Beklentiler ötelendi
Herkese iyi hafta sonları,
Borsa İstanbul’un yatay kaldığı ama perde arkasında rotasyon izlediğimiz bir haftayı geride bıraktık. BIST 100 haftayı yüzde 0,27 düşüşle 13.943 puanda tamamlarken teknoloji hisseleri yüzde 8 yükseldi, iletişim sektörü ise yüzde 5 geriledi. Haftanın en önemli gündemi TCMB’nin Para Politikası Kurulu toplantısıydı. Politika faizi dördüncü toplantıda da yüzde 37’de sabit kaldı. Karar sürpriz değildi ancak metindeki küçük değişiklikler piyasanın ilk faiz indirimi beklentisini eylülden ekime öteledi. Bunun ilk yansıması da iki yıllık tahvil faizinin yüzde 42,5 seviyesine yükselmesi oldu.
Global tarafta ise gündem yine petroldü. Hürmüz Boğazı’ndaki risklere Kızıldeniz’deki gelişmeler de eklenince Brent petrol hafta içinde 102 doları test etti. ABD 10 yıllık tahvil faizi Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıkarken piyasalar 29 Temmuz’daki Fed toplantısında yeniden faiz artırımını fiyatlamaya başladı. Cuma günü ABD’nin 60 ticaret ortağına yönelik yeni gümrük vergileri yürürlüğe girdi. Türkiye yüzde 12,5’lik dilimde yer aldı. Moody’s ise dün gece beklendiği gibi not değişikliğine gitmeyerek periyodik değerlendirmesini yayımladı.
Yeni haftada gözler çarşamba akşamı açıklanacak Fed kararında olacak. Cuma günü haziran ayı dış ticaret verilerini takip edeceğiz. Bankalar tarafında ise bilanço sezonu Akbank ile başlıyor. Faiz beklentileri, petrol fiyatları ve ilk banka sonuçları birlikte düşünüldüğünde piyasalar için hareketli bir hafta bizi bekliyor.
Okuma süresi: 8 dakika 15 saniye
Makroekonomi-Jeopolitik-Yurtdışı
1️⃣ TCMB 23 Temmuz’da politika faizini dördüncü kez yüzde 37’de bıraktı. Faiz koridoru da değişmedi ve gecelik borç verme faizi yüzde 40’ta kaldı. Asıl mesaj metindeki küçük değişikliklerdeydi. Haziranda enflasyonun ana eğilimindeki gerileme için kullanılan “bir miktar” ifadesi bu kez “sınırlı bir miktar”a döndü. Temmuzda geçici bir yükseliş beklentisi ilk kez metne girdi. Enerji fiyatları için “yeniden yükselme eğilimine girmiştir” denirken iç talepteki zayıflığın ise “belirginleştiği” vurgulandı. Özetle TCMB aynı anda iki farklı sinyal verdi. Zayıflayan talep faiz indirimi alanını genişletiyor, yükselen petrol fiyatları ise bu alanı daraltıyor. Ağustosta PPK toplantısı olmadığı için 13 Ağustos’taki Enflasyon Raporu, 10 Eylül toplantısına kadar piyasaların takip edeceği en önemli iletişim başlığı olacak.

2️⃣ Moody’s cuma gecesi Türkiye için periyodik incelemesini yayımladı ancak not ya da görünümde değişikliğe gitmedi. Ba3 notu ve durağan görünüm korunurken kuruluş bunun bir not eylemi olmadığını ve kısa vadeye ilişkin sinyal taşımadığını özellikle vurguladı. Raporda büyümenin 2026’da sınırlı yavaşlayacağı, 2027’de ise seçim öncesi mali teşviklerle yeniden hızlanacağı öngörülüyor. Olası bir not artışı için ise iki başlık öne çıkıyor. Makroekonomik istikrarın kalıcı hale gelmesi ve dış kırılganlıkların yapısal olarak azalması. Fitch’in 17 Temmuz’da notu teyit etmesinin ardından Moody’s cephesinde de takvimde planlı başka bir değerlendirme bulunmuyor.

