Siyasetin gölgesinde bir hafta
Herkese iyi hafta sonları,
Borsa İstanbul, CHP kurultayına ilişkin mutlak butlan kararının ardından perşembe günü yaşanan sert satış sonrası cuma günü güçlü bir tepki verse de haftayı %3,89 kayıpla 13.808 puandan tamamladı. İlk şokta BIST 100 %6’nın üzerinde gerilerken bankacılık endeksi satışın merkezinde yer aldı. Cuma günkü %4,89’luk toparlanma kısa vadeli stresin bir kısmını dengeledi ancak piyasa fiyatlaması siyasi belirsizliğin tamamen geride kaldığını düşündürmüyor.
Döviz/TL tarafında sert bir hareket görmedik. Bloomberg’in aktardığına göre kamu bankaları perşembe günü lirayı desteklemek için yaklaşık 6 milyar dolar sattı. Dolar/TL haftayı %0,48 yükselişle 45,71 seviyesinde kapattı. TCMB ise dün gece kredi büyümesini yavaşlatan ve TL likiditesini destekleyen yeni adımlar açıkladı. İhtiyaç ve taşıt kredilerinde büyüme limiti aşağı çekilirken zorunlu karşılık tarafında da düzenlemeye gidildi. HSBC ve JPMorgan, lira üzerindeki baskının sürmesi halinde haziran toplantısında 300 baz puana kadar ek faiz artışı ihtimalini gündeme getirdi.
Bayram sonrası dönemde piyasanın odağı üç başlıkta olacak. 11 Haziran’daki TCMB toplantısı öncesinde piyasa stresinin seyri, CHP'deki genel başkanlık süreci ve İran-ABD müzakerelerinde yazılı teklif aşamasının nasıl şekilleneceği. Özellikle kur, tahvil faizleri ve CDS tarafındaki hareketler hisse piyasasından daha kritik sinyal üretmeye devam edecek gibi görünüyor.
Okuma süresi: 7 dakika 36 saniye
Makroekonomi-Jeopolitik-Yurtdışı
1️⃣ Borsa İstanbul haftayı %3,89 kayıpla 13.808 puandan tamamladı. Haftanın yönünü belirleyen hareket perşembe günü mutlak butlan kararının ardından gelen sert satıştı. BIST 100 o gün %6,05 gerilerken seans içinde devre kesici çalıştı. Cuma günkü %4,89’luk tepki alımı ise kayıpların önemli bölümünü geri aldı ve işlem hacminin 251 milyar liraya çıkması toparlanmanın güçlü katılımla gerçekleştiğini gösterdi.Sektörel tarafta en sert baskı yine faiz ve risk algısına en duyarlı alanlarda görüldü. Bankacılık endeksi haftayı %7,76 kayıpla tamamlarken madencilik %7,12, kimya %7,04, gayrimenkul %6,43 ve sigorta %5,24 geriledi. Holding endeksi ise %3,11 düşüşle görece daha dirençli kaldı. Döviz tarafında hareket daha sınırlıydı. Dolar/TL haftalık %0,48 yükselişle 45,71’e çıkarken euro/TL %0,24 artışla 53,04 seviyesinde kaldı. Altın ve gümüşte ise küresel tahvil faizlerindeki yükselişin etkisiyle sınırlı geri çekilme görüldü.

2️⃣ Haftanın yurt içindeki en önemli gelişmesi, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36. Hukuk Dairesi’nin CHP’nin 38. Olağan Kurultayı’nı mutlak butlanla geçersiz sayan kararı oldu. Karar, Özgür Özel ile MYK ve YDK üyelerinin tedbiren görevden uzaklaştırılmasını, Kemal Kılıçdaroğlu ile kurultay öncesi yönetimin görevi devralmasını öngörüyor. Ancak süreç henüz tamlamlanmadı. Yargıtay aşaması devam ediyor. Piyasa kararı çok sert fiyatladı. Hisse senedi tarafında sert hareketler görülürken döviz cephesi daha sakin kaldı. Bloomberg’in aktardığına göre kamu bankaları lirayı desteklemek için gün içinde yaklaşık 6 milyar dolarlık satış gerçekleştirdi ve bunun önemli kısmı kararın hemen ardından geldi. Ekonomi yönetimi tarafında ise Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek başkanlığında Finansal İstikrar Komitesi olağanüstü toplandı. Dün gece TCMB’nin açıkladığı makroihtiyati sıkılaştırma adımları da bu sürecin devamı niteliğinde geldi.

