Ford Otosan Analist Toplantısı Notları (2026/3)
Ford Otosan, 2026 yılı ilk çeyrek finansal sonuçlarının ardından bir analist toplantısı düzenledi. Toplantıda mart ayında imzalanan Koç Finans devralma anlaşması, EUR/TL ile TÜFE arasındaki makasın ihracat karlılığı üzerindeki etkisi, Türkiye binek tarafında Focus üretiminin sonlandırılmasının yarattığı hacim daralması ve 2026 gelir büyüme beklentisinin yatay seviyeye revize edilmesi ele alındı.
Stratejik Adımlar
İlk çeyreğin en belirgin gündem maddesi mart ayında imzalanan Koç Finans devralma anlaşması oldu. Anlaşma BDDK ve Rekabet Kurulu onaylarına tabi olarak Koç Finans'ın %100'ünün Ford Otosan tarafından satın alınmasını öngörüyor. Yönetim bu adımı dikey entegrasyon ve değer zinciri derinleşmesi olarak konumlandırdı.
Yurt içi pazardaki rakiplerin farklı segmentlerde finansman koluyla çalışan yapılarına benzer bir yapının Ford Otosan'a kazandırılması hedefleniyor. Müşteri ve bayi tarafında daha detaylı kontrol, finansman kaynaklı talepte daha güçlü konumlanma, ikinci el araç finansmanı ve özelleştirilmiş ürünlere genişleme ile entegre ekosistem modeli kurulması ana fayda alanları olarak paylaşıldı.
Yönetim, devralmaya ilişkin finansmanın sermaye yatırımı (CapEx) kalemine girmeyeceğini ve sürecin gerekli izinler tamamlanana kadar dikkatle yönetildiğini vurguladı.
Yurt İçi Pazar
Türkiye otomotiv pazarı 1Ç26'da yıllık bazda %4 daralarak 272.491 adet düzeyinde gerçekleşti. Pazar yılın ilk iki ayında %2 büyürken mart ayında makroekonomik beklentiler ve jeopolitik görünümün bozulmasıyla zayıfladı. Ramazan ayının şubat-mart dönemine denk gelmesi ertelenen satın alma kararları yarattı.
Segment kırılımında binek araç %6 daralırken hafif ticari %13 büyüdü ve toplam pazar payı %11'i aştı. Bu kayma, binek araç fiyatlarının büyük ölçüde 2 milyon TL'nin üstüne çıkması ve sıkı finansman koşullarının çok yönlü kullanım imkânı sunan hafif ticari segmente talebi yöneltmesinden kaynaklandı.
Ford Otosan perakende satışları %20 azalışla 18.707 adet düzeyinde kaldı. Ana etken Focus modelinin üretiminin sonlandırılmasının ardından binek araç satışlarının zayıflaması oldu. Focus etkisi hariç tutulduğunda yurt içi düşüşün yaklaşık %3 düzeyinde kaldığı paylaşıldı. Toplam pazar payı %6,9 ile geçen yılın 1,4 puan altına geriledi ve şirket pazarda beşinci sırada konumlandı.
Buna karşın toplam ticari araç segmentinde liderlik %24,4 pazar payı (önceki %28,9) ile korundu. Hafif ticaride %18,2 (%21,6), orta ticaride %32,2 (%37,6), ağır ticaride %23,6 (%25), binekte %1,8 (%2,8) pazar payı kaydedildi. Yönetim, Ranger ürün gamında 4x2 versiyonun bulunmamasının pickup talebini yakalama kabiliyetini sınırladığını ve pazar payı için sert fiyat rekabetine girmeme tercihinin karlılık önceliğiyle uyumlu olduğunu paylaştı. Ford'un binek araç portföyünün uzun vadeli yönelimi sorulduğunda yönetim, Renault ile imzalanan ortaklık kapsamında Türkiye'ye iki yeni elektrikli binek aracın gelmesinin planlandığını aktardı.