3️⃣ Tahvil piyasası kararı değil, petrolü fiyatladı. İki yıllık gösterge tahvil faizi PPK günü 53 baz puan yükselerek yüzde 42,46’ya çıktı. Buna karşılık 10 yıllık tahvil faizi yüzde 35,30’da kaldı. Kısa ve uzun vade arasındaki 7 puanı aşan fark, piyasanın bugünü sıkı para politikasıyla, uzun vadeyi ise dezenflasyon beklentisiyle fiyatladığını gösteriyor. Kısa vadeli faizleri yukarı iten ana unsur petrol oldu. Brent’teki yükseliş faiz indirimi beklentilerini öteledikçe en sert tepki kısa vadeli tahvillerde görülüyor. Hazine tarafında ise talep güçlü kalmaya devam etti. Salı günkü ihalelerde 7 ay vadeli bono yüzde 41,4, iki yıllık tahvil yüzde 42,0 bileşik faizle satıldı. Aynı gün 3,9 milyar dolarlık dolar cinsi ihraç da tamamlandı. Borçlanma maliyetinin yüzde 42’ye yaklaştığı bir ortamda iki ihaleye yaklaşık 160 milyar TL teklif gelmesi, tahvil talebinin şimdilik güçlü kaldığına işaret ediyor.

4️⃣ BIST 100 haftayı yüzde 0,27 düşüşle 13.943 puanda tamamlarken kaybın büyük bölümü cuma gününe sıkıştı. Endeks sakin görünse de sektörler arasında belirgin bir rotasyon vardı. Teknoloji hisseleri haftayı yüzde 7,98 yükselişle tamamlarken kimya ve sanayi de pozitif ayrıştı. Bankacılık, ulaştırma, mali endeks ve özellikle iletişim hisseleri ise satış baskısı altında kaldı. Hisse bazında Sasa, Altınay Savunma, Aselsan, Tüpraş ve Petkim haftanın öne çıkan kazananları olurken Tofaş, Emlak Konut, Türk Telekom ve Türk Hava Yolları en fazla değer kaybeden büyük şirketler arasında yer aldı. Döviz tarafında dolar/TL haftayı yüzde 0,4 yükselişle 47,34 seviyesinde kapatırken euro/TL sınırlı geriledi. Gram altın yüzde 1,3 yükselişle 6.170 TL’ye çıktı. Haftanın dikkat çeken emtiası ise gümüş oldu. Yüzde 3,9’luk yükselişle altından daha güçlü bir performans sergiledi.
5️⃣ TCMB’nin swap hariç net rezervi 17 Temmuz haftasında 4,8 milyar dolar azalarak 37,7 milyar dolara geriledi ve yeniden 40 milyar doların altına indi. Brüt rezervlerdeki 2,8 milyar dolarlık düşüşün bir kısmı altın fiyatlarındaki gerilemeden kaynaklanırken döviz rezervlerinde yaklaşık 1,7 milyar dolarlık gerçek çıkış yaşandı. Aynı haftada parite etkisinden arındırılmış döviz mevduatı 5,3 milyar dolar arttı. Dikkat çeken nokta ise bu artışın neredeyse tamamının şirketlerden gelmesi oldu. Yabancı yatırımcı tarafında hisse senetlerine 37,5 milyon dolar, tahvillere ise 191 milyon dolar giriş gerçekleşti. Tahvil tarafındaki giriş sürse de önceki haftadaki 1,2 milyar dolarlık güçlü alımın ardından iştahın belirgin şekilde yavaşladığı görülüyor.

6️⃣ Tüketici güven endeksi temmuz ayında yüzde 2,2 artarak 89,8’e yükseldi ve Mayıs 2023’ten bu yana en yüksek seviyesini gördü. Buna karşılık TCMB aynı hafta yayımladığı PPK metninde iç talepteki zayıflığın belirginleştiğini vurguladı. Kapasite kullanım oranının yüzde 73,8’e gerileyerek son 11 ayın en düşük seviyesine inmesi de bu tabloyu destekledi. Veriler aslında farklı şeyleri ölçüyor. Güven endeksi beklentileri, harcama verileri ise bugünü yansıtıyor. Nitekim tüketici güvenindeki yükselişi genel ekonomik görünüm beklentisi taşırken dayanıklı tüketim harcama eğilimi zayıflamaya devam etti. Birleşmiş Markalar Derneği’nin anketinde üyelerin yüzde 62’si yılın ilk yarısında cirolarının enflasyonun altında büyüdüğünü belirtiyor. Beklentiler toparlanıyor ancak harcama tarafında bunu doğrulayan güçlü bir sinyal henüz yok.