3️⃣ TCMB dün gece makroihtiyati çerçevede kapsamlı bir sıkılaştırma adımları attı. Sekiz haftalık dönemde ihtiyaç ve taşıt kredilerinin büyüme limiti %4’ten %3’e, bireysel kredili mevduat hesabı büyüme limiti ise %2’den %1’e indirildi. İşletme tarafında da kredi büyümesine fren geldi; KOBİ TL kredilerinde limit %5’ten %4,5’e, KOBİ dışı işletmelerde ise %3’ten %2’ye çekildi. Zorunlu karşılık yapısında da sıkı para politikası duruşunu destekleyici düzenlemeler yapıldı. TCMB, mutlak butlan kararının ardından oluşan piyasa stresine doğrudan faiz artırımıyla değil, kredi kanalını sıkılaştıran makroihtiyati araçlarla yanıt vermeyi tercih etti.
4️⃣ TCMB dün Finansal İstikrar Raporu’nu yayımladı. Raporda toplam kredi büyümesinin güçlü seyrini koruduğu ancak son dönemde devreye alınan makroihtiyati adımların kredi kompozisyonunu belirgin biçimde değiştirdiği vurgulandı. Hanehalkı tarafında kısa vadeli ve teminatsız kredilerin payındaki artış eğiliminin durduğu, buna karşılık konut kredilerinde büyümenin bir miktar hız kazandığı belirtildi. Reel sektör tarafında borçluluk oranlarının tarihsel ortalamanın altında kaldığına dikkat çekilirken firmaların yurt dışı borç yenileme performansı jeopolitik risklere rağmen güçlü değerlendirildi. Tasarruf tarafında TL mevduatın ana tercih olmaya devam ettiği ancak küresel değerli metal fiyatlarındaki yükselişle kıymetli maden hesaplarının yabancı para mevduatlar içindeki payının arttığı görüldü.

5️⃣ Yabancı kurumlar, mutlak butlan kararının ardından TCMB için faiz beklentilerini revize etmeye başladı. JPMorgan, 11 Haziran toplantısında ya da gerekirse daha erken bir tarihte politika faizinin %37’den %40’a yükseltilebileceğini öngördü. Kurum, Orta Doğu kaynaklı enerji ve ödemeler dengesi baskısının zaten rezervler üzerinde yük oluşturduğunu, siyasi belirsizliğin bu kırılgan zemine eklendiğini vurguladı. HSBC de benzer şekilde, lira üzerinde belirgin bir baskı oluşması halinde TCMB’nin yeniden faiz artırabileceğini belirtti. Rapora göre, yurt içi yerleşiklerin hızlı dolarizasyona yönelmesi veya yabancı çıkışlarının derinleşmesi durumunda bankaya göre faiz artışı daha güçlü bir olasılığa dönüşebilir. Piyasa artık yalnızca siyasi süreci değil, bu sürecin kur, rezerv ve beklenti kanalı üzerinden para politikasına nasıl yansıyacağını da fiyatlamaya çalışıyor.

6️⃣ Mayıs ayı Sektörel Enflasyon Beklentileri karışık bir tablo ortaya koydu. 12 ay sonrası yıllık enflasyon beklentisi piyasa katılımcılarında 0,43 puan yükselerek %23,82’ye çıkarken reel sektörde 0,60 puan gerileyerek %33,10’a, hanehalkında ise 2,05 puan düşüşle %49,51’e indi. Gelecek 12 ayda enflasyonun düşeceğini bekleyen hanehalkı oranının da %15,60’a yükselmesi dikkat çekti. Özellikle piyasa katılımcıları ile reel sektör ve hanehalkı arasındaki yön ayrışması önemli. Finansal piyasa tarafı kur ve maliyet baskılarını daha fazla fiyatlarken, reel sektör ve tüketici tarafında görece daha iyimser bir beklenti oluşuyor. Bu görünüm, TCMB’nin dün gece açıkladığı makroihtiyati sıkılaştırma adımlarıyla birlikte değerlendirildiğinde, iç talep ve fiyatlama davranışları üzerinde yeni bir denge arayışına işaret ediyor.
