kalması, Körfez’den LNG akışındaki kayıp ve Avrupa’nın kış öncesi stok doldurma ihtiyacı fiyatı yukarı taşıdı. Dizel ve jet yakıtındaki arz sorununun ham petrolden daha acil hale geldiği değerlendirmesi de rafineri ve ulaştırma şirketleri açısından önemli. Rus rafineri kapasitesindeki hasar ile Çin ve Hindistan’ın iç piyasaya öncelik vermesi orta distilat arzını sıkılaştırıyor.

4️⃣ Altında haftalık fiyat artışı güçlü olurken Türkiye’de fiziki altının TL mevduata dönüştürülmesini teşvik eden eski mekanizma sona erdi. TCMB, 2022’de yürürlüğe giren ve kuyumcu, rafineri veya banka kanalıyla sisteme getirilen fiziki altının TL mevduat ve katılma hesaplarına çevrilmesine destek sağlayan tebliği yürürlükten kaldırdı. Program kapsamında Ağustos 2025’ten beri yeni hesap açılamıyor ve mevcut hesaplar yenilenemiyordu. Son düzenleme bu kapanışı mevzuat düzeyinde tamamladı. 

Şirketler

1️⃣ Borusan Boru’nun ABD’deki bağlı ortaklığı yaklaşık 555 milyon dolarlık yeni satış siparişi aldı. Siparişlerin 2028 içinde üretilip sevk edilmesi ve aynı yıl konsolide gelirlere yansıması bekleniyor. Tutarın büyüklüğü şirketin ABD’deki üretim varlığının ticaret politikalarına karşı sağladığı yerel tedarik avantajını gösteriyor. Bununla birlikte gelire dönüşümün iki yıl sonrasına yayılması nedeniyle proje ilerlemesi, hammadde maliyetleri ve teslimat takvimi izlenecek ana değişkenler olacak.

2️⃣ Coca-Cola İçecek hakkında 706 milyon TL ek tahakkuk ve 2,12 milyar TL idari para cezası kararı verildi. Toplam 2,82 milyar TL’lik işlem için şirket yargı yoluna başvurdu ve hukuki süreç olgunlaşana kadar nakit çıkışı öngörmediğini açıkladı. Bu nedenle tutar henüz kesinleşmiş bir ödeme değil. Yine de olası yükümlülüğün büyüklüğü nedeniyle dava sürecinin finansal tablolarda karşılık ayrılmasını gerektirip gerektirmediği ve kararın hangi dönemde sonuçlanacağı takip edilecek.

3️⃣ Anadolu Isuzu, Savunma Sanayii Başkanlığı ile zırhlı otobüs tedariki ve araçların bakımını kapsayan 10,25 milyon avroluk sözleşme imzaladı. Sipariş, şirketin klasik ticari araç faaliyetinin yanında özel amaçlı ve savunma bağlantılı araçlardaki ürün çeşitliliğini destekliyor. Gelire katkının büyüklüğü teslimat takvimine bağlı olacak. Bakım hizmetinin sözleşmeye dahil olması ise tek seferlik araç satışının ötesinde hizmet geliri yaratma potansiyeli taşıyor.

4️⃣ Türk Hava Yolları, önümüzdeki birkaç yılda Doğu ve Güneydoğu Asya ile Okyanusya uçuşlarını %15 ila %20 artırmayı hedefliyor. Çin ve Avustralya bu büyümenin odak pazarları arasında. Strateji, İstanbul’un aktarma merkezi rolünü güçlendirebilir ve uzun menzilli hatların gelir içindeki payını artırabilir. Buna karşılık yeni frekansların filo teslimatları, ikili trafik hakları ve yakıt maliyetleriyle birlikte değerlendirilmesi gerekiyor. Jet yakıtındaki küresel sıkışıklık, kapasite büyümesinin marja ne ölçüde taşınacağını belirleyecek.

5️⃣ Haftanın iki yeni halka arz onayı İntetra Teknoloji ile Bakırcı Gayrimenkul Yatırım Ortaklığı için geldi. Akıllı ulaşım sistemleri, elektronik ücret toplama, tünel ve otoyol teknolojileri geliştiren İntetra’nın 40 milyon TL nominal değerli payı 53,60 TL’den satışa sunulacak. Yaklaşık 2,14 milyar TL’lik arzın 30 milyon payı sermaye artırımından, 10 milyon payı ortak satışından oluşuyor. Bakırcı GYO’da ise 167 milyon TL nominal değerli sermaye artırımı payı 12,93 TL’den halka arz edilecek ve yaklaşık 2,16 milyar TL’nin tamamı şirkete girecek. 

6️⃣ Yapay zekâ şirketi Anthropic’in yıllıklandırılmış geliri temmuz sonunda 65 milyar dolara ulaşırken şirketin halka arz hazırlığı hızlandı. Rakam geçen yıl sonundaki 9 milyar doların yedi katından fazla ve mayıstaki 47 milyar doların da belirgin üzerinde. Ancak yıllıklandırılmış gelir, son kısa dönemdeki performansın on iki aya taşınmasıyla hesaplanıyor ve gerçekleşmiş tam yıl geliri değil. Şirketin rakibinden önce halka arz için gizli başvuruda bulunduğu belirtilirken takvim ve değerleme henüz kesinleşmiş değil.