Faiz patikasını enflasyon belirliyor

Herkese iyi hafta sonları,

Haftanın ana gündemini enflasyon ve faiz patikası belirledi. TCMB yıl sonu enflasyon tahminini yükseltirken piyasa katılımcılarının yakın dönem beklentileri de hafif bozuldu. ABD’de tüketici enflasyonu görece ılımlı kaldı ancak üretici fiyatlarındaki katılık, Fed açısından faiz indiriminin zamanlamasını zorlaştırdı.

Türkiye’de dış talep koşulları iyileşirken sanayi ve inşaat üretimi daraldı. Perakende satışların güçlü kalması, ekonomide tüketim ile üretim arasındaki ayrışmanın sürdüğünü gösteriyor. Küresel tarafta ise Hürmüz kaynaklı petrol riski, ticaret yollarındaki değişim ve yavaşlayan ABD ekonomisi haftanın diğer önemli başlıklarıydı.

Okuma süresi: 7 dakika 30 saniye

Makroekonomi-Jeopolitik-Yurtdışı

1️⃣ TCMB, 2026 yıl sonu enflasyon tahminini %26’dan %28’e yükseltirken %24’lük ara hedefini korudu. Güncellemede gıda enflasyonu varsayımının %26,3’ten %28,5’e çıkması, yönetilen fiyatlar ve TL cinsi ithalat maliyetleri etkili oldu. Buna karşılık ortalama petrol fiyatı varsayımı 89,4 dolardan 87,8 dolara indirildi. Petrol varsayımı düşerken enflasyon tahmininin yükselmesi, baskının yalnız enerji fiyatlarından gelmediğini gösteriyor. Gıda, doğal gaz, akaryakıt vergileri ve yönetilen fiyatlar para politikasının doğrudan kontrol edemediği alanlardan manşete baskı yapıyor.

2️⃣ Piyasa Katılımcıları Anketi, TCMB’nin tahmin güncellemesine rağmen beklentilerin tam olarak çıpalanmadığını gösterdi. Yıl sonu enflasyon beklentisi %29,21’den %29,43’e yükselirken 12 ay sonrası beklenti %23,95’ten %23,69’a geriledi. Yirmi dört ay sonrası beklentinin yeniden %18’in üzerine çıkması ise uzun vadeli iyileşmenin kesintisiz olmadığını söylüyor. Piyasanın yıl sonu tahmini TCMB’nin yeni tahmininden 1,4 puan, %24’lük ara hedeften 5,4 puan yüksek. Katılımcılar politika faizinin 12 ay sonra %29,59’a gerilemesini bekliyor. Bu patikanın gerçekleşebilmesi için aylık enflasyondaki düşüşün yönetilen fiyatlara rağmen korunması gerekiyor.

3️⃣ ABD’de temmuz tüketici enflasyonu aylık %0,1, yıllık %3,4 oldu. Çekirdek enflasyon ise aylık %0,2 ve yıllık %2,5 ile daha ılımlı bir görünüm verdi. Bir gün sonra açıklanan üretici fiyatları aylık bazda değişmezken yıllık %4,7 arttı. Gıda, enerji ve ticaret hizmetleri dışındaki çekirdek göstergenin aylık %0,4 yükselmesi, şirketlerin maliyet baskısının tamamen kaybolmadığını gösteriyor. Perakende satışların zayıflaması ve Michigan tüketici güveninin 51’e gerilemesi büyümede yavaşlama sinyali verdi. Fed’in karşısında bu nedenle kolay bir tercih yok. Talep ivme kaybediyor ancak üretici fiyatları hızlı bir indirim döngüsünü desteklemiyor.

4️⃣ Türkiye’de haziran sanayi üretimi yıllık %1,4 gerilerken yüksek teknolojili ürünlerdeki düşüş %20,3’e ulaştı. Aynı ay perakende satış hacmi %11,8 arttı fakat toplam ticaret satışları %4,5 azaldı. Tüketimin üretimden güçlü seyretmesi, büyüme kompozisyonundaki dengesizliğin sürdüğünü gösteriyor. Üretici finansman maliyeti ve işletme sermayesi nedeniyle kapasitesini sınırlarken tüketim ithalat ve stoklar üzerinden karşılanabiliyor. Kart harcamalarındaki yıllık büyümenin yaklaşık bir yıl sonra ilk kez %40’ın altına inmesi, tüketim tarafındaki direncin de önümüzdeki aylarda zayıflayabileceğini düşündürüyor.

