Faizde koşullu duruş
24 Nisan Cuma gününden herkese günaydın, Fintables Bülten'e hoş geldiniz.
☑ TCMB politika faizini %37'de sabit tuttu. Karar beklentilere paralel olmakla birlikte metne giren "enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruş" vurgusu ve fonlamanın halen %40'lık üst banttan yapılması zımni bir sıkılaşma anlamına geliyor. Ateşkes beklentisiyle rezervlerin 30 milyar dolar toparlanması karar alıcılara bu toplantıda zaman kazandırdı.
☑ ABD donanmasının Hint Okyanusu'nda "Majestic X" süpertankerine çıkarma yapması İran ablukasını Hürmüz coğrafyasından çok daha geniş bir zemine taşıdı. Boğazdaki geçişler tamamen durmamakla birlikte Vitol ve Trafigura gibi büyük trader'lar bile gemilerini konvoyla çıkarabiliyor.
☑ S&P 500 savaş öncesi zirveye fiilen döndü fakat değerleme tarafı geri çekilmiş durumda. Kâr beklentileri 12 aylık periyotta yaklaşık %18 büyümeye işaret ederken forward F/K savaş öncesine göre %5 daha ucuz.
☑ Bilanço dönemi hızlı başladı. Arçelik ve Aksigorta finansallarını aldık. Bugün çok fazla bilanço beklenmese de önümüzdeki hafta finansalların hızlanmasını bekliyoruz. Şirketlerin analist toplantılarını sayfamızdan takip edebilirsiniz.
Okuma süresi: 5 dakika 37 saniye
Ajanda
1️⃣ Türkiye İstatistik Kurumu, nisan ayına ilişkin hizmet, perakende ticaret ve inşaat güven endekslerini açıklayacak.
2️⃣ Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, nisan ayına ilişkin sektörel enflasyon beklentileri, hanehalkı beklenti anketi ile haftalık para ve banka istatistiklerini yayımlayacak.
3️⃣ ABD-İran arasındaki geçici ateşkes süreci ve diplomatik girişimler ile uluslararası yansımaları izleniyor.
Borsa İstanbul
BIST 100 22 Nisan gününü 14.335 seviyesinden, %0,28'lik sınırlı bir kayıpla kapattı. Hacim 166 milyar TL ile yakın dönem ortalamasının üzerinde kaldı. Dolayısıyla satış iştahsızlıktan çok aktif bir yeniden konumlanmadan geliyor. Baskının tek bir yerde olmadığını görüyoruz. Bankacılık endeksi %1,38, madencilik %2,86, sigorta ise %2,32 geriledi. Buna karşılık kimya sanayi %1,67 yükselerek günün en güçlü sektörü oldu. Savaş süresinde güçlü fiyatlanan sektörlere yeniden bir ilgi olduğunu görüyoruz.
TCMB'nin politika faizini sabit tutmasına rağmen karar metnindeki sıkı duruş ve fonlamanın %40 üst banttan sürdürülmesi, bankaların marj tarafında önümüzdeki dönemde belirgin bir rahatlama beklemediklerini yeniden hatırlattı. Kimya endeksindeki hareket Tüpraş etkisinden kaynaklandı. Sanayi endeksinin yatay kalması, baskının endüstri geneline yayılmadığını, ağırlıkla finansal sektörde yoğunlaştığını gösteriyor. Piyasa bugün TCMB’nin yayımlayacağı nisan ayı sektörel enflasyon beklentilerini yakından izleyecek.
TCMB'den şahin sinyal
Para Politikası Kurulu politika faizini beklentilerle aynı doğrultuda %37'de sabit tuttu. Gecelik borç verme %40, borçlanma %35,5 seviyesinde kaldı. Banka savaşın ilk haftalarında yaklaşık 50 milyar dolarlık rezerv erimesi yaşamış, ateşkes süreciyle birlikte bunun 30 milyar dolarlık kısmını geri toplamıştı. Metindeki en kritik satır faiz seviyesi değil, metne giren "Kurul enflasyon üzerindeki yukarı yönlü risklere karşı ihtiyatlı duruşunu vurgulamıştır" cümlesi oldu. Önceki metinlerde "kademeli iyileşme" vurgusu ön plandaydı, bu sefer dil doğrudan yukarı yönlü risklere kaydı.