7️⃣ Brent petrol haftayı yüzde 7,1 yükselişle 92,94 dolarda tamamladı. Hafta içinde ise 102 dolara kadar yükseldi. Fiyatlamanın arkasında Hürmüz Boğazı’na eklenen yeni risk vardı. Husilerin Kızıldeniz’de Suudi tankerlerini hedef alması, Suudi Arabistan’ın Hürmüz’e alternatif olarak kullandığı Yanbu hattını da baskı altına aldı. Kpler verilerine göre Hürmüz’den tanker geçişleri yüzde 31, Bab el-Mandeb’den ise yüzde 34 azaldı. Böylece Körfez petrolünün iki kritik çıkış noktası aynı anda risk altına girmiş oldu. Haftanın son işlem gününde ise Brent yeniden 100 doların altına çekildi. Beklenen ölçüde fiziksel arz kaybı yaşanmaması ve ABD ham petrol stoklarındaki yaklaşık 2 milyon varillik artış bu geri çekilmede etkili oldu.

8️⃣ ABD 10 yıllık tahvil faizi yüzde 4,71 ile Ocak 2025’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. 30 yıllık tahvil faizi ise 12 işlem günüdür yüzde 5’in üzerinde seyrediyor. Bu, 2007’den bu yana görülen en uzun seri. Benzer tablo Avrupa’da da görülüyor. Almanya’nın 10 yıllık tahvil faizi 2011’den, Fransa’nın ise 2009’dan bu yana en yüksek seviyelerinde işlem görüyor. Güçlü istihdam verileriyle birlikte vadeli piyasalar 29 Temmuz’daki Fed toplantısında yeniden faiz artırımı ihtimalini fiyatlamaya başladı. Avrupa Merkez Bankası politika faizini değiştirmese de Başkan Lagarde enerji fiyatlarının enflasyon üzerindeki etkisinin henüz tamamlanmadığını söyledi. Birkaç ay önce faiz indiriminin konuşulduğu küresel piyasalarda bugün yeniden faiz artışı ihtimali tartışılıyor.
9️⃣ Yapay zekâ artık büyümeyi değil, büyümenin maliyetini tartıştırıyor. Nasdaq haftayı yüzde 2, S&P 500 ise yüzde 0,6 düşüşle tamamladı. Satışların merkezinde yapay zekâ yatırımlarının şirket bilançolarına etkisi vardı. Alphabet 2026 yatırım harcaması hedefini 195-205 milyar dolara yükseltince hissesi bir günde yüzde 7 geriledi. Tesla ise beklentilerin altında kâr açıklarken 25 milyar dolarlık yatırım planını korudu ve yüzde 14 değer kaybetti. İki şirketin ardından Mag 7 hisselerinde tek günde 767 milyar dolarlık piyasa değeri silindi. Piyasanın odağı artık kâr büyümesinden çok bu büyümenin nakit maliyetine kaymış durumda. Goldman Sachs verilerine göre S&P 500 şirketlerinde serbest nakit akışının net kâra oranı yüzde 90’dan yüzde 75’e geriledi. Yapay zekâ yatırımları gelirleri desteklerken nakit üretimini zayıflatıyor.