5️⃣ İSO İhracat Pazarları İklim Endeksi temmuzda 50,4’ten 52,2’ye yükselerek son sekiz ayın en güçlü seviyesine ulaştı. En büyük 10 ihracat pazarının sekizinde ekonomik aktivite arttı. Almanya dört ay sonra yeniden büyümeye geçerken Birleşik Krallık da genişleme bölgesine döndü. ABD’de büyüme dokuz, İtalya’da sekiz, İspanya’da yaklaşık 18 ayın en yüksek hızına çıktı. Dış talep iyileşirken Türkiye’de sanayi üretiminin daralması önemli bir ayrışma yaratıyor. Sipariş ortamı güçlense bile yüksek finansman maliyeti, zayıf marjlar ve uzayan nakit dönüş süresi üretimin aynı hızda toparlanmasını engelleyebilir.

6️⃣ Bankaların yakın izlemedeki kredileri mart itibarıyla yıllık %57 artarak 2,3 trilyon TL’ye, toplam kredilerin %9,3’üne çıktı. Yeniden yapılandırılan kredilerin 1,3 trilyon TL’ye ulaşması da borçluların yüksek faiz ortamına vade uzatarak uyum sağlamaya çalıştığını gösteriyor. Aynı dönemde TCMB’nin brüt rezervi 185 milyar dolara, swap hariç net rezervi 56 milyar dolara yükseldi. Rezerv tamponundaki artış para politikası açısından hareket alanını genişletiyor ancak kredi kalitesindeki bozulma, sıkı duruşun reel sektör üzerindeki gecikmeli maliyetinin büyüdüğüne işaret ediyor.

7️⃣ BIST 100 haftayı yaklaşık %2,9 yükselişle 14.172 puandan tamamladı. MSCI’ın ağustos gözden geçirmesinde Astor Enerji Türkiye Standart Endeksi’ne eklenirken Türkiye’den çıkarılan şirket olmadı. Küçük Ölçekli Şirketler Endeksi’ne altı şirket eklendi, Arçelik ile Katılımevim çıkarıldı. Değişiklikler 1 Eylül’de yürürlüğe gireceği için pasif fon işlemlerinin 31 Ağustos kapanışında yoğunlaşması beklenebilir. Bu tür değişiklikler kısa vadede işlem hacmi ve para akımı yaratır ancak şirketlerin faaliyet görünümünü değiştirmez. Kalıcı fiyatlama için endeks girişi sonrasında finansal sonuçların da hikâyeyi desteklemesi gerekir.

8️⃣ Küresel piyasalarda S&P 500 haftayı %0,4, Nasdaq %0,1 ve Russell 2000 %1,1 yükselişle tamamladı. Dow Jones ise %0,6 geriledi. Küçük ölçekli şirketlerin teknoloji hisselerinden daha güçlü olması, düşük faiz beklentisinin piyasanın farklı bölümlerine yayıldığını gösteriyor. Buna karşılık zayıf perakende satışlar ve yükselen petrol fiyatı cuma günü kazançları sınırladı. Yüksek TL faizi de yabancı yatırımcı açısından carry trade talebini destekliyor. Ancak Japon yeninde sert bir değerlenme veya küresel risk iştahında bozulma, bu pozisyonlar üstünde baskı unsuru olarak duruyor.

Sektörler

1️⃣ Hürmüz Boğazı çıkışında bir petrol tankerinin insansız hava aracıyla vurulması, enerji taşımacılığındaki riskin sürdüğünü hatırlattı. Hasar sınırlı kaldı ve mürettebat zarar görmedi ancak Brent cuma günü 88,5 dolara yükseldi. Dünya Bankası ve Uluslararası Enerji Ajansı hesaplamalarına göre marttaki Hürmüz kesintisi günlük 10,1 milyon varillik kayıpla kayıtlardaki en büyük petrol arz şokuna dönüştü. Alternatif güzergâh olan Babülmendep’te ticari gemilere yönelik saldırıların sürmesi, enerji akışının başka rotalara taşınmasını da pahalılaştırıyor.