7️⃣ İran ile ABD arasındaki müzakereler haftanın en kritik dış gündem başlığı olmaya devam etti. Piyasa açısından kritik olan nokta, tarafların ilk kez doğrudan ilerleme sinyali vermesi oldu. Ancak süreci kilitleyen iki temel başlık hala çözülmüş değil. İran tarafı yüksek oranda zenginleştirilmiş uranyum stoğunu ABD’ye devretme talebini kesin biçimde reddederken Trump yönetimi bu stoğun tamamen teslim edilmesinde ısrar ediyor. İkinci başlık ise Hürmüz Boğazı. İran ile Umman’ın kalıcı bir geçiş ücreti sistemi kurmayı değerlendirmesine Trump açık şekilde karşı çıktı ve boğazın “serbest ve açık” kalması gerektiğini söyledi. Brent petrol bu hafta müzakere iyimserliğiyle %5’in üzerinde gerileyerek 100 dolar civarına inse de, bu iki başlık çözülmeden jeopolitik risk priminin tamamen ortadan kalkması zor görünüyor.
8️⃣ Global piyasalarda teknoloji tarafındaki iyimserlik haftanın sonuna doğru ivme kaybetti. NVIDIA’nın güçlü bilançosuna rağmen yapay zeka rallisinin yeniden hız kazanamaması ve ABD tahvil getirilerinin yukarı dönmesi, özellikle mega-cap teknoloji hisseleri üzerinde baskı yarattı. Avrupa tarafında ise büyüme görünümü zayıf kalmaya devam ediyor. Almanya’da özel sektör faaliyeti mayısta da daralma bölgesinde kaldı. Orta Doğu kaynaklı petrol şoku ve artan jeopolitik belirsizlik PMI verileri üzerinde baskı oluştururken, Avrupa sanayisindeki zayıf talep görünümü Türkiye’nin ihracat cephesi açısından da yakından izleniyor.
Sektörler
1️⃣ Bankacılık endeksi haftayı %7,76 kayıpla tamamlayarak en sert negatif ayrışan sektör oldu. Hareketin arkasında hem perşembe günkü sert satışta bankacılığın öncü rol üstlenmesi hem de yabancı payının en yüksek olduğu alanlardan biri olması vardı. Küresel tarafta da görünüm destekleyici değil. Goldman Sachs, Türk bankacılık sektörüne yaklaşımını daha seçici bir zemine taşırken yüksek enerji fiyatlarının beslediği enflasyon baskısının faiz indirim sürecini geciktirdiğini vurguladı. Kurum bu nedenle 2026 yıl sonu politika faizi beklentisini yaklaşık %30’dan %35’e yükseltirken sektörün ortalama özkaynak kârlılığı tahminini %30’dan %27’ye çekti. Goldman’a göre TCMB’nin repo fonlamasını durdurup efektif fonlama maliyetini %40 civarına taşıması bu daha sıkı senaryonun temelini oluşturuyor. Banka ikinci çeyrekte net faiz marjlarında daralma beklerken faiz indirimlerinin ancak eylül sonrası yeniden gündeme gelebileceğini düşünüyor. Reel özkaynak kârlılığının yeniden enflasyonun üzerine çıkma beklentisi ise artık 2026’dan 2027’ye ötelenmiş durumda.

2️⃣ TÜİK’in açıkladığı 2026 ilk çeyrek Yapı İzin İstatistikleri, inşaat tarafında yeniden belirgin bir hareketlenmeye işaret etti. Yapı ruhsatı verilen binaların yüzölçümü yıllık %26,1, daire sayısı %37 ve bina sayısı %19,6 arttı. Ruhsatların ana gövdesini 30,9 milyon metrekare ile iki ve daha fazla daireli konut projeleri oluştururken sanayi binası ve depo tarafında da 4,8 milyon metrekarelik hacim dikkat çekti. Yapı kullanma izin belgelerinde ise bina sayısı %4,8, daire sayısı %10,1 yükseldi. Veri, yüksek faiz ortamına rağmen arz tarafında iştahın sürdüğünü gösteriyor. Ancak önümüzdeki dönemde bu ivmenin ne kadarının gerçek teslimata dönüşeceği finansman koşullarına bağlı olacak. Ruhsat tarafındaki hız ile finansman tarafındaki sıkılaşma arasındaki denge, sektörün ikinci yarı performansı açısından belirleyici olacak.