Operasyonel düzlemde TCMB halen fonlamayı koridorun üst bandından, yani %40'tan yapıyor. Dolayısıyla politika faizini bu seviyeye çekip repo ihalelerine geri dönmenin piyasa faizleri üzerinde ek bir etkisi olmayacaktı. Faiz artırmak yerine metinde sertleşme ve beklenti yönetimini güçlendirme tercih edildi. Metnin son kısmındaki "belirgin ve kalıcı bir bozulma durumunda sıkılaştırılacaktır" ifadesi bir koşullu taahhüt olarak okunabilir. Enerji fiyatlarının hem maliyet hem iktisadi faaliyet kanalı üzerinden enflasyona etkisi yakından takip ediliyor. Net etkinin yönünü ve büyüklüğünü kestirmek bugünden mümkün değil.
Majestic X ve abluka
Geçen hafta ABD donanmasının Hint Okyanusu'nda "Majestic X" adlı süpertankere çıkarma yapması, İran ablukasını artık Hürmüz coğrafyasıyla sınırlı olmayan küresel bir denizcilik operasyonuna çevirdi. Washington'un hedefi özellikle Çin'e giden petrol akışını kesmek. Tahran tarafında ise boğazdaki geçişler fiilen tıkalı, tankerler vurularak, yönlendirilerek ya da el konularak hareketsizleştiriliyor. Yani bir yanda arzı kesmeye çalışan ABD, diğer yanda küresel ticaret hattını kilitleyen İran var.
Sahadaki tablo "açık mı kapalı mı" ikilisinin çok ötesinde. Tankerler tamamen durmuyor fakat geçişler saatlik diplomatik sinyallere, kısa açılma pencerelerine ve çoğu zaman İran Devrim Muhafızları'nın anlık kararına bağlı. Vitol, Trafigura ve Mercuria gibi büyük enerji trader'ları bile gemilerini çıkarmakta zorlanıyor. Rota değişikliği, konvoyla ilerleme, dost bayraklı gemi tercihi ve sinyal kapatma gibi olağanüstü yöntemler devreye giriyor. Enerji ticareti klasik arz-talep denkleminden koparak jeopolitik risk yönetimine dönüşmüş durumda.
Washington tarafında Trump yönetiminin savaşı hızla kapatma isteği görünür olsa da mevcut durumun ciddi sonuçları olması bekleniyor. Zaman baskısı ve sınırlı pazarlık gücü, 2015 anlaşmasına kıyasla daha zayıf denetim mekanizmaları içeren bir çerçeveyi olası kılıyor. Tahran uranyum stoklarını teslim etme konusunda mesafeli ve programını son yıllarda ilerlettiği için eski hatlara dönmesi de zor. Yani savaşın bitmesi ile nükleer riskin gerçekten azalması arasında ciddi bir ayrım var. Savaş biterse bile ortaya daha kırılgan bir denge çıkabilir.
Atıştırmalıklar
📉 Reel kesimde döviz açığı yeniden genişliyor. Şubat itibarıyla finansal kesim dışı firmaların döviz yükümlülükleri 385 milyar dolarla tarihî zirveye ulaştı. Net döviz açığı aylık bazda 3,2 milyar dolar artarak 200 milyar dolara çıktı. Yurt dışı kaynaklı kredilerde kısa vadede 1,7 milyar dolar, uzun vadede 878 milyon dolar artış var. Kısa vadeli net döviz fazlası ise 2 milyar dolar eriyerek 4,6 milyar dolara geriledi. Kaldıraç yükseldikçe kur oynaklığının maliyeti doğrusal değil, katlanarak artıyor. Söz konusu tablo, TCMB’nin faiz ve likidite tarafındaki manevra alanının neden kritik olduğunu net biçimde gösteriyor.
🧳 Yerli turizmde süre kısalıyor, harcama artıyor. TÜİK’in 2025 verilerine göre yurt içi seyahat sayısı %1,5 artarken toplam geceleme %1,6 geriledi. Buna karşın toplam harcama %32,4 artarak 555 milyar TL’ye ulaştı ve enflasyonun üzerinde bir artış sergiledi. Seyahat başına ortalama harcama 8.181 TL. Yani yerli turist daha kısa ama daha yoğun ve daha pahalı tatil yapıyor. Bu eğilim, konaklama, yeme-içme ve “deneyim” odaklı segmentler için fiyatlama gücünün sürdüğüne işaret ediyor.