🔟 ABD, aralarında Türkiye’nin de bulunduğu 60 ticaret ortağına yönelik yeni gümrük vergilerini 24 Temmuz itibarıyla yürürlüğe aldı. Düzenleme 1974 tarihli Ticaret Yasası’nın 301. maddesine dayanıyor ve mevcut gümrük vergilerinin yerine geçmiyor, onların üzerine ekleniyor. Türkiye yüzde 12,5’lik dilimde yer alırken Kanada, İngiltere, Meksika, Hindistan ve Pakistan gibi ülkeler yüzde 10’luk alt dilimde bulunuyor. Bu nedenle asıl etki verginin seviyesinden çok ABD pazarındaki rakiplerle oluşan maliyet farkında hissedilecek. Özellikle tekstil, hazır giyim, makine ve otomotiv yan sanayinde Türkiye bazı rakiplerine karşı 2,5 puanlık dezavantajla rekabet edecek. Hukuki belirsizlik ise sürüyor. ABD yönetimi, daha önce Yüksek Mahkeme’nin iptal ettiği küresel tarifelerin ardından bu kez 301. maddeyi kullanarak yeni bir zemin oluşturdu. Kanada’ya açıklanan yüzde 50’lik tarife ve diğer ülkelerden gelen itirazlar, ticaret savaşlarının yeniden gündemin üst sıralarına yerleştiğini gösteriyor.
Sektörler
1️⃣ İSO İkinci 500 sonuçları yüksek faizin orta ölçekli sanayi üzerindeki etkisini net biçimde gösterdi. Finansman giderleri 2025’te yüzde 45 artarak 138 milyar TL’ye ulaştı ve faaliyet kârının yüzde 87’sini tüketti. Son on yılın ortalaması ise yüzde 47 seviyesindeydi. Baskı kârlılıkla sınırlı kalmadı. 155 şirket yılı zararla tamamlarken istihdam yüzde 2,2 daraldı. İSO Başkanı Erdal Bahçıvan’ın aynı hafta yaptığı erken sanayisizleşme uyarısı da bu tabloyu tamamlıyor. Son iki yılda yaklaşık 160 bin kişilik istihdam sanayiden hizmet sektörüne kaydı. Şirketler bugün yatırımı değil, borçlarını çevirmeyi finanse ediyor.

2️⃣ Petrol fiyatlarındaki yükseliş ikinci çeyrek kâr beklentilerini yeniden şekillendiriyor. Avrupa’da STOXX 600 şirketleri için toplam kâr artışı beklentisi yüzde 17,3 olsa da enerji şirketleri dışarıda bırakıldığında oran yüzde 7,2’ye geriliyor. Enerji sektörünün tek başına yüzde 122,6’lık kâr artışı bekleniyor. Borsa İstanbul’da da benzer bir ayrışma vardı. Tüpraş ve Petkim haftayı yüzde 5’in üzerinde primle tamamlarken Sasa yüzde 10,7 yükseldi. Kimya endeksi ise yüzde 4,4 değer kazandı. Ham petrolü fiyatlama gücüyle müşterisine yansıtabilen şirketler öne çıkarken, enerjiyi doğrudan maliyet olarak taşıyan sektörler baskı altında kaldı.
3️⃣ Tarım emtialarında enflasyon baskısı güçlenirken sanayi metallerinde ayrışma sürüyor. Chicago’da buğday fiyatı 7,09 dolarla Mayıs 2024’ten bu yana en yüksek seviyesine çıktı. Rusya’nın Ukrayna limanlarına yönelik saldırıları, ABD ve Fransa’daki kuraklık ile yükselen gübre maliyetleri fiyatları destekliyor. Bu da enerjiye ek olarak gıda tarafında da enflasyon baskısını artırıyor. Sanayi metallerinde ise tablo daha karmaşık. LME bakır stokları mayıs sonundan bu yana yüzde 24 azalırken fiyatlar 13.800 dolar civarında seyrediyor. Buna karşılık Çin’de zayıf inşaat talebi demir cevherini 100 doların altında tutmaya devam ediyor. Bu nedenle kablo ve elektrik ekipmanı üreticileri artan bakır maliyetleriyle karşılaşırken, çelik üreticileri hammadde tarafında daha destekleyici bir görünümle karşı karşıya.

4️⃣ Bankacılık endeksi haftayı yüzde 2,37 düşüşle tamamladı. 22 Haziran zirvesinden bu yana kayıp yüzde 18’e yaklaştı. Satışların temel nedeni faiz indirimi beklentilerinin ekim ayına ötelenmesi oldu. Bu da bankaların bir süre daha yaklaşık yüzde 40 seviyesindeki fonlama maliyetiyle çalışmaya devam edeceği anlamına geliyor. Karar sonrası yayımlanan kurum raporlarında net faiz marjı ve özkaynak kârlılığı tahminlerinin aşağı yönlü revize edilmesi bekleniyor. Bilanço sezonu ise başladı. Türkiye Sigorta beklentilerin üzerinde 7 milyar TL net kâr açıkladı. Bankalarda ilk sonuç 28 Temmuz’da Akbank’tan gelecek. Aracı kurum beklentileri sektör genelinde çeyreklik bazda yüzde 25-29 arasında net kâr daralmasına işaret ediyor.