Avrupa Operasyonları
Avrupa Birliği ve Birleşik Krallık binek araç pazarı yıllık bazda %4, ticari araç pazarı %2,6 büyüdü. Ticari araç tarafındaki büyümede zayıf bazın etkisi belirleyici oldu. Ford'un odak alanı olan hafif ve orta ticari araç pazarı yalnızca %1,1 büyüdü. Başlıca pazarlardaki tablo karışık seyretti. İspanya %13 ve Fransa %3,7 büyürken Birleşik Krallık %4, Almanya %9 ve İtalya %1,7 daraldı. Ağır ticari segment %10,4 büyüyerek ivme gösterdi. Ford, %16,2 pazar payıyla Avrupa ticari araç liderliğini sürdürdü. Geçen yıl yenilenen ürün portföyünün desteğiyle ulaşılan %19,3 paydan gerileme yaşandı. Ford Otosan bu dönemde Ford'un Avrupa ticari araç satışlarının %80'ini, Avrupa binek araç satışlarının %47'sini ve küresel araç satışlarının %16'sını üretti.
Türkiye toplam araç ihracatı %15 azalarak 215 bin adede geriledi. Daralma binek araç ihracatındaki %29'luk düşüşten kaynaklandı. Ticari araç ihracatı %5 büyüdü. Ford Otosan'ın toplam ihracat hacmi yatay seyrederek 140 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Bunun 88 bin adedi Türkiye, 52 bin adedi Romanya operasyonlarından geldi. Ford Otosan, Türkiye'nin toplam araç ihracatının %41'ini ve ticari araç ihracatının %81'ini gerçekleştirdi. Ana ihracat pazarlarında dağılım Birleşik Krallık %25, Almanya %16, İtalya %13, Fransa %9 ve İspanya %9 olarak paylaşıldı.
Üretim tarafında Türkiye toplam araç üretimi %6 daralarak 322 bin adet, Romanya üretimi %5 düşüşle 128 bin adet düzeyinde gerçekleşti. Bu görünüme karşın Ford Otosan toplam üretimi %2 artışla 169 bin adede yükseldi. Partner araçlar için devreye alınan yeni türev modeller ve Birleşik Krallık'ta açıklanan elektrikli araç teşviklerinin ardından Puma Gen-E modeline yönelik artan talep büyümenin temel kaynakları oldu. Üretimin 106 bin adedi Türkiye tesislerinde, 64 bin adedi Craiova fabrikasında gerçekleşti.
Kapasite kullanım oranı Gölcük tesisinde %65, Yeniköy tesisinde %69, Eskişehir tesisinde %42 ve Craiova tesisinde %85 olarak gerçekleşti. Toplam KKO %73 ile geçen yılın 2 puan üzerine çıktı. Toplam üretimde elektrikli araçların payı %14,5'ten %19,1'e yükseldi. Alüminyum tedarikine ilişkin sorulara verilen cevapta Kuzey Amerika'daki tedarikçilerde yaşanan yangının Ford Otosan üzerinde etkisinin olmadığı, mevcut alüminyum ve çelik tarafında acil bir tedarik riski tespit edilmediği, çip krizinin kontrol altında olduğu paylaşıldı. Yönetim Orta Doğu kaynaklı maliyet baskılarına karşı temkinli durduklarını da ifade etti.
Finansal Performans
Ford Otosan konsolide gelirleri 1Ç26'da %9 daralarak 192,4 milyar TL düzeyinde gerçekleşti. Yurt içi gelirler %22 azalışla 31,8 milyar TL'ye geriledi. Bu düşüşte hacim kaybının yaklaşık 18 puan etkisi bulunuyor. Kalan kısım fiyatlama esnekliğinin daralması, kur etkisinin sınırlı geçmesi, artan rekabet ve olumsuz ürün karması kaynaklı paylaşıldı.