📊 ABD piyasalarında ralli var, ama risk primi de büyüyor. S&P 500 savaş şokuna rağmen %10’u bile bulmayan bir geri çekilmenin ardından zirvesini yeniledi. İlginç olan ise değerleme tarafı. Forward (Prospektif) F/K savaş öncesine göre yaklaşık %5 gerilemiş durumda. Buna karşılık önümüzdeki 12 aya dair kâr beklentileri %18 büyümeye işaret ediyor. Yani kazançlar yukarı revize edilirken çarpan düşüyor ve aradaki fark risk primi olarak fiyatlanıyor. Ralli veri destekli olsa da riskler ortadan kalkmış gözükmüyor. Barışın masada konuşulması ile sahada kalıcı olması arasındaki mesafenin hala uzun olduğunu söylememiz gerekiyor.
🛢️ Petrolde denge kırılgan ve piyasa ikiye bölünmüş durumda. Brent 95-100 dolar bandında işlem görürken, S&P 500 gün içinde %1’i aşan geri çekilmeler görüyor. Havayolları ve enerji yoğun sektörlerde baskı sürerken, güçlü bilançolar ve yapay zekâ teması endeksi yukarıda tutuyor. Kısa vadede iki ana kuvvet karşı karşıya duruyor. Jeopolitik risk enerji üzerinden maliyetleri yukarı iterken, teknoloji ve kâr büyümesi değerlemeleri destekliyor. Bu dengenin hangi tarafa kırılacağı, önümüzdeki haftaların ana belirleyicisi olacak.
Şirket Haberleri
SASA - Şirket dün paylaştığı yatırımcı bilgilendirme notuna göre 2026'nın ilk çeyreğinde satış hacmi 331 bin tona ulaştı. 2025'in ilk çeyreğindeki 210 bin tona göre %55 artış anlamına geliyor. Aylık kırılımda ise tablo ocak 90 bin ton, şubat 116 bin ton, mart 125 bin ton olarak gerçekleşti. Satış gelirleri ise sırasıyla 91, 125 ve 142 milyon dolar. 16 nisan tarihli ara dönem analist toplantısında yönetim bu hareketin arkasındaki yapısal nedeni detaylandırmıştı. Basra Körfezi ve Hürmüz'e bağımlı Uzakdoğu üreticilerinin ham maddeye erişimi zorlaşırken, Kızıldeniz ve ABD güzergâhı üzerinden tedarik eden SASA Avrupa ve Türkiye pazarında belirgin bir talep kayması yakaladı.
ARCLK- Şirket 2026'nın ilk çeyreğinde 130,3 milyar TL satış geliri ve 7,75 milyar TL FAVÖK açıkladı. Satış konsensüsü (131,1 milyar TL) ve FAVÖK konsensüsü (7,95 milyar TL) ile sonuçlar beklentilere paralel duruyor. Net zarar ise 1,82 milyar TL ile konsensüsün (-409 milyon TL) belirgin biçimde üzerinde gerçekleşti. Operasyonel taraf beklentiye paralel kalırken finansal taraf beklentiden zayıf geldi. Analist toplantısında sonuçların detaylarına yer verildi.
AKGRT - Aksigorta net kârı 268 milyon TL ile beklentilerin altında gerçekleşti. Brüt yazılan primler 11,7 milyar TL ile bir önceki yılın aynı dönemine göre %33 büyüdü. Yatırım gelirleri 3,16 milyar TL'ye ulaşarak iki katına çıktı. Buna karşılık hayat dışı teknik bölüm dengesi 543 milyon TL'den 290 milyon TL'ye geriledi. Büyüme prim tarafında kalırken kârlılığın tamamı neredeyse yatırım portföyünden geliyor. Sigortacılığın asli faaliyetinde marj baskısı sürüyor. Şirket analist toplantısında tek seferlik etkilerden bahsetti ve geleceğe dönük daha pozitif beklentiler paylaştı.
ARDYZ - Şirketin 22 Nisan’da yaptığı analist toplantısında 30 Aralık 2025 tarihinde tescil edilen İntron birleşmesinin 2026'nın ilk finansalından itibaren konsolide tabloya dahil olacağı ve şirketin 2026'yı 10 milyar TL'nin üzerinde konsolide ciro ile kapatmayı muhafazakar bir beklenti olarak değerlendirdiği paylaşıldı. Katar'da 60-130 milyon dolar bandında iki proje, Kazakistan'da bir yapay zeka veri merkezi görüşmesi de aktif takipte bulunuyor. Yakın vadeli teklif havuzu 60-70 milyon dolar, geniş takip havuzu 150-200 milyon dolar bandında.