Risk iştahı geri döndü

12 Haziran Cuma gününden herkese günaydın, Fintables Bülten’e hoş geldiniz.

☑ Orta Doğu’da tansiyonun düşebileceğine yönelik açıklamalar global piyasalarda güçlü bir rahatlama yarattı. İran’a yönelik yeni saldırıların son anda durdurulduğu ve taraflar arasında bir barış anlaşmasının yakın olabileceği yönündeki haberler sonrası Brent petrol %2 gerileyerek 88,5 dolara indi. ABD seansında başlayan alımlar Asya’da hızlandı.

☑ Petrol fiyatlarındaki geri çekilmeye rağmen son haftalardaki enerji şoku küresel ekonomi üzerinde kalıcı izler bırakmış durumda. Avrupa Merkez Bankası üç yıl aradan sonra ilk kez faiz artırdı. Petrolün gevşemesiyle birlikte ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,46 seviyesine çekilirken, son günlerde güçlenen faiz artırımı beklentileri de bir miktar yumuşadı.

☑ Yurt içinde haftanın en önemli başlığı olan TCMB toplantısından sürpriz çıkmadı. Merkez Bankası politika faizini üst üste üçüncü toplantıda da %37 seviyesinde sabit bıraktı. Böylece piyasalarda ilk faiz indirimi beklentisi eylül ayına ötelenmiş oldu.

☑ Borsa İstanbul da gün boyunca jeopolitik risklerin etkisi altında dalgalı bir seyir izledi. Endeks gün içinde %1,8’e varan kayıplar yaşasa da akşam saatlerinde gelen iyimser haberlerle toparlanarak 13.743 puanda yataya yakın kapanış yaptı. Bankacılık endeksi %0,62 yükselerek piyasaya destek verirken, inşaat sektörü %1,81 geriledi.

☑ Kuveyt Türk Yatırım'da ilk yatırımınızı yapın, "İlk Yatırım İlk Bilet" kampanyası ile 10.000 Mil kazanarak bir sonraki yolculuğunuzu avantajlı yaşayın.

Okuma süresi: 5 dakika 55 saniye

Ajanda

1️⃣ Piyasaların odağında İran ile ABD arasında konuşulan barış anlaşmasının Avrupa’daki imza süreci ve Hürmüz Boğazı’na ilişkin gelişmeler olacak. Boğazın yeniden açılmasına yönelik somut adımlar enerji piyasalarındaki risk primini azaltabilir. Brent petrolün 88 dolar bandında kalıp kalamayacağı, küresel enflasyon ve faiz beklentileri açısından yakından izlenecek.

2️⃣ Jeopolitik tansiyonun düşmesiyle küresel piyasalarda başlayan risk iştahının Borsa İstanbul’a nasıl yansıyacağı takip edilecek. Özellikle son haftalarda hızlanan yabancı çıkışlarının yavaşlayıp yavaşlamadığı ve bankacılık hisselerine yönelik olası girişler günün en önemli başlıkları arasında yer alıyor.

3️⃣ TCMB bugün piyasa katılımcıları anketi, mayıs ayı ödemeler dengesi verileri ve aylık para-banka istatistiklerini açıklayacak. Enflasyon beklentilerinin seyri, rezerv görünümü ve cari denge tarafındaki gelişmeler, yılın ikinci yarısına ilişkin faiz ve kur beklentilerinin şekillenmesinde belirleyici olacak.

Borsa İstanbul

Borsa İstanbul perşembe gününü oldukça dalgalı geçirdi. Sabah saatlerinde Hürmüz Boğazı’nın gemi geçişine kapatıldığı yönündeki haberlerle endeks gün içinde %1,8’e varan kayıplar yaşarken, akşam saatlerinde gelen gerilimi azaltıcı açıklamalarla kayıplarını geri aldı ve günü 13.743 puanda yataya yakın tamamladı. İşlem hacminin 177 milyar liraya yükselmesi, oynaklığa rağmen piyasadaki katılımın güçlü kaldığını gösterdi. Toparlanmanın liderliğini bankacılık hisseleri üstlenirken, inşaat, ulaştırma ve elektrik sektörleri günü ekside kapattı.

Bugün piyasaların odağında küresel risk iştahındaki toparlanmanın Borsa İstanbul’a ne ölçüde yansıyacağı olacak. Petrol fiyatlarındaki geri çekilme ve Asya başta olmak üzere küresel piyasalarda görülen güçlü yükselişler açılış için olumlu bir zemin oluşturuyor. Veri tarafında ise TCMB’nin yayımlayacağı Piyasa Katılımcıları Anketi ve ödemeler dengesi rakamları takip edilecek. Özellikle yıl sonu enflasyon beklentilerindeki değişim ve enerji fiyatlarının cari denge üzerindeki etkisi, faiz ve kur beklentileri açısından günün en önemli başlıkları olacak.