2️⃣ İnşaat üretimi haziranda yıllık %6, aylık %0,5 daraldı. Bina inşaatındaki düşüş %7,5’e, özel inşaat faaliyetlerindeki gerileme %7,6’ya ulaşırken bina dışı yapılar %4,5 büyüdü. Altyapı projeleri faaliyetini korurken konut ve özel sektör yatırımlarının zayıflaması, sektörün tamamını tek bir talep hikâyesiyle açıklamayı zorlaştırıyor. Yapı malzemesi üreticileri açısından kamu altyapısına satış yapanlarla konut ağırlıklı çalışanların sipariş görünümü farklılaşabilir.

3️⃣ Financial Times’ın turizm verileri, yaz sezonunda Türkiye’nin fiyat rekabetinin zorlandığını gösteriyor. Yılın ilk yarısında toplam ziyaretçi sayısı %2,4 azalarak 25,8 milyona geriledi. Ağustos-ekim dönemi için ilan edilen konaklama talebi Antalya’da %5, Muğla’da %8 gerilerken İstanbul’da %5 arttı. Avro bazında yükselen fiyatlar ile bölgesel güvenlik algısı kıyı destinasyonlarını baskılıyor. Buna karşılık İstanbul Havalimanı’nın temmuzda 8,15 milyon yolcuya ulaşması, şehir ve transit turizmin daha dayanıklı kaldığını gösteriyor.

4️⃣ Bloomberg’in Çin güneş paneli ticaretine ilişkin incelemesi, ABD tarifelerinin arzı ortadan kaldırmak yerine güzergâhları uzattığını gösteriyor. Çin bağlantılı ürünlerin farklı ülkelerde işlenerek pazara ulaşması navlun ve işletme sermayesi ihtiyacını artırıyor. Küresel ölçekte düşük maliyetli panel arzı sürerken yerli üreticiler üzerindeki fiyat baskısı da tamamen ortadan kalkmıyor. Türkiye açısından ucuz ekipman yeni güneş santrali yatırımlarını destekleyebilir fakat panel ve hücre üretiminde kapasite kullanımını zorlayabilir. Yerli katkı kuralları ve ithal girdi bağımlılığı bu dengenin belirleyicisi olacak.

5️⃣ Temmuzda konut satışları yıllık %17 azalarak 123.603 adede geriledi. İpotekli satışlar %23,7 artmasına rağmen toplam içindeki payı yalnız %19,3’te kaldı. Diğer satışların %23,1 düşmesi, kredi kanalındaki toparlanmanın genel talepteki zayıflığı henüz telafi edemediğini gösteriyor. Mevsim etkilerinden arındırılmış veride ilk ve ikinci el satışların aylık yaklaşık %5 gerilemesi de düşüşün yalnız yüksek bazdan kaynaklanmadığına işaret ediyor. İş yeri satışlarında ise toplam pazar %4,1 daralırken ilk el satışların %16,4 artması, yeni ticari projelerin ikinci el piyasasından daha güçlü kaldığını gösteriyor.

Şirketler

1️⃣ Migros ikinci çeyrekte 124,4 milyar TL satış ve %4,3 FAVÖK marjı elde ederken 645 milyon TL net zarar açıkladı. Promosyonların brüt marj üzerindeki baskısı ve dağıtım merkezi personel giderleri kârlılığı sınırladı. Buna karşılık elektronik raf etiketi ve hızlı ödeme yatırımları faaliyet giderlerinde yaklaşık 42 baz puan tasarruf sağladı. Migros One’ın brüt işlem hacmi reel %21 artarak 28,5 milyar TL’ye, MoneyPay’in işlem hacmi %105 büyüyerek 39,8 milyar TL’ye ulaştı. Şirketin 31,8 milyar TL net nakdi ve ilk yarıdaki 5,8 milyar TL serbest nakit akışı bilanço tarafını güçlü tutuyor.

