Hafta U dönüşüyle kapandı

Herkese iyi hafta sonları,

Borsa İstanbul haftaya temkinli başlayıp güçlü kapattı. Endeks pazartesi 13.860 puana yükseldikten sonra salı ile perşembe arasında Hürmüz Boğazı’ndaki gerilim ve küresel satış dalgasıyla 13.740 bandına kadar geri çekildi. Cuma günü gelen yumuşama haberleri ise havayı tamamen değiştirdi. Endeks %1,42 yükselerek 13.938 puana çıktı ve haftayı %1,78 primle tamamladı. Yükselişin lokomotifi bankacılık sektörü oldu. TCMB’nin politika faizini %37’de sabit bırakması ve küresel risk iştahındaki toparlanma, bankacılık endeksini hafta genelinde %10 yukarı taşıdı. Küresel cephede ise Trump’ın İran’a yönelik planlanan saldırıları son anda durdurup anlaşma sinyali vermesi Brent petrolü 94 dolardan 86 dolara kadar çekerek risk iştahını destekledi.

Ancak piyasalardaki bu rahatlama, son haftalarda oluşan ekonomik faturayı ortadan kaldırmıyor. Avrupa Merkez Bankası üç yıl sonra ilk kez faiz artırırken, Dünya Bankası Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini %3,7’den %2,8’e indirdi. Önümüzdeki hafta piyasaların odağında iki başlık olacak: İran ile olası anlaşmanın resmiyet kazanıp kazanmayacağı ve 15 Haziran’da yürürlüğe giren fiili dolaşım düzenlemesinin endeks ağırlıkları üzerindeki etkisi.

Okuma süresi: 7 dakika 22 saniye

Makroekonomi - Jeopolitik - Yurtdışı

1️⃣ Borsa İstanbul haftayı %1,78 yükselişle 13.938 puanda tamamladı. Pazartesi günü 13.860 puana kadar yükselen endeks, hafta ortasında Hürmüz Boğazı kaynaklı gerilim ve küresel satış dalgasıyla 13.740 bandına geri çekildi. Cuma günü gelen anlaşma haberleri ise piyasaya yeniden alım getirdi ve endeks günü %1,42 yükselişle tamamladı. Cuma seansında işlem hacminin 229 milyar liraya ulaşması, yükselişin güçlü bir katılımla gerçekleştiğini gösterdi. Haftanın açık ara lideri bankacılık sektörüydü. Bankacılık endeksi cuma günü %6,44, hafta genelinde ise %10,05 yükseldi. Mali endeks de %5,41 prim yaptı. Buna karşılık sanayi hisseleri zayıf kaldı; metal eşya makine endeksi %5,95, elektrik %4,97 ve kimya-petrol %2,46 geriledi. TCMB’nin faiz artırımı yapmaması ve risk iştahındaki toparlanma bankaları desteklerken, yüksek reel faiz ve maliyet baskısı sanayi hisselerini baskılamaya devam etti.

2️⃣ Döviz piyasasında sakin seyir sürerken emtia tarafında oynaklık öne çıktı. Dolar/TL haftayı %0,41 yükselişle 46,27 seviyesinde tamamlarken euro/TL %0,68 artışla 53,51’e çıktı. Kur tarafındaki kontrollü yükseliş korunurken değerli metallerde daha sert hareketler görüldü. Gram altın hafta ortasında 6.039 liraya, ons altın ise 4.071 dolara kadar geriledi. Bu düşüşte beklentilerin üzerinde gelen ABD enflasyonu sonrası yükselen dolar ve tahvil faizleri etkili oldu. Haftanın son bölümünde jeopolitik tansiyonun düşmesiyle altın kayıplarının bir kısmını geri alsa da gram altın haftayı %3,46, ons altın %2,34 ve gümüş %2,47 kayıpla kapattı.