Şirketler
1️⃣ Arçelik bilançodaki atıl varlığı nakde çevirebilecek bir adım attı. Arçelik, Beylikdüzü ve Tuzla’daki toplam 699 bin metrekarelik arazileri için Kentsel Dönüşüm Başkanlığı ile rezerv yapı alanı protokolü imzaladı. Süreç tamamlandığında taşınmazlar imar uygulamasının ardından yapılaşmaya esas alanın yüzde 70’i olarak yeniden şirkete dönecek. Net defter değeri 1,75 milyar TL olan araziler yatırım amaçlı gayrimenkul olarak sınıflandırılacak. Yönetim de satış veya proje geliştirme konusunda yetkilendirildi.
2️⃣ KTLEV, Bainbridge Gayrimenkul’deki yüzde 70 hissesini 120 milyon dolara satarak işlemi tamamladı. Şirket bu satıştan yaklaşık 2,7 milyar TL kâr elde etti. Satılan varlık aktif toplamının yüzde 9,4’ünü oluşturuyor. Alıcılardan birinin ilişkili taraf olması da açıklamada yer aldı. Buna rağmen hisse haftayı yüzde 18 düşüşle tamamladı ve cuma günü Borsa İstanbul’da en yüksek işlem hacmine sahip üçüncü hisse oldu.
3️⃣ Ereğli Demir Çelik cephesinde Moody’s şirketin B2 kredi notunu teyit ederken görünümü pozitife çevirdi. CVK Maden, Trafigura ile iki maden projesi ve krom operasyonlarını kapsayan bir niyet mektubu imzaladı. Sürecin henüz bağlayıcı sözleşmeye dönüşmediğini not etmek gerekiyor. Kocaer Çelik ise ABD’de üretim ve satış şirketi kurma kararı aldı. Artan gümrük tarifeleri düşünüldüğünde bu adım, ABD pazarına yerel üretimle erişme stratejisinin bir parçası olarak okunabilir.
4️⃣ Geri alımlar yeniden hız kazandı. BIST 100’ün 14 bin puan çevresinde dalgalandığı haftada şirketlerden gelen geri alım haberleri arttı. BİM, temmuz başında başlattığı program kapsamında sekiz işlem gününde alım yaparak payını yüzde 1,3’e yükseltti. Şirket, geri alım gerekçesi olarak hisse fiyatının gerçek performansı yansıtmadığını gösterdi. Aynı hafta Net Holding, Ahlatcı Doğal Gaz, Enerya, Bor Şeker ve Türk Altın İşletmeleri de geri alım programı açıkladı. Yönetimlerin mevcut fiyat seviyelerini cazip bulduğu görülüyor.
5️⃣ Açıklanan yatırımlara ve ihalelere bir arada bakalım. Astor Enerji, TEİAŞ’ın 351 milyon TL tutarındaki mobil hibrit modül ihalesini kazandı. Sözleşme tutarı şirketin yıllık satışlarının yaklaşık yüzde 3,8’ine karşılık geliyor. Kuzey Boru, DSİ’nin Kralkızı-Dicle sulama projesinde toplam 205,9 milyon TL tutarında üç ihale aldı. ARD Bilişim iki gün içinde ikinci kamu sözleşmesini açıklarken son iş 21 milyon TL büyüklüğünde siber güvenlik projesi oldu. Aksa Enerji ise Senegal’deki 255 MW doğalgaz santrali yatırımı için İsviçre ihracat kredi kuruluşu garantisiyle 10 yıl vadeli 57 milyon euro finansman sağladı. Uzun vadeli ve uygun maliyetli dış finansman, yatırımın nakit akışı açısından önemli bir destek sağlayacak.
Tüm araştırma yazılarımızı incelemek için linki ziyaret edebilirsiniz.