2️⃣ Anadolu Efes’in ikinci çeyrek satışları reel %2,8, FAVÖK’ü %10,3 arttı. Konsolide FAVÖK marjı 1,4 puan iyileşerek %20,5’e çıktı ancak bira ile meşrubat operasyonları belirgin biçimde ayrıştı. Coca-Cola İçecek’in hacmi %9,8 büyürken FAVÖK marjı 3,3 puan yükseldi. Bira hacmi ise %8 daraldı ve segment marjı 4,8 puan geriledi. Türkiye bira hacminin ilk yarıda %15 azalması sonrasında şirket, bira hacmi beklentisini düşük tek haneli büyümeden düşük tek haneli daralmaya çevirdi. Bira operasyonundaki 4,7 kat net borç/FAVÖK oranı, ikinci yarıda hacim toparlanmasını daha önemli hâle getiriyor.

3️⃣ Sabancı Holding ilk yarıda 14,5 milyar TL net kâr açıkladı. Sonucun önemli bölümü Akçansa paylarının satışından kaydedilen 10,1 milyar TL’lik kazançtan geldi. Operasyonel tarafta enerji segmentinin 11,8 milyar TL katkı sağlaması ve Enerjisa’nın faaliyet kârı beklentisini 80-85 milyar TL’ye yükseltmesi daha kalıcı unsurlar oldu. Holding, ABD’de Meta ile uzun vadeli elektrik satış anlaşması bulunan 286 MW’lık güneş projesi için 533 milyon dolar finansman sağladı. Akçansa ve CarrefourSA çıkışlarının yıllıklandırılmış bazda banka dışı FAVÖK marjını 1,2 puan iyileştirmesi bekleniyor.

4️⃣ Pegasus ikinci çeyrekte 865 milyon avro gelir elde ederken 92 milyon avro net zarar açıkladı. Orta Doğu uçuşlarının şubat sonunda durdurulması uluslararası kapasiteyi %9 azalttı. İç hatlara yönlendirilen kapasite yolcu sayısını destekledi ancak daha düşük getirili uçuş karması kârlılığı korumaya yetmedi. Yakıt maliyetindeki yaklaşık %90’lık artışın etkisiyle toplam birim maliyet %28 yükseldi ve FAVÖK marjı %29’dan %9,2’ye geriledi. Uçuşların mayısta yeniden başlaması sonrasında temmuzdaki Orta Doğu kapasitesi yıllık %18 arttı. Toparlanmanın hızı, yüksek yakıt fiyatının bilet gelirlerine ne ölçüde aktarılabildiğine bağlı olacak.

5️⃣ Turkcell’in ikinci çeyrek gelirleri reel %2,5 artarak 71,8 milyar TL’ye ulaştı ancak FAVÖK marjı 1,7 puan gerileyerek %41,8 oldu. Mobil abone kayıp oranının %2,2’den %1,6’ya düşmesi olumlu olsa da mobil abone başına gelir reel %3,9 geriledi. Sabit geniş bant tarafında gelir kalitesi daha güçlüydü. Fiber abone başına gelir reel %3,2 artarken müşterilerin %89’u 12 aylık sözleşmelere geçti. Dijital iş servislerinin geliri %33 büyüdü ve sipariş birikimi 16 milyar TL’ye ulaştı. Google Cloud bölgesi ile Ankara veri merkezi yatırımları, şirketin telekom dışındaki büyüme alanını genişletiyor.

6️⃣ Borusan Boru’nun ilk yarı satış hacmi yalnız %3,1 artarken dolar bazlı geliri %26, FAVÖK’ü %69 büyüdü. Altyapı ve proje gelirleri %93 artarak 520 milyon dolara ulaştı. Sanayi ve inşaat segmenti ise %26 daraldı. Gelirlerin %79’unun ABD’den gelmesi, şirketi Amerikan enerji ve altyapı yatırımlarına daha duyarlı hâle getiriyor. Yaklaşık 2,6 milyar dolarlık sipariş birikimine ağustosta açıklanan 360 milyon dolarlık yeni siparişler eklendi. Net borç/FAVÖK oranının 3,2 kattan 0,9 kata gerilemesi güçlü ancak müşteri avansları ile stoklardaki artış, büyümenin işletme sermayesi tarafının da izlenmesini gerektiriyor.