Daha sıkı maliye politikası

2 Ocak Cuma gününden herkese günaydın, Fintables Bülten’e hoş geldiniz.

☑ İTO verilerindeki perakende ve toptan fiyat ayrışması, enflasyonist baskının maliyetten ziyade hizmet sektörü ve talep katılığından beslendiğini teyit ediyor.

☑ ÖTV artış oranlarının beklentilerin ve ÜFE’nin altında tutulması, maliye politikasının enflasyonla mücadelede para politikasını desteklediğini ve 2026 sonu hedefleri için maliyet şoklarını sınırlı tutma stratejisinin devrede olduğunu gösteriyor.

☑ MGM’nin 2026 başı için işaret ettiği şiddetli zirai don riski, sera maliyetlerini artırıp kışlık ürün rekoltesini tehdit ederek taze gıda fiyatlarında arz kaynaklı yukarı yönlü baskı oluşturuyor.

☑ Piyasa faizlerindeki normalleşmeyi ticari alacaklara yansıtan TCMB, temerrüt faizini %43’e düşürüp tahsilat gider limitlerini artırarak şirketlerin işletme sermayesi yönetiminde belirleyici olacak yeni oranları devreye aldı.

Okuma süresi: 3 dakika 11 saniye.

Ajanda

1️⃣ Bugün yurt içi ve globalde PMI verilerini takip edeceğiz. İSO Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi saat 10’da açıklanacak. Son gelen veride (48) bir miktar toparlanma görmüştük.

2️⃣ Almanya, İngiltere, Euro Bölgesi ve ABD’de PMI verilerini bekliyoruz.

İTO

İstanbul’da enflasyon dinamikleri, hizmet sektöründeki katılığın devam ettiğini gösteriyor. İTO verilerine göre aralık ayında perakende fiyatlar aylık %1,23 artarken yıllık enflasyon %37,68 seviyesinde gerçekleşti. Fiyat artışlarının lokomotifi %3,24 ile yine lokanta ve oteller grubu oldu. Gıda tarafında mevsimsel etkiler yukarı yönlü baskı yaratırken giyim ve ulaştırma kalemlerindeki fiyat düşüşleri manşet veriyi dengeleyen ana unsur olarak öne çıktı.

Üretici maliyetleri cephesinde ise tablo daha sakin. Toptan Eşya Fiyatları İndeksi, maden grubundaki %11,81’lik sert yükselişe rağmen enerji ve hammadde maliyetlerindeki düşüşle aylık %0,93 artışta kaldı. Yıllık toptan fiyat artışının %23,25 seviyesine gerilemesi, perakende ile toptan fiyatlar arasındaki makasın açıldığını teyit ediyor. Bu ayrışma, enflasyonist baskının maliyetten ziyade talep ve hizmet kaynaklı olduğu tezini güçlendiriyor. Aralık TÜFE, 5 Ocak günü açıklanacak.

Vergi Artışları

Yeni yılın ilk vergi düzenlemesi, enflasyonla mücadele stratejisiyle uyumlu seyrediyor. Bu yıl için maliye politikasında ihtiyatlılık dikkatimizi çekiyor. Resmi Gazete’de yayımlanan kararla akaryakıt ürünlerinde maktu ÖTV tutarı %6,95, alkollü içecekler ve tütün mamullerinde ise %7,95 oranında artırıldı. Normal şartlarda 6 aylık Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) oranında yapılan bu otomatik güncellemenin, bu kez enflasyonun altında tutulması dikkat çekici.

Hazine ve Maliye Bakanlığı, mali disiplinden taviz vermeden fiyat artışlarının tüketici üzerinde baskıyı hafifletmeyi ve Merkez Bankası'nın elini rahatlatmayı hedefliyor. Bu kontrollü vergi artışı, ekonomi yönetiminin 2026 sonu için belirlediği %16’lık enflasyon hedefine olan bağlılığını teyit ediyor. Pazartesi günü açıklanacak TÜFE ile manşet enflasyonun sınırlı da olsa gerilemesi bekleniyor. Maliye politikasının para politikasını destekleyen bu adımı, özellikle enerji ve ulaştırma kaynaklı ikincil maliyet baskılarını sınırlı tutarak dezenflasyon sürecine katkı sağlayabilir.

Atıştırmalıklar

❄️ Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün paylaştığı risk haritaları, 2026’nın ilk haftasında ülke genelinde şiddetli zirai don olayına işaret etmekte. Özellikle 2 ve 3 Ocak geceleri riskin "çok kuvvetli" seviyeye ulaşması bekleniyor. Bloomberg HT’den İrfan Donat’ın haberine göre mevsim itibarıyla ağaçların uykuda olması kalıcı bitkilerdeki hasarı sınırlaması bekleniyor. Ancak asıl baskı açık tarladaki kışlık sebzeler ve örtü altı üretim üzerinde yoğunlaşıyor. Seralardaki ısıtma ihtiyacının artması maliyet kalemlerini yukarı çekerken henüz hasat edilmemiş şeker pancarı ve toprak altı ürünlerde rekolte kaybı riski masada. Arz tarafındaki bu olası daralma, önümüzdeki haftalarda taze meyve-sebze fiyatlarında yukarı yönlü oynaklık yaratabilir.

📉 Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, reel sektörün nakit akışını yakından ilgilendiren temerrüt faiz oranlarını güncelledi. Mal ve hizmet tedarikinde geç ödemeler için uygulanan faiz oranı %53,25 seviyesinden %43’e çekildi. Faizdeki bu aşağı yönlü revizyon, piyasa faizlerindeki normalleşme eğiliminin ticari alacaklara yansıması niteliğinde. Buna karşın alacak tahsilindeki asgari gider tutarı 1.450 TL’den 2.020 TL’ye yükseltildi. 1 Ocak 2026 itibarıyla yürürlüğe giren bu yeni oranlar, şirketlerin işletme sermayesi yönetimi ve sözleşme süreçlerinde belirleyici olacak.

🚢 Kasım ayı dış ticaret verileri, ihracat artışının ithalat talebini dengelemekte yetersiz kaldığını gösteriyor. İhracat %1,3’lük sınırlı artışla 22,5 milyar dolar olurken, ithalat %2,6 büyüyerek 30,5 milyar dolara ulaştı. Bu dengesizlik, aylık dış ticaret açığını %6,3 artışla 8 milyar dolar sınırına taşıdı. Enerji ve altın hariç çekirdek dengede dahi açık verilmesi, iç talebin ve ara malı ihtiyacının gücünü koruduğuna işaret ediyor. Yılın on bir ayında kümülatif açığın %12,6 artarak 82,7 milyar dolara yükselmesi, 2026’ya girerken döviz ihtiyacı ve cari denge tarafındaki hassasiyetin sürdüğünü belgeliyor.

🧱 Bakır, 2025 yılında kaydettiği %41,9’luk ralliyle 2009 krizinden bu yana en sert yükselişine imza attı. Fed’in faiz indirim döngüsü ve zayıf dolar zemini hazırlasa da asıl ivme Trump’ın ithalat tarifeleri ve Grasberg madenindeki arz kesintisi gibi şoklarla geldi. Fiyatlar yıl içinde 5,92 dolarla rekor tazeledi. Yeşil dönüşüm ve yapay zeka veri merkezlerinin yarattığı yoğun talep, fiziksel piyasadaki arz sıkışıklığını derinleştiriyor. Çin büyümesindeki belirsizliğe rağmen ABD ve Hindistan kaynaklı altyapı harcamaları, endüstriyel metallerin lideri konumundaki bakırı desteklemeye devam ediyor.