3️⃣ Haftanın en önemli jeopolitik başlığı Hürmüz Boğazı oldu. Boğazın fiilen kapalı kalması ve ABD’nin İran’a yönelik hava saldırıları enerji piyasalarında sert bir risk primi yarattı. Üçüncü gün yeni bir saldırı beklentisi oluşmuşken Trump’ın son anda operasyonları durdurması ve anlaşmanın yakın olduğunu açıklaması dengeleri değiştirdi. Açıklanan çerçeve, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını ve İran limanlarına yönelik ablukanın kaldırılmasını içeriyor. Ancak İran tarafından henüz resmi bir doğrulama gelmediği için piyasa ihtiyatlı kalmayı sürdürüyor. Petrol fiyatları da haber akışına birebir tepki verdi. Çatışmanın zirvesinde 94 dolara yaklaşan Brent petrol, hafta sonuna doğru %6,6 gerileyerek 86 dolar seviyesine indi. Şimdilik diplomasi fiyatlanıyor ancak anlaşmanın resmiyet kazanmaması halinde enerji piyasalarında oynaklık yeniden yükselebilir.

4️⃣ ABD enflasyon verisi hafta boyunca küresel fiyatlamanın merkezinde yer aldı. Mayıs ayı üretici enflasyonu yıllık %6,5 ile Aralık 2022’den bu yana en yüksek seviyeye çıkarken çekirdek göstergeler daha ılımlı geldi. Manşetteki yükselişin ana nedeni enerji fiyatlarıydı. Verinin ardından piyasa yıl sonuna kadar Fed’den yeni bir faiz artışı ihtimalini daha ciddi şekilde fiyatlamaya başladı. Ancak petrol fiyatlarının haftanın son bölümünde gerilemesi bu beklentiyi kısmen yumuşattı ve ABD 10 yıllık tahvil faizi %4,46 seviyesine çekildi. Son haftalarda enerji fiyatları, Fed beklentileri ve tahvil faizleri aynı hikâyenin farklı parçaları olarak hareket ediyor.

5️⃣ Para politikası tarafında haftanın en önemli kararı TCMB’den geldi. Merkez Bankası politika faizini üçüncü toplantıda da %37 seviyesinde sabit bıraktı. Gecelik borç verme faizi %40, borçlanma faizi ise %35,5 olarak korundu. Beklentilerin üzerinde gelen enflasyon ve enerji kaynaklı maliyet baskıları nedeniyle piyasa ilk faiz indirimi beklentisini eylül ayına öteledi. Aynı hafta Avrupa Merkez Bankası ise üç yıl sonra ilk kez faiz artırarak mevduat faizini %2,25’e yükseltti ve 2026 enflasyon tahminini yukarı revize etti. Enerji şokunun merkez bankaları üzerindeki etkisi böylece daha görünür hale geldi.

6️⃣ TCMB’nin yayımladığı Piyasa Katılımcıları Anketi de temkinli görünümü destekledi. Katılımcıların yıl sonu enflasyon beklentisi %28,94’ten %29,14’e yükselirken yıl sonu dolar/TL beklentisi 51,47 olarak gerçekleşti. 2026 büyüme beklentisi ise %3,2 seviyesine geriledi. Özellikle enflasyon beklentilerindeki yukarı yönlü revizyon dikkat çekiyor. Çünkü Merkez Bankası’nın faiz indirimi alanı büyük ölçüde beklentilerdeki iyileşmeye bağlı. Katılımcılar mevcut seviyelere göre yıl sonuna kadar kurda yaklaşık %11’lik kademeli bir değer kaybı öngörüyor.

7️⃣ Büyüme tarafında haftanın uyarısı Dünya Bankası’ndan geldi. Kurum, Türkiye’nin 2026 büyüme tahminini %3,7’den %2,8’e, 2027 tahminini ise %4,4’ten %3,7’ye düşürdü. Küresel büyüme tahmini de %2,5 seviyesine çekildi. Gerekçe enerji fiyatlarındaki yükseliş ve bunun enerji ithalatçısı ülkeler üzerindeki baskısı. Nisan ayına ilişkin ödemeler dengesi verileri de bu tabloyu destekledi. Cari açık 5,7 milyar dolar olurken enerji ve altın hariç denge 319 milyon dolar fazla verdi. Başka bir ifadeyle cari açığın büyük bölümü enerji ve altın ithalatından kaynaklanıyor. Buna rağmen yıllıklandırılmış cari açık eylül ayından bu yana ilk kez gerileyerek 37 milyar dolara indi.

