PDF

Ak Sigorta Analist Toplantısı Notları (2026/9)

Aksigorta, 2026 yılı üçüncü çeyrek finansal sonuçlarını değerlendirmek amacıyla 23 Ekim 2026'da bir analist toplantısı düzenledi. Toplantıda prim üretimi, teknik kârlılık, yatırım gelirleri ve sektördeki fiyat rekabeti ele alındı.

Ak Sigorta Analist Toplantısı Notları (2026/9)

Makroekonomik Görünüm ve Sektör Dinamikleri

Yönetim, sektörde özellikle oto branşında sert bir fiyat rekabeti yaşandığını ve bu rekabetin sürdüğünü belirtti. Yıl içinde nominal fiyat artışının neredeyse hiç gerçekleşmediği, bunun reel olarak yüzde 20-25 civarında fiyat düşüşü anlamına geldiği ve sektörün bunu iki yıl üst üste sürdüremeyeceği ifade edildi. Fiyatlamaya öncülük eden birkaç şirket bulunduğu, dağıtım kanalları ve sigorta şirketleri tarafından mevcut durumun sürdürülebilir olmadığına ilişkin görüşlerin dile getirildiği ve bazı sigorta şirketlerine yönelik düzenleyici müdahalelerin de bu fiyatlamanın sürdürülebilirliğine ilişkin soru işaretleri doğurduğu belirtildi. Yönetim, faiz oranlarının gerilemesi ve marjların genel olarak daralmasıyla fiyatlamanın daha rasyonel hale gelmesini beklediğini, ancak bütçe planlamasının sıkı rekabet ortamı varsayımıyla yapıldığı ve piyasanın rasyonelleşmesi halinde bunun ek fayda olarak yansıyacağı vurgulandı. 2027 yılı asgari ücret artışına ilişkin beklentinin yüzde 30 civarında olduğunu belirtildi. Ayrıca geçtiğimiz hafta İstanbul'da yaşanan sel felaketine ilişkin hasar ihbarlarının alınmaya başlandığı, eksperler, uzmanlar ve reasürörlerle değerlendirmelerin sürdüğü ve dördüncü çeyrek sonuçlarına olası finansal etkinin henüz ölçülemediği ifade edildi. Hasar süreci geliştikçe ek bilgi paylaşılacağı belirtildi.

Stratejik Dönüşüm ve Yeniden Yapılanma

Şirket, üçüncü çeyrekte risk kabul disiplini ve teknik kârlılık odağını koruyarak portföyünü büyütmeyi, bankasigortacılık ve acente kanalları ile dijital kabiliyetlere yatırım yapmayı sürdürdü. Risk kabul ve hasar kabiliyetlerinin bir-iki yıl öncesine göre daha güçlü olduğu ancak gelişim alanının sürdüğü, sıkı piyasa koşullarının kârlılık ile büyüme arasındaki dengeyi zorlaması nedeniyle yeniden yapılanma adımlarının atıldığı belirtildi. Organizasyonel dönüşümün yönetim kalitesini artırmayı, operasyonel verimliliği yükseltmeyi ve kaynakları kârlı büyüme öncelikleriyle uyumlu hale getirmeyi amaçladığı, faydaların zamanla daha görünür hale geleceği, ancak ilgili yeniden yapılanma maliyetlerinin kısa vadeli kârlılık üzerinde geçici baskı oluşturduğu aktarıldı.

Prim Üretimi ve Portföy Yapısı

Brüt yazılan primler ilk dokuz ayda yüzde 38 artışla 32.607 milyon TL'ye ulaştı. Yönetim, risk kabul disiplinini güçlendirmek amacıyla 2025 yılında otomotiv branşında büyümenin bilinçli olarak yavaşlatıldığını, 2026'da daha disiplinli bir fiyatlama ile büyümeye yeniden dönüldüğünü belirtti. Şirket portföyünde otomotiv dışı branşların payının sektör ortalamasından yüksek olduğu, trafik branşındaki payın rakiplerin belirgin şekilde altında kaldığı ve bunun bu branşta büyüme alanı sunduğu ifade edildi.

Branş bazında trafik primleri yüzde 116 artışla 6.162 milyon TL'ye, kasko primleri yüzde 54 artışla 3.767 milyon TL'ye, otomotiv segmenti dışı primler yüzde 20 artışla 16.956 milyon TL'ye, sağlık primleri yüzde 36 artışla 5.722 milyon TL'ye yükseldi. Prim dağılımında otomotiv dışı branşların payı 8 puan azalışla yüzde 52, trafiğin payı 7 puan artışla yüzde 19, kaskonun payı 1 puan artışla yüzde 12 oldu ve sağlığın payı yüzde 18 ile yatay seyretti. Üçüncü çeyrekte brüt yazılan primler yıllık yüzde 27, çeyreklik yüzde 1 artışla 10.510 milyon TL oldu. Bu dönemde trafik primleri yüzde 122, kasko yüzde 17, otomotiv dışı yüzde 15, sağlık yüzde 21 arttı.