İhracat gelirleri TL bazında %5 düşüşle 160,7 milyar TL düzeyine indi. İhracat hacmi yatay seyretmesine karşın çeyrek içinde EUR/TL'nin yalnızca %1 değer kazanması, %10'luk TÜFE artışına karşı belirgin bir baskı yarattı. Brüt kâr %27 daralarak 13,3 milyar TL'ye geriledi. Brüt marj %6,9'a düştü (önceki %8,6). Marj baskısının arkasında yurt içi pazardaki sınırlı fiyatlama esnekliği, ihracat payının toplam içinde artması, üretimde elektrikli araç payının artmasına bağlı maliyet baskısı ve enflasyonist ortamda artan satın alma maliyetleri yer aldı. Faaliyet giderleri ağırlıklı olarak satış ve pazarlama giderlerindeki düşüşle 8,8 milyar TL'ye geriledi (önceki 9,6). Buna karşın esas faaliyetlerden net kur farkı geliri %89 azalışla 0,3 milyar TL düzeyinde kaldı (önceki 2,9). Toplam etkiyle esas faaliyet kârı %51 düşüşle 4,9 milyar TL düzeyinde gerçekleşti.
Düzeltilmiş FAVÖK %28 daralışla 11,7 milyar TL düzeyine indi. Düzeltilmiş FAVÖK marjı %6,1 (önceki %7,8) seviyesinde kalırken araç başı düzeltilmiş FAVÖK 1.429 EUR olarak hesaplandı (önceki 1.856 EUR). Net finansman giderleri kur farkı giderindeki %26'lık düşüşle 6,1 milyar TL'ye geriledi. Parasal kazanç 8,0 milyar TL düzeyinde kaydedildi (önceki 7,0). Vergi öncesi kâr %34 düşüşle 8,0 milyar TL'ye, net kâr %35 düşüşle 5,5 milyar TL'ye indi. Araç başı vergi öncesi kâr 970 EUR'ya geriledi (önceki 1.368 EUR).
Yeni vergi düzenlemesinin etkisi sorulduğunda yerel kayıtlarda etkin vergi oranının %1'e yakın olması nedeniyle kurumlar vergisi tarafında belirgin bir etki beklenmediği, ancak ertelenmiş vergi varlığı hesaplaması üzerinde IFRS kayıtlarında nakit dışı bir etki olabileceği aktarıldı. Enflasyon muhasebesinin marjlar üzerindeki etkisinin sorulması üzerine başlangıç enflasyon varsayımlarının gerçekleşmesi durumunda 1Ç26 marjlarının yaklaşık 1 puan daha yüksek olabileceği yaklaşık bir değerlendirme olarak paylaşıldı.
2026 Beklentileri
Yönetim, makroekonomik varsayımlardaki güncellemelerin etkisiyle 2026 gelir büyüme beklentisini "yüksek tek haneli" seviyesinden "yatay" seviyeye revize etti. Revizyonun arkasında Brent petrol fiyatındaki artış sonrası enflasyon beklentilerinin güncellenmesi, EUR/TL'nin ilk çeyrekte başlangıç varsayımlarının altında seyretmesi ve EUR/TL ile enflasyon arasındaki makasın açılması yer aldı.
Düzeltilmiş FAVÖK marjı beklentisi %7-8 bandında korundu. Bu düzeyin korunması, Ford Motor Company ile birlikte yürütülen kapsamlı maliyet azaltma programının yıl içinde gelir tablosunun farklı kalemlerine yansımasına ve dördüncü çeyreğin mevsimsel olarak güçlü performans potansiyeline dayandırıldı.
Türkiye otomotiv pazarı 1.300-1.400 bin adet, perakende satış 90-100 bin adet, toplam yurt dışı satış 580-630 bin adet, toplam satış 670-730 bin adet ve toplam üretim 690-740 bin adet bantlarında korundu. Yatırım harcaması (sabit kıymet) 300-400 milyon EUR olarak öngörüldü. Koç Finans devralma maliyeti yatırım harcaması kapsamında değerlendirilmiyor.