8️⃣ Yabancı yatırımcı davranışı da haftanın dikkat çeken başlıklarından biriydi. Haziranın ilk haftasında yaşanan 857 milyon dolarlık rekor hisse satışı sonrası piyasada ciddi soru işaretleri oluşmuştu. Ancak cuma günü banka hisseleri öncülüğünde yaşanan güçlü yükseliş ve 229 milyar liralık işlem hacmi, yabancı ilgisinin yeniden canlanabileceğine işaret etti. Bu nedenle geçen haftaki satışların kalıcı bir Türkiye hikâyesinden çok, Hürmüz kaynaklı kısa vadeli jeopolitik risk fiyatlaması olduğu görüşü güç kazanıyor.

9️⃣ Küresel sermaye piyasalarının en çok konuştuğu konu ise SpaceX’in tarihi halka arzı oldu. Şirket hisse başına 135 dolardan yaklaşık 75 milyar dolar kaynak sağlayarak 1,77 trilyon dolarlık değerlemeye ulaştı. Talep arzın yaklaşık üç katına çıktı ve bireysel yatırımcıların talebi 100 milyar doların üzerine ulaştı. Halka arz edilen payların yaklaşık dörtte birinin bireysel yatırımcılara ayrılması dikkat çekti. Yaklaşık 92 kat satış çarpanına ulaşan değerleme ilk bakışta agresif görünse de yatırımcılar SpaceX’i yalnızca bir roket şirketi olarak değerlendirmiyor. Starlink, savunma teknolojileri ve uzay tabanlı yapay zekâ altyapıları şirketin büyüme hikâyesinin merkezinde yer alıyor.

Sektörler

1️⃣ Konut finansmanı tarafındaki sıkışma derinleşmeye devam ediyor. Son 14 haftada konut kredisi faizleri %34,63’ten %38,93’e yükselirken ihtiyaç kredisi faizleri %63 seviyesinin üzerine çıktı. Ortadoğu kaynaklı enerji şoku ve yükselen petrol fiyatları tahvil faizlerini yukarı iterken, kredi maliyetleri üzerindeki baskıyı da artırdı. Zaten yüksek seyreden finansman giderlerinin daha da yükselmesi, hem konut talebini hem de müteahhitlik faaliyetlerini baskılıyor.

2️⃣ Hürmüz Boğazı’nda yaşanan gerilim, küresel enerji ticaretinde kalıcı etkiler bırakabilecek yeni bir dönüşümü tetikledi. ABD, mayıs ayında gerçekleştirdiği 900 bin ton LNG ve 630 bin ton LPG ihracatıyla Hindistan’ın en büyük doğal gaz tedarikçisi konumuna yükselerek Körfez ülkelerini geride bıraktı. Boğazdaki deniz trafiğinin sert şekilde azalması ve arz güvenliğine yönelik endişeler, enerji ithalatçılarını alternatif kaynaklara yönlendirdi. Analistler, enerji şirketlerinin ve alıcı ülkelerin yeni altyapı yatırımlarına başlaması nedeniyle bu kaymanın Hürmüz tamamen açılsa bile kalıcı olabileceğini düşünüyor.

3️⃣ Ticaret ve lojistik tarafında dikkat çekici bir adım Türkiye ile Suudi Arabistan arasında atıldı. İki ülke arasında imzalanan demiryolu lojistik koridoru anlaşması, Körfez limanlarını Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye’ye, oradan da Avrupa pazarlarına bağlamayı hedefliyor. Projenin hayata geçmesi halinde nakliye sürelerinin 15 günden 6 güne inmesi ve lojistik maliyetlerinin %20-30 azalması bekleniyor. Aynı zamanda iki ülke arasındaki ticaret hacminin mevcut 3 milyar dolar seviyesinden 10 milyar dolara çıkarılması hedefleniyor.