Piyasa Fiyatlamaları

Küresel piyasalarda jeopolitik tansiyonun düşmesiyle birlikte güçlü bir risk iştahı geri dönüşü yaşanıyor. ABD seansında başlayan yükselişler Asya’da daha da hızlandı. MSCI Asya Pasifik endeksi %3,5 ile son iki ayın en güçlü performansını sergilerken, Güney Kore Kospi endeksi %8,4 yükseldi. Petrol fiyatlarındaki gerileme ve savaş riskinin azalmasıyla birlikte yatırımcılar yeniden teknoloji ve büyüme hisselerine yöneliyor. Özellikle yapay zekâ teması etrafında yoğunlaşan risk iştahı, Güney Kore gibi teknoloji ağırlıklı piyasalarda hareketi daha da güçlendirdi. Brent petrolün 88,5 dolara kadar gerilemesi ise çatışma döneminde oluşan risk priminin önemli bölümünün şimdilik geri verildiğini gösteriyor.

ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,46 seviyesine gerilerken, yatırımcılar Fed’in faiz artırmak zorunda kalacağı senaryodan uzaklaşıyor. Çünkü petrol fiyatlarındaki geri çekilme, enerji kaynaklı enflasyon baskısının da sınırlanabileceği beklentisini güçlendiriyor. Güvenli liman talebinin azalmasıyla birlikte altın da son günlerdeki yükselişinin bir kısmını geri vererek 4.190 dolar seviyelerine çekildi. Bu iyimserliğin kalıcı olup olmayacağı, İran’dan gelecek açıklamalar ve Hürmüz Boğazı’ndaki normalleşmenin ne ölçüde gerçekleşeceğine bağlı olacak.

ABD-İran

11 Haziran akşamı yaşanan gelişme, son haftaların en kritik jeopolitik dönüm noktalarından biri olabilir. Gün içinde İran’a yönelik sert açıklamalar yapan ve petrol altyapısının da hedef alınabileceğini ima eden Trump, akşam saatlerinde beklenmedik şekilde açıklamalarını değiştirdi. ABD’nin iki gündür sürdürdüğü saldırıların üçüncü gününde yeni bir operasyon beklentisi varken, saldırıların durdurulduğunu ve bir anlaşmanın yakın olduğunu açıkladı. Böylece piyasaların saatler içinde fiyatladığı senaryo, askeri tırmanıştan diplomatik çözüm arayışına dönmüş oldu. Ancak İran tarafından henüz benzer bir doğrulama gelmediği için belirsizlik tamamen ortadan kalkmış değil.

Piyasaların asıl odaklandığı nokta ise petrol ve Hürmüz Boğazı. Çünkü olası bir ABD saldırısının İran’ın petrol altyapısını veya ihracat kapasitesini hedef alması durumunda enerji piyasalarında çok daha sert bir fiyatlama görülmesi kaçınılmazdı. Trump’ın geri adımı bu riski kısa vadede azaltarak petrol fiyatlarının gerilemesini ve küresel risk iştahının toparlanmasını sağladı. Ancak ortada imzalanmış ve taraflarca teyit edilmiş bir anlaşma bulunmuyor.

TCMB-ECB

Piyasalardaki son rahatlamaya rağmen enerji şokunun ekonomiler üzerinde bıraktığı izler kolay silinmeyecek. Petrol fiyatları geri çekilmiş olsa da son üç haftada yaşanan yükseliş, merkez bankalarının ve uluslararası kurumların beklentilerini değiştirmiş durumda. Avrupa Merkez Bankası’nın üç yıl sonra ilk kez faiz artırarak mevduat faizini %2,25’e yükseltmesi ve 2026 enflasyon tahminini yukarı çekmesi bunun en somut örneği. Benzer şekilde Dünya Bankası da enerji maliyetleri ve küresel belirsizliklerin etkisiyle birçok ülke için büyüme beklentilerini aşağı yönlü revize etti.

Dün bizde de faiz kararını takip ettik. Merkez Bankası politika faizini üst üste üçüncü toplantıda da %37 seviyesinde sabit tuttu ve piyasalarda ilk faiz indirimi beklentisi eylül ayına kaydı. Geçen hafta yabancı yatırımcıların hisse senetlerinde gerçekleştirdiği 857 milyon dolarlık rekor satış da ilk bakışta olumsuz görünse de, bunu Türkiye’ye yönelik kalıcı bir görüş değişikliği olarak okumak doğru olmayabilir. Çünkü aynı dönemde özel sektör tahvillerine yaklaşık 750 milyon dolarlık yabancı girişi gerçekleşti. Bu da çıkışın önemli ölçüde Hürmüz Boğazı kaynaklı jeopolitik risklerden beslendiğini, bölgede kalıcı bir normalleşme sağlanması halinde yabancı akımlarının yeniden toparlanabileceğini gösteriyor.