3️⃣ TÜRKBESD’in açıkladığı nisan verileri beyaz eşya sektöründeki zayıf görünümün sürdüğünü gösterdi. İç satışlar yıllık %1, ihracat %2 gerilerken toplam satışlar da %1 düştü. Buna karşılık üretim %12 arttı. Ancak asıl dikkat çekici tablo yılın geneline yayıldığında ortaya çıkıyor. Ocak-nisan döneminde iç satışlar %8, ihracat %18 ve toplam satışlar %14 daraldı. İlk çeyrekte altı ana üründe ihracattaki %23’lük düşüşe üretimdeki %21’lik gerileme eşlik etti. Sektör hem iç talep hem dış talep tarafında baskı altında kalmaya devam ediyor. Üretimdeki son artış ise talep kaynaklı güçlü bir toparlanmadan çok, stok ayarlaması ve ihracat siparişlerinin kapasite kullanımına yeniden bağlanma çabası olarak okunuyor.
4️⃣ Betam-Sahibindex verileri ikinci el otomobil piyasasında reel soğumanın sürdüğünü gösteriyor. Satılık otomobil fiyatları nisanda yıllık bazda nominal %23,3 artsa da reel olarak %6,8 geriledi. Böylece reel fiyatlardaki düşüş serisi 24. aya taşındı. Ortalama otomobil fiyatı 1 milyon 168 bin liraya çıkarken aylık reel düşüşün %3,3 ile devam etmesi, fiyat artış hızının enflasyonun belirgin altında kaldığını gösteriyor. Esas dikkat çekici zayıflık ise talep tarafında. Talep endeksi aylık %6,4, yıllık ise %15,7 gerilerken ilan stoku 960 bine yaklaştı. Yani piyasada hem talep yavaşlıyor hem de arz birikiyor.
Şirketler
1️⃣ Emlak Konut GYO’nun bağlı ortaklığı Emlak Konut Varlık Kiralama, sukuk ihracında güçlü talep topladı. Yaklaşık 100 nitelikli kurumsal yatırımcıdan baz ihracın 3,8 katına yakın, 1,85 milyar doların üzerinde talep gelirken ihraç 650 milyon dolar nominal büyüklükle ve %7,75 kupon oranıyla tamamlandı.
2️⃣ Mogan Enerji’nin %90 bağlı ortaklığı Gürmat Elektrik, 380 milyon dolarlık dokuz yıl vadeli proje tahvilini 800 milyon doları aşan taleple tamamladı. Euronext Dublin’e kote edilen işlem, Türkiye enerji sektöründe proje finansmanı mantığıyla yapılan ilk Eurobond ihracı olarak kayda geçti. Aynı zamanda 2021’den bu yana bir Türk şirketinin gerçekleştirdiği en uzun vadeli dış borçlanma olması açısından da dikkat çekiyor.
3️⃣ Fitch, Pegasus’un uzun vadeli ihraççı kredi notunu BB- seviyesinde korurken görünümü pozitiften negatife çevirdi. Not indirimi gelmemiş olsa da görünüm değişikliği, özellikle jet yakıtı maliyetleri ve jeopolitik risklerin sektör üzerindeki baskısının arttığına işaret ediyor. Hürmüz kaynaklı enerji maliyetleri ve kapasite yönetimi baskısı kararın arkasındaki temel faktörler arasında görülüyor.
4️⃣ Kimteks Poliüretan, Kobe Poliüretan’ın %80 payını sermaye artırımı yoluyla 77,2 milyon TL bedelle satın aldı. İşlemin şirket aktif toplamına oranı %0,6 ile sınırlı kalsa da poliüretan ve reçine tarafındaki dikey entegrasyon stratejisinin devamı olarak okunabilir.
5️⃣ İş Girişim Sermayesi, Radore Veri Merkezi’ndeki %25,5 payını 620 bin dolar bedelle sattı. İşlem finansal olarak küçük ölçekli görünse de veri merkezi yatırımlarına ilginin arttığı bir dönemde gelmesi dikkat çekici. Şirketin burada sermaye tahsisini farklı alanlara kaydırma tercihi öne çıkıyor.
6️⃣ Global Ports Holding’in nisan ayı yolcu hareketleri yıllık %5 geriledi. Şirket bunu Akdeniz’de uzayan kış ve olumsuz hava koşullarıyla açıklarken Orta Doğu kaynaklı etkinin sınırlı kaldığını belirtti. Mart sonunda doluluk oranının %107 seviyesinde olması ve yolcu hacminin güçlü seyretmesi nedeniyle nisandaki yavaşlama şirket tarafından şimdilik yapısal değil, mevsimsel bir sapma olarak değerlendiriliyor.