Şirketler

1️⃣ Haftanın banka rallisine şirket cephesinden gelen iki önemli haber eşlik etti. Fitch, Halkbank’ın finansal kapasite notunu “b-“den “b” seviyesine yükseltirken, uzun vadeli kredi notunu “BB-” ve görünümünü “Durağan” olarak korudu. Not artışı, bankanın bağımsız kredi profilindeki iyileşmeye işaret ediyor. İş Bankası ise 658,8 milyon dolar ve 520,3 milyon euro tutarında, 367 gün vadeli sürdürülebilir sendikasyon kredisi anlaşması imzaladı. Kredinin dolar dilimi SOFR + %1,25 maliyetle gerçekleşti. Ayın başında yabancı yatırımcıların hisse tarafında rekor satış yaptığı bir dönemde, Türk bankalarının uluslararası piyasalardan bu koşullarla fonlama sağlayabilmesi sektör açısından önemli bir güven göstergesi olarak öne çıkıyor.

2️⃣ Havacılık sektöründe mayıs ayı verileri, aynı jeopolitik gelişmelere farklı iş modellerinin nasıl farklı tepki verdiğini ortaya koydu. THY, yolcu sayısını yıllık %3,7 artırarak 7,9 milyona çıkarırken doluluk oranını da 2,9 puan yükselterek %84’e taşıdı. Ortadoğu hattındaki yolcu sayısı savaş nedeniyle %40,6 gerilese de, Uzak Doğu pazarındaki %20’lik büyüme bu kaybı büyük ölçüde telafi etti. TAV tarafında ise toplam yolcu sayısı mayısta %1 düşüşle 10 milyona geriledi. Dış hat yolcusu %5 azalırken, Medine Havalimanı %22’lik düşüşle en zayıf performansı gösterdi. Farkın temel nedeni coğrafi çeşitlilik. THY küresel ağı sayesinde talebi farklı bölgelere kaydırabilirken, TAV’ın havalimanı portföyü bölgesel trafik akımlarına daha duyarlı kalıyor. Şirket ayrıca hafta içinde Limak ile oluşturduğu konsorsiyum aracılığıyla Kuveyt Uluslararası Havalimanı’nın ikinci terminal işletme ihalesine %60 payla teklif verdi.

3️⃣ Global Yatırım Holding tarafında uluslararası büyüme stratejisini destekleyen yeni bir adım geldi. Şirketin bağlı ortaklığı Global Ports Holding, St. Vincent ve Grenadinler’de yıllık yaklaşık 200 bin yolcu kapasitesine sahip bir kruvaziyer limanı için ön anlaşma imzaladı. Münhasır imtiyaz görüşmeleri ve planlanan iki aşamalı yatırım programı, şirketin Karayipler’deki liman ağını genişletme stratejisinin yeni halkasını oluşturuyor. Global Ports, son yıllarda özellikle kruvaziyer turizmindeki toparlanmayı yeni liman yatırımlarıyla desteklemeye çalışıyor.

4️⃣ GESAN, enerji ekipmanları tarafında yeni bir sipariş aldığını açıkladı. Şirket, Kayseri’deki elektrik dağıtım kuruluşu tarafından açılan beton köşk ve hücre ihalesini 79,1 milyon TL artı KDV bedelle kazandı ve sözleşme imzalamaya davet edildi. İhaleye konu ekipmanlar bağlı ortaklığı Europower tarafından üretilecek. Tutar şirket ölçeği açısından büyük olmasa da, enerji ekipmanları tarafında devam eden düzenli sipariş akışının korunması açısından önem taşıyor.

5️⃣ Kartonsan, yüksek faiz ortamının reel sektör üzerindeki etkisini gösteren dikkat çekici bir adım attı. Şirket, Kocaeli’de bulunan 4.887 metrekarelik arsasını 67,5 milyon TL peşin bedelle satarak işlemden 64,3 milyon TL kâr elde etti. Elde edilen kaynağın banka kredileri ile tahvil anapara ve faiz ödemelerinde kullanılacağı açıklandı. Kârlı bir şirketin dahi finansman yükünü azaltmak amacıyla duran varlık satışına yönelmesi, sıkı para politikasının şirket bilançoları üzerindeki baskısının somut örneklerinden biri olarak öne çıkıyor.