Teknik Performans

Teknik kâr ilk dokuz ayda yüzde 13 artışla 5.080 milyon TL oldu. Otomotiv branşındaki prim büyümesinin yol açtığı yaklaşık 516 milyon TL’lik geçici devam eden riskler karşılığı hariç tutulduğunda ise artış yüzde 31 olarak gerçekleşti. Yönetim, otomotiv dışı branşlarda piyasa rekabetinden kaynaklanan fiyat baskısına rağmen portföyün marjlardan ödün verilmeden seçici şekilde büyütüldüğünü ve teknik sonuçların üst üste ikinci çeyrekte iyileştiğini belirtti. Üçüncü çeyrekte finansal gelir çeyreklik bazda yalnızca yüzde 2 artarken teknik kâr yüzde 7 artışla 1.971 milyon TL oldu.

Bileşik rasyo ilk dokuz ayda yüzde 121'den yüzde 128'e yükseldi. Devam eden riskler karşılığı ve yeniden yapılanma maliyetleri hariç tutultuğunda ise önemli portföy büyümesine rağmen önceki yılla benzer şekilde yüzde 122 oldu. Hasar prim oranı yüzde 84'ten yüzde 89'a yükselirken devam eden riskler karşılığı hariç oran yüzde 85 oldu. Komisyon oranı yüzde 9'dan yüzde 11'e çıktı. Gider oranı yüzde 28 ile yatay kaldı, yeniden yapılanma maliyetleri hariç ise 2 puan düşüşle yüzde 26'ya geriledi. Yönetim, gider oranının stratejik yatırımlar, organizasyonel dönüşüm ve halen düşük seyreden kazanılmış prim tabanından etkilendiğini, kazanılmış primler arttıkça ve yatırımların faydaları ölçeklendikçe oranın normalleşmesini beklediğini belirtti. Üçüncü çeyrekte bileşik rasyo yüzde 123, hasar prim oranı yüzde 88 (devam eden riskler karşılığı hariç yüzde 85) ve gider oranı yüzde 24 olarak gerçekleşti.

Yatırım Gelirleri ve Portföy Yapısı

Yönetim, şirketin tasfiye sürecindeki portföy yönetim şirketlerine, bunların fonlarına veya etkilenen hisse senetlerine herhangi bir maruziyeti bulunmadığını ve portföyünde hisse senedi fonu ya da hisse senedi yatırımı yer almadığını vurguladı. Kur gelirlerindeki düşüşün net faiz gelirlerindeki güçlü artışla kısmen telafi edilmesiyle finansal gelirler ilk dokuz ayda yüzde 27 artışla 5.040 milyon TL'ye ulaştı. Üçüncü çeyrekte finansal gelirler yıllık yüzde 30 artışla 1.888 milyon TL oldu. Yönetim, üçüncü çeyrekte prim üretiminin ikinci çeyrekle benzer düzeyde gerçekleşmesi ve faiz oranlarının gerilemesi nedeniyle finansal gelirlerdeki çeyreklik artışın sınırlı kaldığını belirtti.

Yönetilen varlıklar yüzde 34 artışla 22.091 milyon TL'ye yükseldi. Yıllıklandırılmış ortalama yatırım getirisi bir önceki yılın aynı dönemindeki yüzde 46'ya karşılık yüzde 42 oldu. Vergi avantajlı TL fonlardan sağlanan 725 milyon TL tutarındaki vergi kalkanı dahil edildiğinde efektif getiri yüzde 47'ye yükseliyor. Portföyde TL vadeli mevduatın payı yüzde 28'den yüzde 40'a, para piyasası araçlarının payı yüzde 4'e çıktı ve vadeli mevduat ile para piyasası araçlarının toplam payı yaklaşık yüzde 45'e ulaştı. Değişken faizli devlet tahvillerinin payı yüzde 28, sabit faizli devlet tahvillerinin payı yüzde 13, Eurobondların payı yüzde 12 oldu ve özel sektör tahvillerinin payı yüzde 5'ten yüzde 2'ye geriledi. Yönetim, sabit faizli devlet tahvili portföyünün kademeli olarak azalacağını ve mevcut makroekonomik ortamda bu pozisyonun korunmasının hedeflendiğini belirtti.

PDF indir

İlgini çekebilecek diğer yazılar

KCHOL Analist Toplantısı Notları (2024/12)
2025 Planları 2024 yılındaki güçlü Türk lirası politikasının 2025’te devam edeceğini öngören Koç Grubu, bu sebeple ihracatta zorlanacaklarını belirtti. Grup, iştiraklerinde otomasyon ve verimliliğe odaklanarak bu etkiyi dengelemeyi planlıyor. 2...
Altınay Savunma Analist Toplantısı Notları (2026/6)
Altınay Savunma, 18 Eylül tarihinde bir analist toplantısı gerçekleştirdi. Toplantıda şirketin faaliyet alanları ve program portföyü, devam eden üretim altyapısı yatırımları, uluslararası büyüme stratejisi, backlogu, finansal performansı ve orta vade...
Kordsa Analist Toplantısı Notları (2026/06)
Kordsa, 2026 yılı ikinci çeyrek finansal sonuçlarının ardından bir analist toplantısı düzenledi. Toplantıda kompozit teknolojileri segmentinin ciro ve kârlılıktaki artan ağırlığı, İzmit'teki iki taşınmazın satışı ve iç kaynaklardan gerçekleştirilecek...