Atıştırmalıklar

🚆 Türkiye ile Suudi Arabistan arasında imzalanan yeni lojistik koridor anlaşması, Orta Doğu ile Avrupa arasındaki ticaret akışında önemli bir değişim yaratabilir. Körfez limanlarını Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa’ya bağlamayı hedefleyen demiryolu hattının nakliye süresini 15 günden 6 güne düşürmesi ve maliyetleri %20-30 azaltması bekleniyor. İki ülke arasındaki ticaret hacminin orta vadede 3 milyar dolardan 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor. Ancak projenin başarısı yalnızca ekonomik değil, aynı zamanda jeopolitik bir konu. Koridorun kritik bölümü Suriye’den geçtiği için yatırımın kalıcılığı bölgedeki normalleşme sürecinin ne kadar sürdürülebilir olacağına bağlı olacak.

🛢️ Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim yalnız petrol fiyatlarını değil, küresel enerji ticaretinin yönünü de değiştirmeye başladı. ABD, mayıs ayında gerçekleştirdiği LNG ve LPG sevkiyatlarıyla Hindistan’ın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumuna yükseldi ve Körfez ülkelerini geride bıraktı. Boğazdaki aksama riski, enerji ithalatçılarını daha güvenilir ve siyasi risklerden uzak kaynaklara yönlendiriyor. Analistlere göre bu değişim geçici olmayabilir. Çünkü enerji şirketleri ve alıcı ülkeler, tedarik güvenliğini artırmak için yeni altyapı yatırımları yapmaya başladı. Bu nedenle Hürmüz tamamen açılsa bile oluşan yeni ticaret rotalarının bir kısmının kalıcı hale gelmesi bekleniyor.

🚀 SpaceX halka arzı, son yılların en yoğun talep gören işlemlerinden biri olmaya aday. Halka arz edilen paylara gelen talep arzın yaklaşık üç katına ulaşırken, bireysel yatırımcıların tek başına 100 milyar doların üzerinde talep girdiği belirtiliyor. Şirketin bireysel yatırımcılara daha yüksek pay ayırması, Elon Musk’ın şirket sahipliğini daha geniş bir yatırımcı tabanına yayma yaklaşımıyla uyumlu. Ancak asıl dikkat çeken nokta değerleme tarafı. Son 12 ayda yaklaşık 19 milyar dolar gelir üreten şirket için konuşulan 1,77 trilyon dolarlık değerleme yaklaşık 92 kat satış çarpanına işaret ediyor.

Şirket Haberleri

HALKB — Fitch, Halkbank’ın finansal kapasite notunu “b−” seviyesinden “b” seviyesine yükseltti. Bankanın uzun vadeli yabancı ve yerel para cinsinden kredi notları ise “BB−” seviyesinde, görünümü “Durağan” olarak korundu. Not artışı, bankanın bağımsız finansal gücünde ve bilanço görünümünde kademeli bir iyileşmeye işaret etmesi açısından olumlu değerlendirilebilir.

ISCTR — İş Bankası, toplam 658,8 milyon dolar ve 520,3 milyon euro tutarında, 367 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi anlaşması imzaladı. Kredinin maliyeti dolar diliminde SOFR + %1,25, euro diliminde ise Euribor + %1,10 olarak gerçekleşti. Son dönemde yabancı yatırımcıların hisse tarafında satış ağırlıklı hareket ettiği bir ortamda, Türk bankalarının uluslararası fonlama kaynaklarına erişimini koruyabilmesi sektör açısından önemli bir gösterge olmaya devam ediyor.

GLYHO — Global Yatırım Holding’in bağlı ortaklığı Global Ports Holding, St. Vincent ve Grenadinler’de yıllık yaklaşık 200 bin yolcu kapasitesine sahip bir kruvaziyer limanı projesi için ön anlaşma imzaladı. Projenin hayata geçmesi halinde şirket, Karayipler bölgesindeki liman ağını daha da genişletmiş olacak. Münhasır imtiyaz görüşmeleri ve planlanan yatırımlar, Global Ports’un büyümesini yeni coğrafyalara taşıma stratejisinin devamı niteliğinde.

ULKER — Fitch, Ülker’in uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notunu “BB”, görünümünü ise “Durağan” olarak teyit etti. Karar bir not artışına işaret etmese de mevcut kredi profilinin ve finansal görünümün uluslararası derecelendirme kuruluşu tarafından korunmaya devam edildiğini gösteriyor.